Avcılık ve atıcılığın arazi bilgisi, iklim şartlarını tanıma, zor koşullarda hayatta kalabilme, dikkat ve farkındalık geliştirme gibi birçok beceriyi insana kazandırdığını ifade eden Karacan, “Avcılık; doğayı okumayı, sabırlı olmayı, kendini kontrol etmeyi ve hazır olmayı öğretir. Bunlar sadece avda değil, hayatın her alanında karşılık bulur” dedi.
Türkiye’nin coğrafi ve tarihsel birikimine dikkat çeken Karacan, avcı ve atıcıların imkânlarının sınırlı olduğunu vurgulayarak, “Görevli personel olmadıkça mevcut imkanların ötesine geçmek zor. Ancak bu, gerektiğinde bu bilgi ve becerileri kullanamayacağımız anlamına gelmez. Avcılık ve atıcılık, bu altyapıyı zaten insana kazandırır” diye konuştu.
“Hazırlı olmak, hazırlıksız yakalanmaktan her zaman iyidir” diyen Karacan, avcılığın yalnızca ‘vurmak ve öldürmek’ olarak görülmesini eleştirerek bu bakış açısının konunun özünü yansıtmadığını ifade etti.
Karacan, olası afet ve kriz durumlarında sivil savunmanın önemine de dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölgenin coğrafi yapısına göre halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini belirten Karacan, “Baraj olan bölgelerde su baskınlarına, çığ riski olan yerlerde çığ şartlarına, yangın riski bulunan alanlarda yangınla mücadeleye yönelik gönüllü sivil savunma eğitimleri verilmelidir” dedi.
Avcılara yönelik “cani” ve “katliamcı” yakıştırmalarına da tepki gösteren Karacan, günlük yaşamda tüketilen et, balık ve tavuk ürünlerini hatırlatarak, “Herkes tükettiği şeyin kaynağını sorgulamalı. Bizler kanunlar çerçevesinde, devletin belirlediği alanlarda avcılık yapıyoruz ve bu ata sporunu nesilden nesile aktarmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kanun dışı avlanmanın gerçek avcıları zan altında bıraktığını belirten Karacan, “Herkes avcı olamaz. Avcılık; bilinç, ahlak, sabır ve gönül işidir” dedi.
Avcıları “devletin kolluk kuvvetlerinin dördüncü milis gücü” olarak nitelendiren Karacan, doğayla iç içe olmanın insan ruhuna iyi geldiğini vurgulayarak, “Benim en büyük terapim dağlardır. Taş duvarlar arasına sıkışmak yerine doğaya çıkın; en büyük psikolog doğanın kendisidir” diye konuştu.