YEREL
Giriş Tarihi : 21-04-2022 10:47   Güncelleme : 21-04-2022 10:47

BİRLİĞİN TEMELİ KARDEŞLİK

BİRLİĞİN TEMELİ KARDEŞLİK

    Müftü Cihan ERDOĞAN’dan “Birlik beraberlik açıklaması.  
    Şavşat İlçe Müftüsü Cihan EDOĞAN gazetenize yaptığı açıklamada, din kardeşliğinin kan kardeşliğinden önce geldiğini, islamın birlik ve  beraberliğe çok önem verdiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi:
     İslam Dini, “Birlik ve Beraberliğe” çok büyük önem vermiştir. Getirilen ilkelerin hepsinde toplumun faydası amaçlanmıştır. İslam Diniyle getirilen emirler ve yasaklar iyice incelendiği zaman sadece bireyin mutluluğunu hedefleyen bir özelliğin olmadığı, bununla beraber toplum yapısına da birçok fayda verilmek istenildiği görülür. Alkol, zina, adam öldürme, faiz, rüşvet gibi haramlar; yalan, alaya almak, iki yüzlülük, iftira, gıybet, suizan, kibir, haset, bencillik gibi çirkin ahlaki davranışlar sadece bireye değil, topluma zarar veren unsurlardır. Namaz, oruç, zekat, hac  gibi ibadetler ile doğruluk, emanete riayet, temizlik, cömertlik, sabır, haya, tevazu, kanaat, tevekkül gibi ahlaki güzellikler bireye dünya ve ahiret mutluluğu getirdiği gibi topluma huzur sağlamaktadır.
    Bu dünyada yaşam bulmuşsak, diğer yaşam bulanlara da saygı göstermek ve kendilerini rahatsız edecek davranışlardan kaçınmak mecburiyetindeyiz. İslam Dini de kendi müntesipleri arasında manevi bir kardeşlik geliştirmekle kalmamış, aynı toplum içinde yaşayan ve kendi dinine inanmayan insanlar içinde hak ihlallerini yasaklamıştır. 
    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) inananlar arasında bulunması gereken birlikteliği şu benzetmeyle bizlere aktarmıştır: “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”
    Beraber yaşadığımız en önemli birliktelik aile birlikteliğidir. Aile toplumun en temel yapı taşı ve toplumun en vazgeçilmezlerindendir. Aile sadece anne-babanın kendi arzu ve isteklerini gerçekleştirmek için kurdukları bir husus değildir. Aile, hem madden hem de manen sağlıklı bireylerin yetişmesine ve bunun sonucunda da insan soyunun devam etmesine ve toplumun sıhhatli bir şekilde yol almasına katkı sağlayan en önemli birlikteliktir. Gayri meşru/nikahsız ilişkiler sonucunda meydana gelen birlikteliğin adı ise aile olamaz. Bir Hadiste şöyle buyurulur:     “Ey gençler topluluğu, sizlerden kimin evlenme külfetine gücü yeterse evlensin! Çünkü evlenme, gözü (haramdan) son derece men edicidir. İffeti de o oranda koruyucudur. (Evlenme masrafına) gücü yetmeyen kimse e (nafile) oruç tutsun. Çünkü şüphesiz oruç, şehvet için kuvvetli bir kırıcıdır.”
    SILA-İ RAHİM: Sosyal hayatta dikkat edilmesi gereken birlikteliklerin birisi de akraba ilişkileridir. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde akrabalık bağlarının karşılıklı ziyaret, haberleşme, maddi ve manevi yardımlaşma gibi çeşitli yollarla korunması ve güçlendirilmesi üzerinde hassasiyetle durulur. Akraba arasındaki bu ilişkiye “Sıla-i Rahim” denmektedir. Akrabalık bağlarının koparılmaması, hakka ve hukuka riayet etmek şartıyla ister maddi isterse manevi ilişkilerin korunup gözetilmesi İslam Dininin üzerinde durduğu konuların başında gelir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır:     “Rızkının geniş ömrünün uzun olmasını arzu eden (akrabalarını ziyaret etsin) onlarla olan bağlantısını devam ettirsin.”
    Bugün özellikle şehirleşmenin, maddeye ve menfaate önem vermenin getirmiş olduğu aileler arasındaki soğukluğu, hatta parçalanmaları ve akrabalar arasındaki bağların yeniden canlılaştırmak kendi menfaatimize olacaktır. Çünkü biz insanız. Sevinçlerimiz paylaşmakla çoğaltır, üzüntülerimiz paylaşmakla azaltırız. Bu sebeple anne-babımızı, akrabalarımızı ve huzurevinde unuttuğumuz büyüklerimizi yeniden hatırlamalı onlara el uzatmalıyız.
    Aileden başka bir birlikteliğimiz vardır ki; aile kadar önemli bir birlikteliktir. Bu da toplum birlikteliğidir. Toplumumuzda yaşayan bütün insanlar için birlik ve beraberliği sağlamak üzerimize düşen vazifelerdendir. Bu vazifeye gerçekleştirmenin en önemli yolu ise insan haklarına saygı duymaktır. İnsan hakları, diline, dinine, ırkına cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın insana insan olduğu için tanınan hakların genel adına denmektedir. Bütün canlıların elde ettiği en temel hakların başında yaşam hakkı gelmektedir.  Dinimiz yaşam hakkına önem vermiştir. Nitekim bir ayette şöyle buyrulmaktadır. “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır.”
    Ecdadımız asırlarca aynı toplumda farklı dinlere mensup ve farklı milletlere ait insanlarla bir arada yaşamanın en güzel örneklerini vermiştir.
Değerlerini Kur’an ve sünnetten besleyen milletimiz, beraber yaşadığı insanlara ne yaptıklarıyla ne de konuştuklarıyla asla bir zarar vermemiştir. Bizler özümüzden getirdiğimiz o eşsiz değerler ve  dinimizden aldığımız ölçüler ile bütün insanlığa faydalı olacak davranış şekillerini geliştirmişizdir. 
İslam kardeşliği önemlidir. Bu kardeşlikte insanları  sadece kan bağıyla değil iman bağı ile bir araya getirmiştir.  “Mü’minler ancak kardeştirler.”(Hucurat 49/10)
    Sevgili Peygamberimiz de (s.a.s.) bir çok hadislerinde inanalar arasında bulunan kardeşliği ve bu kardeşliğin icaplarını şöyle ifade etmektedir.
    “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir Müslüman’ın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”
Bir başka hadiste;
    “Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman’a, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.”