YEREL
Giriş Tarihi : 09-10-2021 17:41   Güncelleme : 09-10-2021 17:41

Artvin TKKD Programına Dahil Edilmeli

Artvin TKKD Programına Dahil Edilmeli

Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürü Yaşar Kars, Artvin’deki işletmelerin kapasiteleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

On kişinin altında işçi çalıştıran işletmelerin küçük işletmeler olduğunu ve mikro işletme formunda değerlendirildiğini belirten Kars, “KOBİ tanımındaki firmalara bakıldığında Artvin'deki işletmeler küçük işletme oluyor. Dolayısıyla bazı kalibresi yüksek firmalarımız da var ama ne yazık ki bunlar çok değil. Son yıllarda özellikle şirketlerin kuruluşları sermayelerde dayanağa tabi tutuldu. Önceden bloke ediliyordu, bir sermaye koymak gerekiyordu bu da kaldırılınca aslında kâğıt üstünde sermaye görünüyor.  Artvin Ticaret Sicil Kurulu 1925’te temeli atılmış, belli bir aşamada tutulmuş sonrasında bir yangın geçirmiş birçok kayıt tahribata uğramış, 1930 yılında da kurulmuş ve 2 bin otuz üç tane kuruluş yapılmış. Ticaret Sicilinde dernek işletmelerinden tutun da kooperatifler şirketler gibi.  Artvin Ticaret Sicili kurulunda şu an bin yüz kırk aktif dosya görünüyor. Fakat oda kayıtları ve Sicil kayıtlar arasında bir fark oluyor. Mesela diyelim ki bir işletme vergi dairesini terk ediyor, kapatmak için sicile başvurmuyor ama biz de hala aktif görünebiliyor. Diyelim ki biri vergi dairesine ben işimi bıraktım diyor ancak sicile gelip bunu söylemezse dilekçe ile başvurup ben kayıtlarımı sildireceğim demezse biz onu hala aktif olarak görüyoruz. Zaman zaman ayıklama işlemi oluyor, bazen Vergi Dairesi bize yazıyor; şu işletme adresinde bulunamadı, biz kayıtlarını sildik siz de silin gibi örnekler oluyor.  Son birkaç yıldır biz bunu hızlandırdık. Zaman içerisinde daha da iyi olacak” dedi.

Geçtiğimiz yılbaşından itibaren bugüne kadar 53 kuruluş yaptıklarını, Artvin sicili olarak 10 tane de terk işlemi yaptıklarını, kurulanlardan bir tanesinin dernek işletmesi olduğunu, on tane gerçek dışı işletmesi, 2 tane kooperatif kurulduğunu, 2 kooperatifin de şu anda onay beklediğini açıklayan Kars, “11 tane şube kurmuşuz. Bunların çoğu sal şubeler, 13 tane limitet şirket, tek ortaklı 15 tane şirket, bir tane de anonim şirket kurmuşuz. Baktığımız zaman geçmiş dönemlere göre iyiyiz, pandemi sürecinde, salgın sürecinde ilerleme kat etmişiz. Günün koşullarına göre yatırım yapan firmalarda var. Onun üzerinde doğalgaz firması kuruldu, bunun alt işletmeleri oluyor. Esnaf teşkilatı tarafından hizmet verenler oluyor. Ticaret sonuçta devam ediyor, nasıl hayat devam ediyorsa bu da devam etmek zorunda. Bunun bürokrasisini de biz sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ticari işletmelerin pandemi sürecinde nasıl etkilendiğini anlatan Kars, ”Şöyle söyleyelim, Artvin'de ticaretin çoğunluğu perakende sektörü ile yürüyor. Tabii hayvancılıkta genel ekonomide çok hâkim, ama salgın döneminde daha çok hizmet sektörü etkilendi. Bunun yanı sıra ulaşım, konaklama gibi sektörler çok etkilendi. Özellikle yeme ve içme sektörleri çok zarar ettiler. Çok zor durumda kaldı arkadaşlar. 2012 yılında Sanayi Ticaret Odasına danışmanlık yapmaya başladım, ilk sicil müdürlüğü yapmıyordum, proje danışmanlığı yaptım, o dönemde açıkçası 7 milyon lira yani bugün eski parayla 7 trilyon destek programı sağladık özellikle imalat sektörüne. O zaman özellikle çok rövanştaydı, KOSGEB destekleri, kalkınma ajansları” dedi.

Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Sicil Müdürü Yaşar Kars açıklamalarının devamında globalizmle alakalı değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Globalizm böyle bir şey, onun Türkiye'deki yansımaları da ona göre olacak. Bir zincir marketin 10.000 şubesi var, bu konuda perakende yasasının çıkması gerekiyor, çıkmadığı sürece sadece Artvin'in değil birçok yerin sorunu devam eder.

Benim bir projem var, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın bir Danıştay'ında sunu olarak da paylaşmıştım. Artvin yatırım teşvikleri ne yazık ki hak ettiği yerde değil. Araştırmalarda bunun örneğini de getirdim, akademisyen onaylı bir makale de var. Ne yazık ki Artvin'deki devlet yatırımları pek sahaya yansımıyor ama bakıldığı zaman çok büyük paralar geliyor Artvin'e. Bu Artvin'in gayri safi milli hasıladan aldığı payı yüksek gösterdiği için birçok verileri işsizlik, kayıt dışı ekonomik rakamlar, hane halkının aldığı maaşlar vesaire gibi, bu yatırım rakamları maliyeti yüksek gösteriyor ama yatırma yansımıyor. Bunu da söyleyeyim Manisa Celal Bayar Üniversitesi Doktora Öğretim üyesi Mustafa Çayır, yönetim ve ekonomi yayınından aldım, Artvin’in bu devlet yatırımlarından yeterince pay almasına rağmen yatırma yansımadığı.  Buradan kısa bir cümle söyleyeyim: Kamu yatırımlarının Artvin'de kişi başına  geliri kısa vadede arttırması, ancak uzun vadede etkilememesi Artvin'e yapılan yatırımların daha çok altyapı yatırımları olduğuna, verim yatırımlar olmadığına ilgili bağlantıların çok zayıf olduğuna yani bir başka ifadeyle Artvin'de yapılan kamu yatırımların doğrudan üretim yapmaya yönelik değil de mevcut üretimin verimliliğini arttırmaya yönelik olduğu ve yatırımların tedarik sürecinde, yatırımlar bittikten sonra ise ilgili yatırımların etkin bir şekilde kullanımında Artvin ili içerisindeki üreticilerin yeterince yer almadığı söylenebilir diyor.  

İlgili kamu yatırımlarının Artvin'de kişi başına düşen gelir üzerine etkisinin uzun vadede taşıyabilmek için Artvin'deki turizm potansiyeli değerlendirilmelidir diyor. Bu yüzden diyoruz ki; Artvin yatırım teşviklerinde önemli yerlere gelsin. Artvin, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kuruluna bir an önce dahil edilmelidir. Bu program Avrupa destekli, Türkiye'deki paydaşı Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Faruk Çelik döneminde Artvin bu iller kapsamına alınmıştı. Artvin’in buraya girmesi gerekiyor, çünkü zamanında bu iller arasına girmiş, TKDK programında paranın gecikmesi diye bir şey yoktur. Çünkü Avrupa Birliği desteklidir. Bu destek programına Ücretsiz proje yazan anlaşmalı kurumlarda var, dolayısıyla Bunlar yapılabilir.”

