YEREL
Giriş Tarihi : 16-04-2021 10:32   Güncelleme : 16-04-2021 10:36

Adalet Her Alanda Bizi Daha Güçlü Kılar

Artvin İl Müftü Yardımcısı Mahmut Çelikoğlu, Ramazan ayı nedeniyle “Adalet Her Alanda Bizi Daha Güçlü Kılar” başlıklı konu hakkında açıklama yaptı.

Adalet Her Alanda Bizi Daha Güçlü Kılar

Çelikoğlu yaptığı açıklamada; “Özlemle beklediğimiz mübarek Ramazan ayını ifa etmeye başladık . Bu ayda diğer aylardaki ibadetlerimize ek olarak gündüzleri Oruç tutuyor , akşamları Teravih Namazı kılıyor , Kur'an-ı Kerim'in indiği aya hürmeten Yüce kitabımızı daha fazla okuyor, dinliyor ve anlamaya-tefekkür etmeye çalışıyoruz .

Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de ve onun en önemli açıklayıcısı olan Peygamberimizin Hadisi Şerifleri ile Sünnetinde bizleri dünyada ve ahirette mutluluğa , huzura , güvene sevk edecek çok önemli mesajlar görüyoruz . İnanç ve ibadet konuları başta olmak üzere en küçük topluluk birimi olan aileden tutun da diğer birçok sahadaki toplulukların insanca yaşaması için birçok emir ve tavsiyeyi de yine Yüce Dinimiz İslam'ın iki büyük kaynağı olan Kur'an ve hadiste bulabiliyoruz. Akıl sahibi insanlara hitaben yapılan bu emirlerden biri de adaletli olmak ve adaleti ayakta tutmaktır.

Adalet , ferdi ve toplumsal yapıda dirlik ve düzeni sağlamak için hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine göre karar vermek , dengeli davranmak ve her şeyi yerli yerinde yapmak , kısaca herkese hak ettiğinin karşılığını vermek şeklinde tarif edilebilir . Adaleti kayıtsız şartsız eşit olmak şeklinde asla algılamamalıyız. Zira Kur'an-ı Kerim'de Necm Suresinin 39. ayetinde Yüce Rabbimiz : “İnsanoğlu için ancak çalıştığının karşılığı vardır .” buyuralarak çalışana da çalışmayana da aynı şeylerin verilmemesi gerektiği ifade edilmektedir .

Cuma namazında hutbenin sonunda Nah suresinin 90 . ayetini okur ve dinleriz. Bu ayette Yüce Rabbimiz insanlığı dünya ve ahrette huzura erdirecek reçetelerden birini şöyle beyan eder : “ Muhakkak ki Allah adaleti , iyiliği ve yakın akrabaya yardım etmeyi emreder ; çirkin işleri , fenalığı ve azgınlığı da yasaklar . “ Yine Yüce Rabbimiz Nisa Suresinin 135 , Maide Suresinin 8 . ayetlerinde biz inananlara ; adaleti ayakta tutmamızı , kendimiz anne babamız ve akrabamızın aleyhine de olsa doğru şahitlik yapmamızı , bir topluluğa olan kin ve nefretin bizi adaletsizliğe sevk etmemesi gerektiğini açıklar . Yüce Rabbimiz Nisa Suresini 58 . ayetinde de , emaneti yerli yerinde kullanmak ve değerlendirmek için onu ehline vermemizi , insanlar arasında hükmettiğimiz ( Karar verdiğimiz ) zaman adaletle karar almamızı emreder .

Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in ilk ve en önemli muhatabı olan sevgili Peygamberimiz ( s.a.v) her konuda olduğu gibi Adalet konusunda da örnek yaşantısı ile insanlara çok büyük mesajlar vermiştir Bir defasında kendisinin de içinden geldiği Kureyş kabilesinin önemli bir kolu olan Mahzunoğulları ailesinden bir bayan , emanet olarak bazı insanlardan aldığı borçları iade etmemişti . Bu nedenle mağdur olan insanlar bu konuyu sevgili Peygamberimize götürdüler . Bu durumu haber alan ilgili bayanın akrabaları Peygamberimizin çok sevdiği Usame adındaki bir sahabeyi aracı olarak Allah'ın Rasulüne gönderdiler ki , toplumun önde gelen ailesi olan Mahzunoğullarının bir ferdinin işlediği adi suça ceza verilmesin ve kendilerinin itibarı sarsılmasın . Bu beklenmedik talep karşısında sevgili Peygamberimizin cevabı şöyle olmuştur : “ Bizzat Allah tarafından tespit edilen bir cezanın affını mı istiyorsunuz ? ” Peygamberimiz (a.s.) daha sonra insanları toplayarak şu açıklamayı yapmıştır : “ Sizden önceki milletler şu yüzden helak oldular : “ Onların ileri gelenlerinden biri hırsızlık yaptığında onu bıraktılar , güçsüz ve zayıf biri benzer suçu işlediğinde ise onu cezalandırdılar . Allah'a yemin olsun ki , eğer Muhammed'in kızı Fatıma dahi hırsızlık yapmış olsa idi , onun da cezasını verirdim. “ buyurmuşlardır.

Bizleri dünya ve ahiret aleminde mutlu ve güvenli kılacak Adale mekanizmasının her daim daha işler hale gelmesinde öncelikle şunların etkili olacağı kanaatindeyim :

1- Ahiret inancının çok sağlam olması ve bu duygunun aklımızın , kalbimizin derinliklerinde her zaman ve her yerde diri olarak bulunması , bu dünyada yaptığımız tüm haksızlıkların cezasını ahirette çekeceğimiz gerçeğini içselleştirmemizdir.

2- Adalet mekanizmasını icra eden ve bu makamlara usul-şekil bakımından zemin hazırlayan yöneticilerin üstlenmiş olduğu bu ulvi vazifeyi toplumun huzuru , güveni ve bekasa için aklın , vicdanın ve mantığın kabul ettiği ölçüler çerçevesinde karar vermeleri ya da bu doğrultuda hareket etmeleridir.

3 – Bağlayıcı Hukuk kurallarının toplumun manevi ve milli duyguları ile de örtüşür bir düzeyde oluşturulması .

4- Geleceğimizin en büyük teminatı olan çocuklarımız ve gençlerimizin her alanda daha güçlü , huzurlu ve güvenli bir coğrafya ve ülkede yaşamaları , onların bizleri hayırla yad etmeleri için adaletin kural ve kaidelerini kendi aile bireylerimizden başlamak üzere toplumun en geniş kitlelerine uygulamalı olarak ulaştıracak şekilde ödün vermeden sürdürülebilirliğini sağlamaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle , Kur'an ve Oruç ayı olan Ramazan'dan fert ve toplum olarak azami düzeyde istifade ederek daha adaletli bir toplum olup her alanda gelişip ilerlemeyi Yüce Mevlam’dan niyaz ederim.” İfadelerini kullandı.

Buket ÇELİK ATUN