YEREL
Giriş Tarihi : 04-01-2022 10:42   Güncelleme : 04-01-2022 10:46

“ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI”

“ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI”

“Enflasyon Farkı Zam Değildir, Ek Zam Ve Refah Payı Kaçınılmazdır”

Türk Sağlık Sen,son dönemlerde ki zamlar sonrasında ek zam ve refah payının kaçınılmaz olduğunu belirtirken yetkililerin emekli ve memurların taleplerini görmezden gelirse 2022 yılının memur ve emekli için sürdürülemez bir yıl olacağını vurguladı.

Son enflasyon rakamlarının belli olmasının ardından Türk Sağlık Sen bir açıklama yaparak bu bütçeyle yaşamanın imkânsız hale geldiğini ek zam ve refah payı olmadan, yüzde 5+7 ile 2022 yılının sonu, memur ve emekli için karanlık olacağı belirtildi.

Konuyla ilgili Türk Sağlık Sen’in açıklamasını Türk Sağlık Sen Artvin şubesi kendi sosyal hesaplarından paylaşarak emekli ve memurların içinde bulunduğu durumu paylaştı.

Türk Sağlık Sen’in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“2021 yılının enflasyon rakamı belli oldu. Buna göre enflasyon yalnızca 1 ayda yüzde13,58 arttı ve 2021 yılının tamamı için yüzde36,08 oldu. Memurlarımıza geçen yılın ikinci yarısı için verilen yüzde3’lük zam da henüz almadıkları 2022 yılı ilk ve ikinci yarıyıl zamları da sadece aralık ayında yaşanan enflasyon karşısında eridi, yok oldu.

Buna göre memur maaşları geçen altı ayda verilen yüzde3 zam düşüldüğünde resmi olarak yüzde22,46 eridi. Böylece memur ve emeklilere ocak ayında yüzde22,46 enflasyon farkı ortaya çıktı.

Üstelik bu enflasyona yılbaşı gecesi yapılan doğalgaz, elektrik ve akaryakıt fiyatları ile vergi, harçlar ve ulaşıma gelen zamlar da dahil değil. Enflasyon rakamlarına, son yapılan zamlar eklendiğinde cebimize yansıyan gerçek enflasyonun yüzde36,08’in kat be kat üzerinde olduğu ortaya çıkıyor.

Uzun zamandan beri döviz kurlarında yaşanan artışın enflasyonu tetikleyeceğini ifade etmekteydik. Görülüyor ki, döviz kurundaki artış hayatımızın her alanında fiyatları doğrudan etkiliyor.

Artık aylık enflasyonun çift haneli rakamlara ulaştığı bu dönemde memurlara ve emeklilere 6 ay için yüzde5 zam yapmak hiçbir vicdana sığmaz. Ortaya çıkan enflasyon farkını bir lütufmuş yeni bir zammış gibi göstermek doğru değildir. Enflasyon farkı memur ve emeklilerin 2021 yılında eriyen maaşlarının geç kalmış ve yetersiz bir telafisidir.

Tekraren ifade ediyorum ki, enflasyon farkı bir zam değildir. Yaşanan fiyat artışları karşısında sıkıntı yaşayan memur ve emeklinin, kuşa dönen maaşlarına 6 ay önce yapılması gereken zammın gecikmiş bir telafisidir. Enflasyon farkı sıfır zam demektir.

Bütün bu rakamlar 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin toplu sözleşmenin daha başlamadan hükmünü yitirdiğini gösteriyor. Bu ekonomik şartlar altında bu maaşlar hakkaniyet, adalet ve ekonomik gerçeklerle bağdaşmıyor. Birçok kesim için destekler getirildi, memurlar da kendileri için bir destek bekliyor.

En düşük memur maşı asgari ücretin bile altında kalmak üzere. Yetkililer taleplerimizi görmezden gelirse 2022, memur ve emekli için sürdürülemez bir yıl olacak.

Bu enflasyon rakamları karşısında tarafların bir araya gelmesi, 2022 ve 2023 yılı zamlarının yeni ekonomik gerçekler ışığında belirlenmesi kaçınılmaz olmuştur. Bunu sağlamanın yolu memurlara ve emeklilere gerçek anlamda maaş artışı getirecek ek zam ve refah payı talebimizin hayat bulmasından geçmektedir.

Memur ve emeklilerimiz için artık bıçak kemiğe dayanmış, bu bütçeyle yaşamak imkânsız hale gelmiştir. Ek zam ve refah payı olmadan, yüzde5+7 ile 2022 yılının sonu, memur ve emekli için karanlıktır.”