Aydın, emeklilerin yoksulluğa mahkum edildiğini belirterek mücadelenin süreceğini vurguladı. Aydın açıklamasında, AKP ve MHP’nin Meclis sürecinde sergilediği tutumun emeklilerin temel yaşam haklarını güvence altına almak yerine eşitsizlikleri derinleştirdiğini ifade etti. Emeklilerin meşru ve demokratik hak mücadelesinin yalnızca sokakta değil, siyasal alanda da karşılık bulduğunu belirten Aydın, ana muhalefet partisinin TBMM’de gerçekleştirdiği oturma eyleminin emeklilerin taleplerine önemli bir destek olduğunu söyledi.

İktidarın neoliberal ve sermaye merkezli ekonomi politikalarından vazgeçmediğini dile getiren Aydın, “Şartlar müsait olunca düzelteceğiz” açıklamalarını sorumluluktan kaçan ve toplumsal gerçeklikle bağdaşmayan bir tutum olarak değerlendirdi. Emeklilerin ertelenmeye tahammülü olmadığını vurgulayan Aydın, “Çünkü emeklilik, bir lütuf değil; bir ömür boyunca verilen emeğin karşılığıdır. Emeklilik bedeli peşin ödenmiş bir haktır. Bu nedenle emeklilerin insanca yaşam talebi, ertelenebilir bir “sosyal destek” başlığı değil; doğrudan bir hak ve adalet meselesidir. Bağımsız araştırmaların ve iktisadi analizlerin de açık biçimde ortaya koyduğu üzere, sorun bir “kaynak yokluğu” değil; kamusal kaynakların hangi sınıflar ve toplumsal kesimler lehine dağıtıldığına ilişkin bir tercih sorunudur. Onaylanan 2026 yılı bütçesinde 2.74 Trilyon TL faiz yükü yine bizlerin, yani emekçilerin işçilerin memurların sırtına yük edildi. Ayda 228,5 Milyar TL – günde 7,5 Milyar TL – saatte 313 Milyon TL faizler için bedel ödeyeceğiz. Ama emekliye reva görülen bedel Saatte: 1 lira 47 kuruş.

Bayraktutan’dan Sağlık Bakanlığı’na Soru Yağmuru
Bayraktutan’dan Sağlık Bakanlığı’na Soru Yağmuru
İçeriği Görüntüle

El insaf, Türkiye’ nin en iyi ihalelerini alan şirketlerden vergi borçlarını ödemedikleri için % 95 hatta % 100 e varan İndirimler uygulanıyor. Milyarlar kazanacaklar, vergi rekortmeni olacaklar, hem de vergi borçlarını ödemeyecekler öyle mi ? Biz o şirketleri çok iyi biliyoruz. 2025 yılı itibarıyla emeklilerin gelirlerinde oluşan kayıpların büyüklüğü, iktidarın politikalarının sonuçlarını somut biçimde göstermektedir. Emeklilerin gelirlerinden çeşitli mekanizmalarla yapılan kesintiler ve reel kayıplar, toplumsal refahın adil paylaşılmadığını ortaya koymaktadır. Öte yandan sermaye kesimlerine sağlanan vergi indirimleri ve muafiyetler söz konusu olduğunda “kaynak sorunu” gündeme getirilmemekte; kamusal kaynakların sermaye lehine aktarımı olağanlaştırılmaktadır. Bu durum, emeklilerin yoksullaştırılmasının bir zorunluluk değil, bilinçli bir siyasal-ekonomik tercih olduğunu kanıtlamaktadır. Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: Mücadelemiz, TBMM’de emeklileri sefalete iten düzenlemelerin geçirilmesiyle sona ermeyecektir. Aksine, bu adaletsizliğe karşı daha güçlü, daha yaygın ve daha kararlı bir hak mücadelesi büyütülecektir. Genel Merkezimizin aldığı bir kararla 22 ocak itibarıyla eylemlere belirli bir süre ara verildi. Gelişmelere göre Genel Merkezimiz yeniden durum değerlendirmelerini yapacaktır. Yaş aldık ama, kararlı ve inançlıyız. Hastayız ama ayaktayız. Emeklilerin insanca yaşam hakkı sağlanıncaya kadar bu mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Muhabir: Ümran KARA