Artvin Ticaret Borsası’nın kuruluşunun üzerinden yaklaşık 16 ay geçtiğini belirten Akyürek, borsa olarak toplantılarını yalnızca kendi binalarında değil, üretimin olduğu her noktada gerçekleştirmeye önem verdiklerini söyledi. Amaçlarının hem kurumu tanıtmak hem de Artvin’de üretimi teşvik ederek kaliteyi artırmak olduğunu ifade eden Akyürek, ilin en önemli tarımsal ürünü olan çayın daha verimli ve kaliteli üretilmesi gerektiğini vurguladı.
Çay sektöründe kayıt dışılık sorununa dikkat çeken Akyürek, Artvin’in yıllık 156 ila 160 bin tonluk çay üretim kapasitesine sahip olduğunu, ancak 2025 verilerine göre bunun yalnızca 128 bin tonunun il içerisinde işlendiğini belirtti. Yaklaşık 28 bin ton çayın kayıt dışı kaldığını söyleyen Akyürek, “Çay tarlalarından kamyonlarla gelip çayı alan özel çay fabrikaları, bunları hiçbir kayıt altına almadan kendi fabrikalarına götürmekte. Borsaya tescil ettirmiyor, herhangi bir kayıt altına alınmıyor. Bu, ilimizin çok önemli bir ekonomik kaybı. Burada bunun önüne geçebilmenin yolları nelerdir diye sorulduğunda, ÇAYKUR'a ait çay fabrikalarının mutlaka teknolojik olarak yenilenmesi, Kavak'ta yapılması planlanan çay fabrikasının bir an önce yapılmasını teşvik etmek istiyoruz” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile milletvekillerinin desteğinin önemine değinen Akyürek, çayın yanı sıra fındık ve diğer tarımsal ürünlerin de ön plana çıkarılması gerektiğini belirtti. İl ekonomisinin güçlenmesi için tüm kurumların ortak hareket etmesinin önem taşıdığını söyledi. Artvin Ticaret Borsası’nın son dönemde Yusufeli, Ardanuç ve Arhavi’de çeşitli kurumlarla toplantılar gerçekleştirdiğini hatırlatan Akyürek, yerel ticaret temsilcileriyle iş birliğinin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacağını dile getirdi.
Konuşmasında kafes balıkçılığı ve tatlı su balıkçılığına da değinen Akyürek, Artvin’in bu alanda önemli bir üretim ve ihracat potansiyeline sahip olmasına rağmen ekonomik getirinin yeterince il geneline yansımadığını savundu. Akyürek, “Artvin'de kafes balıkçılığında şanssız bir dönemi yaşadığımızı buradan ifade etmek istiyorum. Gerçekten ilin en önemli ekonomisi bugün 50 milyon dolardan bahsediliyor. İhracatında, iç piyasa hariç 100 milyon dolar hedefine ulaşacak Yusufeli Barajı'yla ilgili bizlere iletilen rakamlar, hedefler… Şimdi 100 milyon dolardan Artvin ne pay alıyor? Sormamız gereken bu. Bu ruhsatların daha bilinçli, yereldeki üreticilerin daha geniş tabana yayılan bir potansiyel yaratması talebimizdir” diye konuştu.
Artvin Türkiye’de İlk 3’te: Aldığı Pay Sıfır
Akyürek barajlar üzerinde söz sahibi olan fakat ile katkısı olmayan yatırımcıları eleştirerek, “Gerçekten ilimizde bir yatırımcı olarak ismini burada ifade etmek istemiyorum, barajlar üzerinde belki %70'in üzerinde söz sahibi ama ilimize hiçbir katkısı hiçbir desteği yok. Bunun için, mutlaka ve mutlaka Artvin tatlı su balıkçılığında Türkiye'de ilk 3'te ama ekonomisinden aldığı pay sıfır. Enerji üretimi var, enerji üretimi tamamen devlet kaynağı. Artvin'de yerelde tabana yayılan bir durumu yok. Tam tersine milli gelirimizde kişi başına payı yükseltiyor. Bunun teşvikleri, hibeleri alanda ise genele yayılma durumu maalesef hepimizin malumu olan durum. Onun için tatlı su balıkçılığında öne çıktık. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyoruz. Bunun için de bundan sonraki politikamız mutlaka ve mutlaka entegre tesislerin Artvin sınırları içerisinde açılması. Yem fabrikalarının, balık yem fabrikalarının Artvin'de açılması. Balığın her türlüsünün Artvin'de entegre edilmesi” ifadelerine yer verdi. Öte yandan Artvin Ticaret Borsası’nın hizmet binası yapım çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Akyürek, proje için talep edilen yerin haziran ayı sonuna kadar teslim edilmesini beklediklerini söyledi. Mali çalışmaların da devam ettiğini belirten Akyürek, bunun kurumun en büyük yatırımlarından biri olacağını ifade etti.
Akyürek ayrıca, Hopa Çay Fabrikası girişinde bir çay satış reyonu açılması ve fabrikanın turizme kazandırılması yönündeki girişimlerin sürdüğünü açıkladı. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Akyürek, amaçlarının ticari kazanç elde etmekten ziyade çay üretim sürecini yerli ve yabancı turistlere tanıtmak olduğunu söyledi. Turist kafilelerinin fabrikayı gezerek çayın üretim aşamalarını yerinde görmesinin bölge turizmine katkı sağlayacağını ifade etti.




