YEREL
Giriş Tarihi : 07-05-2022 11:39   Güncelleme : 07-05-2022 11:39

“BAYRAMSA BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN”

“BAYRAMSA BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN”

Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan, Ramazan Bayramı ve ramazan ayı hakında açıklamalarda bulunarak Tüm islam aleminin bayramını kutladı.

Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Ramazan ayı gelmeden üç ayların başında, “Allah’ım bize Recep ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır” diye dua etmiştir.

Allah-u Teâlâ’ya şükürler olsun ki bizleri mübarek Ramazan ayına ulaştırdı. Sadece bu da değil. Bin aydan daha hayırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen Kadir Gecesi’ni de idrak ettik. Bu müstesna zaman dilimlerinden Kadir Gecesi hakkında Kur’an-ı Kerim’de “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde (Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına) indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve Ruh Rabbinin izniyle (o sene takdir edilen) her iş için arka arkaya iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar selam ve esenliktir” (Kadir, 1-5) buyrulmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in ve Peygamber Efendimizin (S.A.V.) beyanlarından anlaşıldığına göre Kadir Gecesi’nin kendine has hususiyetleri vardır:

1-Kur’an-ı Kerim Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına Kadir Gecesi’nde indirilmiştir. Yani Muhammed ümmetinin anayasası, hüküm ve hikmet kitabı bu gecede indirilmiştir. Hayatımızın her anını dizayn eden birinci kaynağımız bu gecede indirilmiştir.

2-Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Bu 83 yılı mütecaviz bir zaman dilimidir ve Muhammed ümmeti için hatalarını telafi, yeni bir başlangıç ve motivasyon yüklenmek için çok özel bir zamandır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bu gece hakkında, “Allah-u Teâlâ, Kadir Gecesi’ni benim ümmetime lütfetmiştir. Önceki ümmetlere böyle bir gece verilmemiştir” buyurmaktadır. Bu bir ayrıcalıktır.

3-Bu gecede Cebrail Aleyhisselam ve melekler dünya semasına inerler.

4-Kadir Gecesi, tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.

5-Yine Kur’an-ı Kerim’in beyanına göre Kadir Gecesi’nde her hikmetli iş, en çetin ve derin problemler halledilmektedir. “Biz onu, mübarek bir gecede (Kadir Gecesi’nde) indirdik. Çünkü biz (onunla) uyarıcılarız. Her hikmetli iş o gecede ayırt edilir (en çetin ve derin problemler halledilir)” (Duhan Suresi, 4-5).

Allah-u Teâlâ’nın, Muhammed ümmetine lütfettiği Kadir Gecesi’ni Peygamber Efendimizin (S.A.V.) tavsiyeleri doğrultusunda değerlendirdik mi? Elbette ki hayır. Neden bu kanaate varıyoruz? Çünkü şerefli Muhammed ümmetinin problemleri çözülememişse, bizler Ramazan ayını ve Kadir Gecesi’ni hakkıyla idrak edemedik demektir.

Allah-u Teâlâ’nın yarattığı arzda şerefli Muhammed ümmetinin değil de bir avuç Siyonist ile işbirlikçisi, koruyucusu Haçlıların hâkimiyet kurduklarını; beşeriyet içinden çıkartılmış en hayırlı ümmet olan Müslümanların birlik beraberlik duygusundan uzak, küresel emperyalizmin sömürgesi haline geldiklerini; Müslümanların bu fetret döneminden kurtulmak için gece gündüz çalışması gerekirken, kurtuluş mücadelesi verdiğinin emaresine rastlanmadığını gördükçe bundan Allah-u Teâlâ’ya ve Resulüne verdiğimiz söze sadık kalmadığımız sonucu çıkar.

İslâm coğrafyasının Siyonist ve Haçlılarca kan, gözyaşı ve zulmün merkezi haline getirilmesine dur diyecek İslâm âleminde tek bir izzetli devlet, tek bir devlet adamı yoksa yanlış yoldayız demektir.

Geçen sene Kurban Bayramı’nda benzer duyguları dile getirmiş ve şöyle demiştim:

“Açıp ellerimizi şükretseydik âlemlerin Rabbi’ne. Şükretseydik şerefli Muhammed ümmetinden olduğumuz için. Şükretseydik “kul” olarak muhatap kabul edildiğimiz için. Duada şöyle deseydik: “Ya Rabbi! Elest bezmi’nde sana verdiğimiz söze sadık kalacağız. Senin dinini bütün dünyaya hâkim kılmak için malımızı, canımızı, bütün ömrümüzü vakfedeceğiz. Elest bezmi’nde yaptığımız ‘Yaratıcı-kul antlaşması’na sadık kalacağız. Senin adaletini bütün dünyaya hâkim kılmak için gece gündüz demeden çalışacağız. Fetihlere önce yürek fethiyle başlayacağız. Sonra aile, komşu, akraba, sonra bütün bir dünya fetholacak. Önce yürek devletini kuracağız, sonra şahsiyetli nizamı dünyaya hâkim kılacağız. Nefsimizi terbiye ederek başladığımız bu yol mutlaka menziline varacak.” Çünkü emrin haktır ya Rabbi. Kur’an-ı Kerim’de buyurduğun gibi: “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır” (Saff Suresi, 8).

Aradan geçen zaman, Müslümanların ilerlemesine, kâfirlerin gerilemesine medar olacak gelişmelerle dolu değil maalesef. Yine Aksamızda ve bilâd-ı İslâm’ın değişik bölgelerinde zulüm, kan ve gözyaşı devam ediyor. Şeytanın çocuklarının Allah-u Teâlâ’nın yarattığı arzı fesada uğratmasına ses çıkartmayan, küresel emperyalizmin dayatmalarını mutlak doğru gibi kabul edip uygulayan, kültür emperyalizmine teslim olmuş, mağlubiyet psikolojine müptela olmuş bir topluluğun; hatalarından dönmesi için müstesna zaman dilimleri birer fırsatken bu fırsatı değerlendirememesini hangi gerekçeyle izah edeceğiz ki…

Siyonistler ve Haçlılar ve diğer kâfirler, bütün dünyada hâkimiyet kurmak için uğraşırken Müslümanlar neden onların hâkimiyeti altında yaşasın ki. Batıl ideoloji sahipleri kendi kurdukları sistemleri tüm dünyaya benimsetmek için her türlü yolu denerken, Müslümanların İ’lây-ı Kelimetullah için çalışmaması ne acı.

Bütün bu olumsuz tabloya rağmen yine de “ne yapmak ve neyi değiştirmek gerekiyorsa bizim yapmamız” gerekir. Çünkü Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de kötülükleri Müslümanların eliyle düzeltmek istediğini emrederek şöyle buyurmaktadır: “Onlarla savaşın ki, Allah sizin elinizle onları cezalandırsın, onları rüsvay etsin; onlara karşı size yardım ve zafer nasip etsin ve (baskı ve zulüm altındaki) mümin toplulukların gönüllerini ferahlatsın” (Tevbe, 14) buyurmaktadır. Allah-u Teâlâ, Müslümanlara karşı şefkatli, kâfirlere karşı azametli ve izzetli olduğumuz günleri nasip etsin.

Bayramınız mübarek olsun.”