Yavuzköy, Çamlıca, Kireçli, Düzenli ve Kurudere köylerinin yanı sıra Hopa ve Kemalpaşa ilçelerinden yaylacılar, çevreciler, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar, Artvin'in en büyük mera alanlarından biri olarak gösterilen bölgede bir araya gelerek RES projesine tepki gösterdi.
Ellerinde "Artvin'in En Büyük Mera Alanına RES'lere Hayır" yazılı pankartlar ve çeşitli dövizler taşıyan katılımcılar, projenin yalnızca mera alanlarını değil, bölgenin doğal yaşamını, su kaynaklarını, yaylacılık kültürünü ve hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.
"Bu Mücadele Bir Yaşam Mücadelesidir"
Programda ilk konuşmalardan birini yapan SOL Parti Şavşat İlçe Başkanı Ebubekir Keskin, doğayı korumanın tek yolunun mücadeleyi büyütmek olduğunu belirterek, hukukun ve adaletin önemine dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi Şavşat İlçe Başkanı Bora Öztürk ise Şavşat'ın dört bir yanının maden ve enerji projeleriyle kuşatıldığını belirterek, bölge halkının görüşü alınmadan karar verilmesini eleştirdi.
Öztürk, Şavşat'ın geçimini büyük ölçüde hayvancılık ve turizmden sağladığını ifade ederek, doğal alanların korunmasının sadece bölge için değil Türkiye için de büyük önem taşıdığını söyledi.

Köylüler Bilirkişi Önünde Ses Yükseltti: "Bu Maden Yaşamı Yok Edecek"
Köylüler Bilirkişi Önünde Ses Yükseltti: "Bu Maden Yaşamı Yok Edecek"
İçeriği Görüntüle

“ARTVİN'İN EN BÜYÜK MERASI RANTA TESLİM EDİLEMEZ”-2
Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu da yaptığı konuşmada, RES, HES ve madencilik projelerinin birlikte değerlendirildiğinde bölgenin ekolojik taşıma kapasitesini aşacağını ifade etti.
Karçal Dağları'nın dünyanın korunması gereken önemli doğal alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Kurdoğlu, "Bu sadece bir RES karşıtlığı değil, doğrudan bir yaşam mücadelesidir." dedi.
“Artvin'in En Büyük Merası Tehlikede”
Yavuzköy halkından Özer Topçu ise konuşmasında mera alanlarının ve doğal zenginliklerin gelecekte ekonomik baskılar nedeniyle elden çıkabileceği uyarısında bulunarak, bölge halkının topraklarına sahip çıkacağını ifade etti.
İstanbul Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun ise yaptığı kapsamlı açıklamada, planlanan projenin 13 rüzgâr türbini ve şalt sahasını kapsadığını belirterek, yaklaşık 26 kilometrekarelik alanın etkileneceğini söyledi.
Altun, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Biz yenilenebilir enerjiye karşı değiliz. Ancak bu projenin seçilen alanı yanlış, hazırlanan ÇED raporu ise eksik ve yetersizdir. Artvin'in en büyük mera alanlarından biri olan bu bölge yalnızca hayvancılık açısından değil; endemik bitkiler, yaban hayatı, su kaynakları ve yüzlerce yıllık yaylacılık kültürü açısından da büyük önem taşımaktadır."
Altun, bölge halkının büyük çoğunluğunun projeye karşı olduğunu belirterek, yetkililere ÇED olumlu kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“ARTVİN'İN EN BÜYÜK MERASI RANTA TESLİM EDİLEMEZ”-3
“Doğamızı ve Geleceğimizi Savunacağız”
Konuşmalarda ortak mesaj, doğanın ve yaşam alanlarının korunması oldu. Katılımcılar, hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceğini, bilim insanlarının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini ve bölgenin doğal yapısının korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Yoğun katılımla gerçekleşen eylem, yapılan açıklamaların ardından sloganlar eşliğinde sona ererken, organizasyonu düzenleyenler mücadelelerinin hukuki ve demokratik yollarla devam edeceğini vurguladı.
Bölge halkı ise Artvin'in en büyük mera alanlarından biri olarak gösterilen yaylaların enerji yatırımları nedeniyle zarar görmesini istemediklerini belirterek, doğal yaşamın korunması çağrısını yineledi.

Muhabir: Temel OKUR