Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan, 6 şubatta gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli olan 7.7 ve 7.6 şiddetindeki yıkıcı depremlerin ardından tüm Türkiye’nin kenetlenerek dayanışma içerisine girmesinin bundan sonra da sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan, tedbir ve tevekkül konularına değinerek, “Allah işini güzel yapanı sever. Manevi tedbirlerle birlikte, maddi tedbirleri de ihmal etmeyeceğiz. Konutların depreme dayanıklı yapılması, inşaatın hakkını veren malzemenin kullanılması, imar izni, yapı denetim gibi maddi tedbirlere de titizlikle uyacağız” dedi.
Soydan açıklamasında, "Asrın faciası olarak nitelenen, 40 bin civarında can kaybı ve çokbüyük yıkıma yol açan bir depremi yaşadık. Kıyamet sarsıntısınıhatırlatırcasına. Göçük altında kalanların feryatları arşa yükseldi.Can pazarı yaşanırcasına. Yakınları, cenazelerine karşı songörevlerini bile yapamadı. Ölenlerin çok olmasından bazı yerlerdekepçelerle çukurlar kazılıp toplu mezarlar oluşturulması zorunluluğudayanılır gibi değildi. Bebek çalanlar, konteynır fiyatlarını katlayanlar, fırsatçılar acımızı büsbütün artırdı. Yaşadıklarımız, "Önce ahlâk vemaneviyat" esasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu.Maneviyat; yaptığımız her işe ahirette hesap vereceğimiz anlayışıylabaşlanması demekti. İslâm akaidi bize yaptığımız her işte kademeliolarak şu 3 esasa uymamızı emreder. Tedbir: İşlerimizin verimli vegüzel geçmesi için iyi bir hazırlık ve alt yapı çalışmasına ihtiyaç var.İşi insan iradesinin götürebileceği en üst noktaya ulaştırmak için herçareye başvuracak, her türlü tedbiri eldenbırakmayacağız. Deprem için düşünürsek, sağlam ve depremedayanıklı evler yapmaya çalışacağız. Hazırlık sürecinde, görevleriehliyet ve liyakat sahiplerine verecek; kişisel çıkar veya tarafgirlikbataklığına düşmeyeceğiz.Depreme hazırlık noktasında uzmanlarınuyarılarına kulak verilmedi. Depremden iki ay önce Yerbilimci Prof.Dr. Naci Görür, "hükümet" ve "yerel yöneticiler" el ele vermeden,halkın depreme hazırlanamayacağını anlatarak, "Belediyeler vehükümet aynı telden çalmıyor maalesef! Deprem bu! Yangını birtaraftan, kirliliği bir taraftan! Zaman doldu. İnanılmaz şeyler olabilir"demişti. İşini en güzel yap ikinci tedbirimizi aldıktansonra "tevekkül" safhası geliyor. Bir işte Allah'ı kendine vekilyapmak anlamında... İnsan aciz ve eksikli bir varlık! Allah ise, kudretve kuvvet sahibidir. Gücümüzün yetmediği yerde tevekkülebaşvuracağız. "Yarabbi, eksikliklerimizi Sen tamamla!" diyeceğiz. Bukonuda, şehre dıştan gelen bir köylüye, Hz. Ömer'in (r.a.) "Devenine yaptın?" sorusuna, "Salıverdim, Allah'a tevekkül ettim" deyincecevabı şöyleydi: "Deveni önce sımsıkı bağla, sonra Allah'a tevekkület."3. Tedbir almadan Allah'a tevekkül olmaz. Tedbir alınsa bile,imtihan sırrı gereği işimiz istediğimiz gibi gitmeyebilir. Allah'ın okonudaki takdiri ortaya çıkınca "takdire rıza" gösterecek ve bu sonuç benim hakkımda en hayırlı olanıdır, diyeceğiz. Bu, Allah'ınhükmüne teslimiyettir ki, buna "rıza makamı" denir. Allah'tan gelenerazı olmaya Yunus Emre şöyle anlatır: "Hoştur bize Sen'den gelen ister ağlat, ister güldür/ister yaşat, ister öldür/Aşık Yunus sanakuldur." Kulluk, ne büyük derece! Her işimizde TTR kuralıdiyebileceğimiz "tedbir-tevekkül-rıza" esasına uyacağız.Allah işini güzel yapanı sever. Manevi tedbirlerle birlikte, madditedbirleri de ihmal etmeyeceğiz. Konutların depreme dayanıklıyapılması, inşaatın hakkını veren malzemenin kullanılması, imar izni,yapı denetim gibi maddi tedbirlere de titizlikle uyacağız. Bu konulardaihmal ve gevşeklik ölüme davetiye çıkarmaktır” diye konuştu.
Depremden sonra yaşanan koordinasyon eksikliğine değinen Soydan, “İşte bizim gücümüz depremde plan ve koordinasyon eksikliği yaşandı.Gönüllümüz çoktu; ama bunlardan tam kapasite faydalanamadık. Enfedakârane görüntü İslâmî STK'ların gıda ve seyyar aşevleriyledepremde halkı aç bırakmaması oldu. 23 Kasım 2022'de Türkiyeçapında uygulanan "çök-kapan-tutun" uygulaması ne kadar faydalıoldu dersiniz."Asrın felaketi"nde aziz milletimizin vicdanlı evlâtlarıkenetlendi; Türkiye tek vücut oldu. Bu özelliğimiz sürdürülmelidir.Biz, 85 milyon olarak "güçlü Türkiye" oluruz. Saadet Partisi depremyaralarını sarmakta anne şefkatiyle olaya yaklaştı. Genel merkezlerinidepremzedelere açan tek parti oldu. Genel Başkan TemelKaramollaoğlu, depremin yaşandığı ilk saatlerde "kriz masası"oluşturdu. Depremin yaşandığı illere genel başkan yardımcılarınıgönderdi. Cumhurbaşkanıyla "telefon görüşmesi" yaptı. "Saatlergeçiyor" diyerek hükümete yol gösterdi. Temel Karamollaoğlu, yaşınarağmen deprem bölgesine gitti. Bazı bakanlar ve belediyebaşkanlarıyla görüştü. Partisinin MİLKO adı verilen STK'larınıseferber etti. Resmi ve sivil kuruluşlarla "uyum" içinde çalıştı.Kenetlenmeye büyük katkı sağladı. Deprem acımasız ve kapsamlıydı.Akıl, işin sonunu görmek; kârını zararını iyi hesap etmekti.Kenetlenmek özlenen sonuçtu. Saadet lideri, âfet bölgesinden şuverdi: "Böyle bir felaket karşısında Türkiye tek vücut haline geldi. İştebizim gücümüz! Bir araya gelerek problemlerimizi 'birlikte'çözeceğiz."Kenetlenmede emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkürediyorum. Tedbir alma konusunda hükümete karşı uyarılarımızısürdürmeliyiz” şeklinde konuştu.
Ayla ALKAN