Trabzon'un Şalpazarı ilçesine bağlı Sinlice Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, sonbaharın gelmesiyle birlikte kış hazırlıklarına başlıyor. Yörede kendi arazilerine diktikleri elma ve armut ağaçlarında yetişen meyveleri olgunlaştıktan sonra toplayan vatandaşlar, geleneksel yöntemlerle pekmez hazırlıyor. Ağasar mutfağının geçmişten gelen lezzetleri arasında yer alan elma ve armut pekmezi, özellikle aile büyüklerinden öğrenilen yöntemlerle yaşatılmaya devam ediyor.
Saatlerce odun ateşinde kaynatılıyor
Dalından toplanan armut ve elmalar öncelikle ayıklanıp temizleniyor. Ardından küçük parçalara ayrılan meyveler, evlerin bahçelerinde kurulan büyük kazanlarda odun ateşinde kaynatılıyor. İyice yumuşayan meyveler ezilip süzülerek posasından ayrılırken, elde edilen meyve suyu daha sonra bakır veya metal kazanlara aktarılıyor. Pekmez yapımının en zahmetli aşaması ise bu noktadan sonra başlıyor. Odun ateşinin üzerine yerleştirilen kazanlardaki meyve suyu, saatler boyunca ağır ağır kaynatılıyor. Kazanın başında bekleyen vatandaşlar, pekmezin dibinin tutmaması ve taşmaması için sürekli karıştırarak kıvamını kontrol ediyor. Kaynama sırasında suyu buharlaşan meyve suyu giderek koyulaşırken, kendine özgü rengini, kokusunu ve kıvamını alıyor. İstenilen kıvama ulaşan pekmez soğumaya bırakıldıktan sonra temiz kaplara doldurularak kış aylarında tüketilmek üzere muhafaza ediliyor.
Şeker ve katkı maddesi kullanılmadan hazırlanıyor
Geleneksel yöntemlerle hazırlanan elma ve armut pekmezine ilave şeker veya katkı maddesi eklenmiyor. Meyvelerin kendi doğal şekeri ve aromasıyla hazırlanan yöresel lezzet, özellikle soğuk kış günlerinde kahvaltı sofralarında tüketiliyor.
Her kazan geçmişten bir hatırayı yaşatıyor
Ağasar'da pekmez yapımı yalnızca kışlık yiyecek hazırlığından ibaret değil. Büyüklerden öğrenilen üretim kültürünün, aile dayanışmasının ve toprağa bağlılığın önemli bir parçası olan gelenek, yöre insanı tarafından gelecek kuşaklara aktarılmaya çalışılıyor. Bir zamanlar hemen her evin bahçesinde kurulan kazanlarda sürdürülen bu gelenek, yöresinin kültürüne ve değerlerine sahip çıkan vatandaşların çabalarıyla yaşatılıyor.
Ağasar'da kaynayan her kazan, geçmişten bugüne uzanan bir kültürü ve alın terini temsil ederken, hazırlanan her kavanoz da ninelerden ve dedelerden kalan hatıraları yaşatıyor.




