YEREL
Giriş Tarihi : 10-07-2021 10:39   Güncelleme : 10-07-2021 10:39

Afet olayın doğurduğu sonuçtur

Artvin Çoruh Üniversitesi Nihat Gökyiğit Kongre Salonunda gerçekleşen toplantıda Prof. Dr. Halil Akıncı; “afet bir olayın kendisi değil, doğurduğu sonuçtur” dedi.

Afet olayın doğurduğu sonuçtur

AFAD Müdürlüğü koordinesinde il risk azaltma planı çalıştay açılışı ve AFAD ve acil durum koordinasyon kurulu toplantısında Doğal Afetler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Halil Akıncı afetle ilgili bilgiler verdi.

Afet nedir

Afetle ilgili yaptığı sunumda; “ Yerel kapasiteyi aşan, ulusal veya uluslararası düzeyde yardım gerektiren, önceden tahmin edilemeyen ve çoğu kez aniden meydana gelen, büyük zararlara, yıkımlara ve acılara neden olan bir olay olarak tanımlanmaktadır.

Toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini veya kesintiye uğratan, etkilenen toplumun baş etme kapasitesinin yeterli olmadığı doğa, teknoloji veya insan kaynaklı olay. Afet bir olayın kendisi değil, doğurduğu sonuçtur” dedi.

Afetlerin sınıflandırılmasına dair bilgiler veren Akıncı; “ Afetlerin Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi tarafından 1988 yılından itibaren yönetilen ve 1900 yılından günümüze kadar Dünya genelinde meydana gelen 24.000 fazla afet ile ilgili bilgilerin tutulduğu “Uluslararası Acil Veri Tabanı” afetleri “doğal ve teknolojik (insan kaynaklı) afetler” olmak üzere iki temel gruba ayırmaktadır.

Doğal afet; Deprem, sel, heyelan, çığ, kuraklık, fırtına, dolu, hortum gibi oluşumu engellenemeyen jeolojik, meteorolojik, hidrolojik veya biyolojik kökenli olayların sonuçlarına verilen genel addır.

Teknolojik afetler ise; endüstriyel kazalar, ulaşım kazaları ve çeşitli kazalar şeklinde üç gruba ayrılmaktadır.

Endüstriyel kazalar içinde kimyasalların saçılması, endüstriyel binaların çökmesi, patlamalar, gaz kaçakları, zehirlenmeler ve radyasyon yer almaktadır. Ulaşım kazaları içinde hava, kara ve deniz taşımacılığında meydana gelen kazalar teknolojik afet olarak kabul edilmektedir. Çeşitli kazalar grubunda yer alan endüstriyel olmayan ve mahalli binaların çökmesi, patlama ve yangınlar da teknolojik afetler grubunda sayılmaktadır” açıklamalarında bulundu.

Afetlerin neden kayıplar ve Artvin’de meydana gelen kayıplar hakkında bilgi veren Akıncı; “ 2019 yılında, EM-DAT veri tabanına 396 doğal afet kaydedildi. Bu afetler Dünya genelinde 11.755 ölüme neden oldu.  95 milyon insan etkilendi ve 103 milyar ABD doları ekonomik kayıp yaşandı. Ülkemizdeki tüm illerin doğal afetlerden belirli derecelerde etkilendiği bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte, Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında yayınlanan ve 1950-2000 yılları arasında ülkemizde meydana gelen afetlerin mekânsal ve istatiksel dağılımlarının incelendiği “ Afet bilgileri envanteri” nde Artvin’in Türkiye’de doğal afetlerin en sık yaşandığı illerin başında geldiğini görüyoruz. Artvin Türkiye’de en çok afet görülen 10 il arasında bulunuyor. En çok afet olan 10 ilimiz ise; Erzurum: 1517, Trabzon: 1288, Bingöl: 1184, Rize: 1136, Tunceli: 924, Erzincan: 896, Kastamonu: 860, Malatya: 836, Sivas: 812, Artvin: 658 afet olayına maruz kalmıştır. Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle de Doğu Karadeniz de meydana gelen afetlerin başında heyelan gelmektedir. Doğu Karadeniz Bölgesinde en çok heyelan olayı gözlenen illerin başında Trabzon, Rize ve Artvin gelmektedir. Heyelan olayı açısından sırasıyla ilk 5 ilimiz Trabzon, Rize, Kastamonu, Erzurum ve Artvin’dir. Yüksek yağış almasının yanında, eğimli/engebeli topoğrafyası ve zemin yapısı Doğu Karadeniz Bölgesinde heyelan olaylarının sıkça yaşanmasına neden olmaktadır. Artvin’de heyelanlar hemen hemen her ilçede gözlenebilir. Kaya düşmesi olayları il genelinde gözlenmekte olup Yusufeli, Ardanuç, Şavşat ve Borçka ilçelerine bağlı yerleşim birimlerinde daha çok gerçekleşmektedir. Sel/su baskını olayları çoğunlukla Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve Borçka ilçelerinde gözlenmektedir. Oldukça engebeli topoğrafyaya sahip olan Artvin ilinde Şavşat, Yusufeli, Ardanuç ile Borçka ilçelerine bağlı kimi yerleşimlerde çığ riskli alanlar gözlemlenmektedir” dedi.

Doğam’ın kuruluşuyla ilgili bilgiler veren Akıncı; “ Özelde Artvin’de genelde ise Doğu Karadeniz Bölgesi’nde doğal afetlerin meydana gelmesinde etkili olan bütün fiziksel ve çevresel faktörlerin ve süreçlerin belirlenmesi, Afet risklerinin en aza indirilmesi, tehlikelerin olumsuz etkilerinin önlenmesi veya sınırlandırılması için gerekli bilimsel faaliyetleri yürütmek amacıyla Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde Doğal Afetler Uygulama ve Araştırma Merkezi (DOĞAM)’in kurulmasına karar verdik.

YÖK Yürütme Kurulu’nun 26.09.2012tarihli toplantısında Artvin Çoruh Üniversitesi’nde Doğal Afetler Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulması uygun görülmüştür. AÇÜ DOĞAM yönetmeliği 21.11.2012 tarih ve 28474 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve merkezin yönetim organlarının oluşturulmasına başlanmıştır. DOĞAM’ ın faaliyet alanları ise; ulusal ve uluslararası düzeylerde bilimsel araştırma projeleri hazırlamak, araştırma ve uygulama çalışmaları sonunda elde edilen bilimsel ve teknik bulguları ve verileri rapor, kitap, makale ve benzeri yayımlarla duyurmak, ulusal ve uluslararası platformlarda tartışmaya açmak ve kesinleşen sonuçları devletin ilgili birimlerine sunmak, yurtiçi ve yurtdışında faaliyet gösteren özel ve resmi kurumlar ile bilimsel iş birliği yapmak, bu kurumlarla ortak projeler yapmak faaliyetlerimizden bazılarıdır. Hayata geçirdiğimiz projeler ise 2012-2014 yılları arasında Artvin İl merkezinin heyelan duyarlılık haritalarının üretilmesi, AÇÜ BAP Projesi hayata geçirildi. 2017-2019 yılları arasında Arhavi, Hopa ve Borçka ilçelerinin heyelan duyarlılık ve taşkın risk haritalarının üretilmesi, AÇÜ BAP Projesi hayata geçirildi. Makine öğrenme teknikleri kullanılarak Artvin ili Ardanuç, Şavşat ve Yusufeli ilçelerinin heyelan duyarlılık haritalarının üretilmesi AÇÜ BAP Projesi 2019 çalışmalar halen devam ediyor” dedi.