Artvin’de bir markalaşma ve coğrafi işaret alma konusuna değine Kars, “Biliyorsunuz ki her ülkenin kendine göre değerleri var. Bu değerleri marka seviyesine ulaştıran, bulunduğu bölgede katma değer yaratmasını sağlayan çalışmalar başarılı oluyor ve gerçekten ekonomiye büyük faydalar sağlıyor. O bölgenin tanıtımına, gelişmesine ön ayak oluyor. Artvin bu konuda çok zayıftı. Çok değerli ürünler olmasına rağmen. Yanı başımızdaki Bayburt’un bile iki tane tescil yaptırdığı ürünü var. Bu işe bütçe ayırmak ona göre zaman ayırmak, teklif destek almak gerekiyor.  İlk çalışmayı biz Ticaret ve Sanayi Odası olarak yapmıştık. Herkes biliyor, yerel bir yemeğimiz var: Puçuko. Bununla ilgili bir Mahreç işareti alındı. Daha sonra Şavşat Belediyesi bir girişimde bulundu, daha sonra Hopa Belediyesi Laz Böreği ile ilgili bir çalışmayı nihayetlendirmişti. Geçtiğimiz günlerde Arıcılar Birliği'nin bir tescil işlemi vardı. Başkanı ile görüştük kestane balı ve komar balı üzerine çalışıyorlarmış. Onlar da tescil bekliyorlar bildiğim kadarıyla. Hedeflenen tabii ki de ileriye doğru bir marka değeri yüksek bir ürün yaratmak” dedi.

Genç ve kadın girişimciler hakkında konuşan Kars, şu ifadeleri kullandı:

“Genç girişimcilerimiz de kadın girişimcilerimiz de yatırım yapmaya çok istekli. Ben şunu öneriyorum ilk olarak yatırım yapacağınız işteki rakiplerinizi, piyasa analizini, sermayenizi gözden geçirin. Hesabı iyi yapmak gerekir. Gerekirse yatırım yaparken paranın küçük bir kısmıyla bilgi alın geriye kalan büyük kısmıyla batmaktan kurtulun. Sermayesiz iş olmaz, eş programsız, destek programsız iş olmaz. Parasız kimse kimseye destek vermez, para vermez. Özel projeler var, bunları yapanlara melek yatırımcı diyoruz. Kişinin aklına yatar gider parayı verir. Fakat buna önayak olacak sistem kurmak lazım. Kurulum sermayesini cebe koymakla iş bitmiyor. Bir de bunun işletme sermayesi var. Beklenmedik şeylerle karşılaştığınız zaman sizin işletme sermayeniz bir süre sizi idare eder.

Ben Artvinli iş insanlarımıza, hemşehrilerimize, çiftçilerimize, genç girişimcilerimize bazı şeyler söyleyeceğim bunlara yetkililer de dahil: Artvin'de hem çalışan olarak hem kurumsal olarak hem işveren olarak iş yapmış biri olarak söylüyorum. Söyleyeceklerim yol haritası olarak kabul edilebilir. Artvin'e turizm, eğitim kenti diyoruz. Artvin’in kendisi karar vermesi gerekir; ‘ben turizm kenti olacağım ve bunun gereklerini yapacağım’ demesi gerekir. Bunu dese bile eğer genel yönetim yani devlet bunu demezse bu iş de zor. Onun için diyoruz ki genel yönetim ilimizin ekonomik anlamda ne yönde gelişeceği hususunda daha net olmalı, biz ne istediğinizi bilmeliyiz. Devlet de bize yaklaşırken net olmalı. Özellikle genel yönetimden ve yereldeki bürokrasiden ne istediğimizi net ve projelerle ortaya koyarak çözüm odaklı istemeliyiz. Artvin'de ticaret ve sanayi odaları ile esnaf odaları tarafından organize edilen geniş katılımlı bir ticari ekonomik bir forum düzenlenmeli. İkinci olarak mikro makro çalıştaylar yapılarak, ekonomik ve stratejik planın altyapısını oluşturacak bilgiler değerlenmelidir. Bunun yanında bu sonuç raporlarına göre de stratejik plan yapılmalı. Özgün anlamda neler yapılabilir bunu da konuşalım. Ticaret ve sanayi odalarının yapacağı ilk iş sicil dosyalarından hareketle faal üyelerini ortaya koyacak. Gidenler ayrıştırılacak. Bunun yanında bunları en ulaşılabilir şekilde kaydedecek veri tabanı oluşturarak belli bir çalışmayla ve proje ile birleştirilmeleri gerekiyor. Daha güçlü bir altyapı olmasını sağlayacak ve lobi gücünü artırmış olacak bu birleşimler.