ARTVİN

“Artvin 1992’den Bu Yana Doğası İçin Mücadele Ediyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Artvin İl Başkanı Yusuf Orhan Atan, Artvin’de maden faaliyetlerine karşı verilen mücadelenin bireysel tepkilerden ibaret olmadığını, 1992 yılından bu yana sivil toplum öncülüğünde süregelen güçlü ve köklü bir toplumsal direniş olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Artvin’de toplumsal bir hareketliliğin bulunup bulunmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Atan, mücadelenin geçmişinin oldukça eskiye dayandığını belirterek, “Bu süreç yeni başlamadı. 1992’den beri sivil inisiyatifle, Yeşil Artvin Derneği’nin öncülüğünde sokakta, alanda ve hukuki zeminde sürdürülen bir direniş söz konusu. Bu mücadele dün vardı, bugün var, yarın da olacak” ifadelerini kullandı.

“Geçim Sıkıntısı Rıza Anlamına Gelmez”

Yerel halkın yaşadığı ekonomik sorunların zaman zaman sessizliğe neden olabildiğini ancak bunun kabullenme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Atan, “Maden şirketleri Artvin’de herkese kalıcı iş ve aş sağlayamaz. Geçici ekonomik vaatlerle halkı susturmak mümkün değildir. Artvin halkı şartlar ne olursa olsun yaşam alanları tehdit edildiğinde yeniden güçlü bir şekilde sesini yükseltecektir” dedi.

“Artvin Bir Maden Değil, Yaşam Kentidir”

Artvin’in yıllarca turizm kenti olarak tanıtıldığını hatırlatan Atan, bugün gelinen noktada bu anlayışın yerini maden projelerine bırakmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Atan, “Artvin bir maden şehri haline getirilmek isteniyor. Bu yaklaşım kentin doğasına, coğrafyasına ve geleceğine açıkça aykırıdır. Artvin yaşamın, doğanın ve sürdürülebilirliğin kentidir” diye konuştu.

“Bu Kentin Direnç Kültürü Var”

Toplumsal mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Atan, Artvin’in tarihsel ve sosyolojik olarak dirençli bir kent olduğuna dikkat çekerek, “Bireysel tepkiler tek başına yeterli olmayabilir ancak Artvin’de toplumsal kenetlenmenin zemini her zaman vardır. İnsanlar yaşam alanları tehdit altına girdiğinde birlikte hareket etmeyi bilir” şeklinde konuştu.

“Artvin’de Yaşanan Türkiye’nin Meselesidir”

Artvin’de yürütülen mücadelenin yalnızca yerel bir çevre sorunu olmadığını vurgulayan Atan, “Bu konu doğrudan doğruya Türkiye’nin doğa, hukuk ve yaşam hakkı meselesidir. Bugün Artvin’de yaşananlara sessiz kalınırsa, yarın aynı sorun başka kentlerde karşımıza çıkacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

CHP olarak Artvin’in geleceğini maden projeleriyle değil; doğası, turizmi ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla kurmakta kararlı olduklarını belirten Orhan Atan, “Artvin teslim olmayacak, bu mücadele kararlılıkla sürecek” mesajını verdi.