AK Parti’nin Artvin kalesi yıkıldı AK Parti’nin Artvin kalesi yıkıldı

31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci seçildi. Başkanlığını Demirci’ye devreden Yusufeli Belediyesi Eski Başkanı Eyüp Aytekin, yayımladığı mesajda, “Ayrılıklar da sevdaya dâhil der ya şair. 15 yıllık birlikteliğimizin sonuna geldik ama bu ayrılık da Yusufeli sevdamızın bir parçası.” dedi.
Aytekin, mesajının devamında şu ifadelere yer verdi:
“3 dönemdir ilçemizin geçtiği en kritik dönemde bu sevdayla çalıştık, gecemizi gündüzümüze katarken bu sevdadan güç aldık, Yusufeli’nin tarihi dönüşümünde siz kıymetli hemşerilerimize en iyisini yapmak için mücadele ederken bu sevdayı temele koyduk. Ve şimdi… Bizim bu yoldaki tek motivasyonumuz olan Yusufeli sevdamız ilk günkü gibi canlı olsa da artık bayrağı devretme zamanımız geldi. Geriye dönüp baktığımızda geçen bu 15 yıla neler sığdırmışız ne mücadeleler yapmışız hepsi bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Yusufeli’nin geçtiği bu tarihi dönemeçte Allah bize bu güzel ilçede yönetici olarak görev yapmayı nasip etti. Bu zorlu ve tarihi görevi ifa ederken Allah şahit ki tek gayemiz Yusufeli insanının bu zorlu dönemi en az kayıpla atlatmasını sağlamak oldu. Kusursuzluk bir tek Allah’a mahsustur. Süreç içerisinde eksiklerimiz de oldu. İsteyip de yapamadıklarımız da. Ama gücümüz ölçüsünde, şartlar dâhilinde Yusufeli için en iyisi neyse onu yapmaya gayret gösterdik. Bütün bu çalışmalarımızda belki de en zor olanı yok olacağını bildiğiniz bir yere yatırım yapmamız idi. İnsanımızın yıllar boyu baraj olacak düşüncesiyle ertelenmiş, ihmal edilmiş hayatına dokunduk. Parolamız “Hiç kalkmayacakmış gibi eski ilçemize yarın su altında kalacakmış gibi geleceğin Yusufelisi için çalışmak” oldu. Biriciğimiz çok sevdiğimiz ve şu anda baraj suları altında kalmış olan Yusufeli’mize birçok hizmet yaptık. Kendi ellerimizle yaptıklarımızı yine gözümüzün önünde kaderin garip bir cilvesi olarak suyun altında bıraktık. Sadece eski ilçemiz için değil, geleceğimiz için de birçok çalışmayı ve projeyi hayata geçirdik. İnsanımızın bu topraklarda tutunabilmesi ve burayı tekrar bir vatan kılabilmesi için elimizden geldiğince gayret ettik. Yaptıklarımızın tümünü buradan sayacak değilim. Ancak yaşadığımız bu önemli süreçleri tekrar hatırlamak için bazı noktalara değinmek isterim; Bu geçen 15 yılda bir taraftan hizmet etmek, geleceğe hazırlanmak adına çok önemli projeleri planlamak için var gücümüzle çalışırken diğer taraftan bu sürece köstek olmaya çalışan bir kamuoyu ile de mücadele ettik. Yer seçiminden, hak sahipliğine taşınma sürecinden ilçeye dair eksikliklerin giderilmesi yönünden her zaman bir engelle karşılaşmak ve onu akl-ı selimle aşmak için gece gündüz mesai harcamak. Kolay olmadı tabii ki. Ancak Yusufeli halkının öngörüsü ve fedakarlığı ile bütün bu sorunların üstesinden gelmeyi başardık. Kamulaştırma süreçlerinde yaşananlar, iskanı kolaylaştırmak için verdiğimiz mücadele ve yasalarda Yusufeli’ne özgü yapılan değişiklikler hepsi bir mücadele gerektiriyordu. Şantiye alanında devam eden bir yaşam ve bunun zorluklarının yanında her türlü riski göze alarak -seçim kaybetme riski dahil - ilçemizin yolsuz kalmasına göz yummayacağız diye viyadük inşasının başlatılması bile başlı başına bir mücadelenin sonucuydu. Mutlaka taşınmamız gerekir diyen birisi olarak finalde sanki taşınmaya engel bir başkan algısı ile uğraşmak ta başka bir garabet örneği idi. Her işe karışan bir başkan algısı ile müdahale ettirilmediğimiz ev ve işyeri kuralarında yaşanan olumsuzluklar bile bizim hanemize yazılmaya çalışıldı maalesef. Bu sürecin bir kahraman çıkarmayacağı bir gerçekti. Ancak hep söylediğimiz bir şey vardı babalarımızdan aldığımız bu mirası çocuklarımıza bırakmayacaktık. Artık bir yılan hikayesine dönen baraj konusu bitmeli ve bu toprakları çocuklarımız için bir vatan kılacak fedakârlığı yapmak gerekiyordu. Biz yola çıkarken hedefimiz halkın ihtiyaçlarını önceden görüp ona göre tedbirler almaktı. Bürokrasinin düşünüp tedbir alması gereken konularda bile elimizi biz taşın altına koyduk ve tarım alanlarının oluşturulması, ahırların yapımı, dükkânı olmayan esnafın mağduriyetlerinin giderilmesi gibi olmazsa olmaz birçok yatırımı kıt imkanlarımıza rağmen başardık. Tabii ki zor oldu hem bürokrasi hem siyasetle mücadele ederken diğer taraftan halkın taleplerini karşılamak için çalışmak. Ama birileri bu işi yapmalı ve de bedeli neyse onu kabullenmeliydi. Tüm bu yapılanlar ve gelinen noktada yüzümüzü kızartacak önümüze baktıracak bir işe imza atmadık çok şükür. Bu tarihi dönemde yapılanlar gündelik siyasi mülahazaların dışında gelecek nesiller tarafından daha objektif bir şekilde değerlendirilecek ve kararı yine tarih verecektir. Bu kadar büyük ve de zorlu bir sürecin sonunda geldiğimiz bu noktada geleceğe dair ümitlerimiz her zamankinden daha güçlü ve ümit var bir şekilde devam ediyor. Yusufeli insanının yaşanan tüm zorlukları üstesinden gelerek daha güzel bir Yusufeli ortaya çıkaracağına olan inancım tam. Bu güzel insanlarla beraber yol yürüdüğüm ve onlara hizmet edebilme fırsatını yakaladığım için kendimi bahtiyar hissediyorum. 15 yıllık bu uzun serüvenimizde beraber yol yürüdüğüm tüm mesai arkadaşlarıma, üç dönem beraber sayısız güzel işlere imza attığımız belediye meclis üyelerimize, siyaseten beraber olduğumuz Artvin milletvekillerimiz Ertekin Çolak, Erkan Balta, İsrafil Kışla, Sayın Bakanımız Faruk Çelik’e, il ve ilçe başkanlarımıza, en çok da beni bu göreve layık görerek üç dönem desteklerini bizden esirgemeyen, onlara hizmet etmekten onur duyduğum kıymetli Yusufeli halkına şükranlarımı sunarken herkesten haklarını helal etmelerini istiyorum. Allah ömür verdikçe bu güzel insanların arasında olmaya, elimden geldiğince ilçemizin geleceğine katkı vermeye devam edeceğim. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…”

Editör: Editör Masası