YEREL
Giriş Tarihi : 26-07-2021 12:37   Güncelleme : 26-07-2021 12:40

Artvin’in Beyaz amcası giyimiyle dikkat çekiyor

Artvin’de beyaz amca olarak bilinen 66 yaşındaki Metin Mercan şık, temiz ve gösterişli giyimiyle dikkat çekmeye devam ediyor.

Artvin’in Beyaz amcası giyimiyle dikkat çekiyor

Giyimiyle dikkatlerine üzerine çeken Mercan; “Bana da beyaz amca diyorlar. Ve ben beyazları giymeden yaz gelmiyor diye halk arasında konuşulur. Bu şık giyim, temizliğe dikkat etme alışkanlığı babadan gelen alışkanlık diyebilirim” dedi.

Sözlerine kendini tanıtarak başlayan Mercan ardından şık giyimiyle, temiz giyimiyle ilişikin açıklamalarda bulundu. Açıklamalarında şu ifadelere yer veren Mercan; “Sağlıktan emekliyim. Temizliği çok severim. Emekliliğin tadını çıkarabilmek için memleketimin güzel yerlerini gezerim v oturmayı sevmem. İnsanlara bir şeyler kazandırmaya çalışırım. Memleketime en ufak bir hizmet yapıldığında onunla mutluluk duyarım. Memleketimin insanlarının refaha, ferah, rahata kavuşması bizlere bir mutluluk verir. Her zaman için insanlara insan olduğu için değer verenlerdenim. İnsanlar insan olduklarını hatırladıkları sürece. Onlardan aykırı davrananları da insanlığa davet etmeyi severim. Kendi halinde öz ve öz Artvinli, Türklüğü, bayrağı, ezanı seven memleketini, ülkesini seven insanlardan biriyim. Kamuda 35 yıl çalıştım. Görevim yatak tedarik şube müdürüydüm. 2006 yılında da emekli oldum. 

Çocukluğumda mizacım gereği giyim konusunda üreticiyimdir. Örneğin ortaokul ve lise çağlarında çekilmiş fotoğraflarda benim farklılığım görünür. Hatta bana o zamanlar öğretmenlerim dahil nereden buluyorsun, nasıl yaptırıyorsun diye sorarlardı. O zamanlar öğretmenler dahil benim giyindiğim gibi giyinemezdi. Terziye diktirirdim, terzi bilmezdi terziye tarif ederdim böyle olsun diye. Bizim dönemlerimizde konfeksiyon çok gelişmemişti. Genelde terziye yaratıcı fikirler sunarak onu yaptırıp giyerdim. Genelde takım elbise giymeyi severim. Aşırı sıcaklarda doktorların tavsiyesi üzerine kravat bağlamıyorum. Onun dışında temizliği oldum olası severim. Ben pantolonumuzu ütümüz yoktu, yatağın altında ütülerdim. Ütüyü sonra komşulardan borç alırdık, kömür ütüsü, onu yakar ütümü kendim yapardım. Boyasız ayakkabı asla giymedim ve kar kaç metre olursa olsun yağmur ne kadar yağarsa yağsın ayakkabımda bir tane leke olmaz.

Modadan ziyade yakışanı giyerim. Aykırılığı sevmiyorum. Kendi kıyafetlerimi kendim ütülerim. Eşim genellikle benim gömleklerimi ütüler ben gömlek ütülemeyi çok sevmem. Evim benden de düzgündür. Takım elbise olarak bugüne kadar toplam 60-70 arasında takım elbisem olmuştur. Ayakkabımda 150 tane vardır. Kesinlikle renkler birbirine uymazsa giymem. Hanım beni çok sevdiği için birkaç tane ütüler bende onların içinden kendi oluşturacağım kombini seçerim. Ev eşyasından, bakkala, markete, pazara kadar alışverişi ben yaparım.

İslamiyet’te zaten iman temizlikten gelir. Ben her şeyden önemlisi temizliğe dikkat ederim.

Babama eskiden görenler süslü hacı derlerdi. Bana da beyaz amca diyorlar. Ve ben beyazları giymeden yaz gelmiyor diye halk arasında konuşulur. Bu şık giyim, temizliğe dikkat etme alışkanlığı babadan gelen alışkanlık diyebilirim. Babam o dönemin şartlarına göre en iyi giyinenlerdendi” dedi.