YEREL
Giriş Tarihi : 25-09-2021 12:02   Güncelleme : 25-09-2021 12:02

Aile ve sevgi bağının önemi

Kemalpaşa Müftüsü İbrahim Türkan, aile ve sevgi kavramlarını açıkladı.

Aile ve sevgi bağının önemi

Kemalpaşa İlçe Müftüsü İbrahim Türkan, aile ve sevgi kavramlarıyla alakalı önemli noktalara değindi.

PEYGAMBERE ÜMMET OLMA YOLUNDA BİR AMAÇ BELİRLENMESİ GEREKLİ

Aile kavramının nasıl olması gerektiğini açıklayan Türkan, aile kurarken peygambere ümmet olma yolunda bir amaç ve hedef belirlenmesi gerektiğini söyledi. Aile’nin fizyolojik ihtiyaçların giderildiği bir kurum olmadığını ifade eden Türkan, “Peygamber Efendimiz aile konusunda evlenin, çoğalın ki ben ümmetimin çokluğuyla övüneceğim demiştir. Bu konu Peygamber efendimizin ümmeti olma bilinciyle çocuk yetiştirme, evlat yetiştirme olarak karşımıza çıkıyor. Şimdiki evliliklerin çoğu maalesef ilişki üzerine kurulu bir halde. Aileler hep ilişki üzerine tarif ediliyor. Belli bir süreye kadar gidiyor fakat bu duygular yıl geçtikçe azalıyor. Aile kurarken peygambere ümmet olma yolunda bir amaç ve hedef belirlenmesi lazım. Aile toplumun genel bakış açısıyla anne, baba ve çocuklardan oluşan bir kurum olarak karşımıza çıkıyor. Oysaki aile deyince biz kendi annemizi, babamızı, çocuklarımızın dedelerini, ninelerini, amcalarını, dayılarını da içine katarak daha geniş bir aileyi algılamamız lazım. Çekirdek aile İslam ruhuna uygun bir tanım değildir. Cenabı Allah'ın ayeti kelimesinde ifade ettiği üzere biz bütün müminler olarak aynı inanışa sahip insanlar olarak bir aileyiz. Bu hususu da göz ardı etmeden aileyi tanımlamak lazım. Haliyle bütün akrabalarımız bizim ailemizdir. Daha da geniş perspektiften baktığımız zaman bütün müminler bizim ailemizdir. Kendi annemiz, babamız değil de bütün amcalarımız, teyzelerimiz, yakın akrabalarımız, uzak akrabalarımız deyince hepsi zaten bunun içerisine giriyor. Bu kişilere karşı bağı kesmek dinimizce kötü karşılanıyor. Aile sevgilerin, merhametin, anlayışın, hoşgörünün paylaştıkça çoğaldığı, üzüntünün kederin de paylaştıkça azaldığı bir kurum olarak tarif edebiliriz” dedi.

AİLENİN KURULUŞ AMACINDA ‘SEVGİ’ VARDIR

Aile ve sevgi deyince ne anlaşılması gerektiğinden bahseden Türkan, ailenin kuruluş amacında ve gayesinde bir sevgi temelinin olduğunu söyleyerek, “İki insan birbirini sevmese zaten aynı yastığa baş koymazlar. Düşünün ki karşı taraftaki insanı daha yeni tanıyorsunuz. Belki de bir yıldır tanıyorsunuz. Nişanlılık, sözlük döneminde bir yıl tanıdığınız bir insanla otuz yıl, kırk yıl, elli yıl hatta daha fazla evliliklerle bir aile kurumu oluşturuyoruz. Haliyle bir yıllık veyahut da daha kısa sıralı sürede tanıştığımız o insanla uzun soluklu bir hayatı yaşamamıza neden olacak en etkili etken karşıdaki insana karşı duyduğumuz sevgidir, merhamettir, hoşgörüdür. Ailenin kuruluş amacında gayesinde bu vardır” ifadelerine yer verdi.

AİLEDEKİ SEVGİ BAĞINI OLUŞTURMADA ASIL ETKEN ‘DİNDARLIKTIR’

Peygamber Efendimizin, bir kadınla veya bir erkekle dört husustan, hasletten dolayı evlenilebilir dediğini belirten Türkan, “Dört hasletten birisi karşıdaki insanın malı için evlenilmesidir. Bu hususu Allah Resulü ortaya koyuyor. Karşıdaki insan zengindir, işi gücü vardır, iş adamıdır, memurdur, amirdir, belirli bir maaşı vardır. Evlenirsek hayatımız güzel geçer. Maddi sıkıntı çekmeyiz diye bir düşünce olabilir, çünkü bizlerde insanız. Ailelerin yapısına baktığımız zaman böyle bir düşünceyi taşıyan insanların olduğunu biliyoruz. Malı için karşıdaki insanla evlilik yapılıyor. Allah resulü diyor ki karşısında ki kişinin güzelliği için evlilik olabilir. Aile bağını güzellik üzerine kurmuş olabilir. Üçüncüsü ise karşısındaki insanın toplumdaki itibarı, soyu büyük bir aileden, değerli bir aileden geliyordur. Bunun için de o insanla bir nikah yapılabilir, aile kurulabilir. Allah Resulü dördüncüsü hususu ekliyor, din ve dindarlığı için de evlilik yapılabilir diyor. Allah Resulü; dindar olanı seç ki elin ve evin bereketlensin diyor. Haliyle sevgiyi burada yakalamalıyız ve burada görmeliyiz. Karşıdaki insanla sevgi bağı kurmazsak ve sadece malı için evlenirsek o mal bir süre sonra zaten bitecek. Beş, on yıl sonra eldeki servet bir gün mutlaka tükenecektir. Güzellik te aynı şekildedir. Bir insan evlendikten sonra da aynı güzelliğe sahip olacak diye bir şey yok. Yaşlandıkça farklı bir kimliğe bürünüyoruz. Yüz hatlarımız oluşuyor. Fiziksel olarak değişimlere uğruyoruz. Karşıdaki kişinin ailesinin falanca bir aile olması bizim için bir kriter de değil. Ailedeki sevgi bağını oluşturmada asıl etkenin efendimizin de ifadesiyle ‘dindarlık’ olduğunu biliyoruz. Dinine Allah'a karşı görev ve vazifelerini bilen bir insan eşine ve çocuklarına karşı da sevgi, saygı ve merhamette hiçbir şekilde kusur etmeyecektir” diye