Bilgin, işçilerin daha yılın ortasına gelmeden yüksek vergi dilimlerine girdiğini ve kazançlarının önemli bir bölümünü vergi olarak ödemek zorunda kaldığını söyledi.
Mevcut uygulamanın emeğin karşılığını almayı zorlaştırdığını ifade eden Bilgin, “Bir emekçi, yıl sonuna doğru kazandığının önemli bir kısmını devlete geri vermek zorunda kalıyor. Bu tablo, emeğin karşılığını tam anlamıyla almasını engelleyen ciddi bir adaletsizliği ortaya koyuyor. Bugün bir işçi alın teriyle kazandığı yıllık 12 maaşının yaklaşık 2,5 aylık kısmını vergi olarak ödüyor. Yani emeğiyle ayakta duran, üretime katkı sağlayan işçi yıl boyunca çalışmasının karşılığını tam olarak alamıyor. Oysa vergi sistemi, çalışanı cezalandıran değil, koruyan ve destekleyen bir yapıda olmalıdır. Sosyal hukuk devleti olmanın gereği budur” dedi.
Memurlarda uygulanan sabit yüzde 15 vergi oranını hatırlatan Bilgin, “İşçilerin daha yüksek oranlarla karşı karşıya kalması kabul edilemez. Aynı devlet çatısı altında çalışan emekçiler arasında bu denli büyük bir fark olması, eşitlik ilkesine de açıkça aykırıdır. Artık işçiler olarak açık ve net bir talepte bulunuyoruz vergide adalet istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
İşçilerin kazançlarının yıl içinde erimemesi gerektiğini belirten Bilgin, vergi oranlarının memurlarda olduğu gibi yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesini istedi. Bilgin, “Unutulmamalıdır ki güçlü bir ekonomi, güçlü bir emekçi ile mümkündür. Emeğin değer gördüğü alın terinin korunduğu bir sistem ancak adil bir vergi düzeniyle sağlanır. Hayat pahalı geçinmek çok zor. Bu uygulanan adaletsiz vergi düzeni son bulsun” dedi.