YEREL
Giriş Tarihi : 25-06-2021 10:44   Güncelleme : 25-06-2021 10:44

Cerattepe Mücadelesi her zaman devam edecektir

2016 yılında meydana gelen Cerattepe mücadelesine ilişkin yargılanan 26 kişiden 13’ü beraat ederken 13’ü tutuklu olarak yargılandı.

Cerattepe Mücadelesi her zaman devam edecektir

Avukat Bedrettin Kalın davaya ilişkin; “Yaşanan olaylardan sonra 26 kişi hakkında dava açıldı. 13 arkadaşımızın beraatine karar verildi. 13 arkadaşımızın da cezalandırılmasına karar verildi. Henüz mahkeme kararının gerekçesi yoktur, yazılmamıştır. O nedenle hangi gerekçeyle böyle bir karar verildiğini bilmiyoruz. Daha doğrusu beraat eden arkadaşlarımızla, ceza alan arkadaşlarımız hangi farklı kıstaslarla değerlendirildi bilemiyoruz” dedi.

Cerattepe mücadelesi, davanın seyri  ve mahkemenin verdiği karar hakkında açıklamalarda bulunan Kalın; “Bugün görülen dava Cerattepe davalarından birisiydi. Aslında birçok dava var bizim sürdürdüğümüz, idari davaların dışında bir de ceza davalarımız var. Buradaki mücadelenin bir biçimiyle 2016 yılında direnişin bir biçimiyle direnişe tepki olmak açısından açılmış davalar oldu. 10’a yakın dava var. Bunlardan birisinin de son duruşması da bugündü. Bu dava 2016 tarihli bir dava ama bugüne kadar devam etti. 5 yıla yakın bir süredir devam ediyor. Bugünkü dava kamuoyunda Şubat olayları diye bilinen ve ilki 16-17 Şubat Atmaca mevkiindeki olaylardan sonra açılan davadır. Bugün görülende ikinci davada hastane önündeki eylemler sırasında eylemler nedeniyle açılmış olan davadır.

16 Şubat Atmaca mevkiinde maden şirketinin Cerattepe’ye yasa dışı çıkarılmasını protesto eden insanlar Atmaca mevkiinde konteynırların, iş araçların önünü keserek yukarıya çıkışlarına engel olmaya çalışmışlardır. Ve çok yoğun süren polis ve jandarma baskısıyla karşı karşıya kalınmıştır. O olaylardan sonra da birçok insan hakkında yine dava açılmıştı.

Olaylardan sonra da 16-17 Şubatta meydana gelen olaylara tepki gösteren ama Artvin’de olmayan başka illerde büyük şehirlerde olup da, Artvin’deki mücadeleyi yakından takip eden hemşerilerimiz bize destek olmak amacıyla, Cerattepe mücadelemiz katkıda bulunmak amacıyla bir sonra ki hafta yola çıkarak Artvin’e gelmişlerdi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’dan gelen otobüsleri yollarda defalarca durdurularak, aranma suretiyle nihayetinde 21 Şubatta Artvin’e ulaşmışlardı. Ve 21 Şubat günü sabah sıraları yaklaşık olarak Yeşil Artvin Derneği önünde 2000 civarında hemşerimiz birikmişti. Bizde hem dışardan gelen hemşerilerimizi karşılamak amacıyla hem de onların tepkilerini meşru zeminlerde dile getirmelerine imkan sağlayabilmek açısından Yeşil Artvin Derneği olarak da çözüm arıyorduk. Ve o çözüm çerçevesinde de Cerattepe bölgesine giderek orada bir hafta önce Cerattepe’ye çıkan madencilerin herhangi bir işi yapıp yapmadıklarını kontrol etmek istemiştik. Ve gelen misafirleri yani dışardan gelen Artvinliler o bölgeyi görmek istiyorlardı. Dolayısıyla bunun içinde son derece barışçıl, hiç kimseye zararı olmayan, kimseye sataşmayan, kimseye bulaşmayan bir yürüyüşü organize etmiştik. O yürüyüş çerçevesinde de hastanenin önüne kadar o gün yürüyüş yapılmıştı. Ancak hastanenin önünde barikatla karşılaşıldı. Barikatın geçilmesi amacıyla, yolun geçilmesi amacıyla Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan polis şefleriyle görüşmeler yaptı. Öncelikle yolu açmalarını Cerattepe’ye gidip orada herhangi bir iş yapılıp yapılmayacağını kontrol etmemizi talep etmişti. Ancak buna izin verilmedi. Bunun üzerine küçük bir grubun gitmesi yönünde izin verilmesini istedik. Buna da izin verilmeyince polis müdürlerinden üçüncü ve son olarak da kendi araçlarıyla üç beş kişiden oluşan bir grubu götürüp getirmelerini istedik. Çünkü Cerattepe’de herhangi bir iş yapılıp yapılmadığını görüp daha sonra da bekleyen yaklaşık 2000 kişiye bu konuda bilgi vererek onlarında sakinleşmesini sağlamak istiyorduk. Bir olay çıkarma kaygımız olmadığı gibi tam tersi oradaki kitleyi sakinleştirmeye çalışan bir yaklaşımımız vardı. Ancak yine izin verilmedi. Ve daha sonra da Hastanenin yan tarafında yamaçta mezarlıkların olduğu bölümde bulunan polislerin yolda biriken polis ve gösterici kalabalığın tam ortasına taş atmaları suretiyle birden bire polisler bunu bahane ederek sanki göstericiler taş atıyormuş gibi oradaki insanlara saldırdılar. Olay bu şekilde meydana gelen bir olaydır. Tümüyle kamu idaresinin ve emniyet güçlerinin basiretsizliğiyle özellikle yaratılmış bir olaydır. Orada ki kitleyi kırmak, yıldırmak, bu mücadeleden caydırmak için meydana gelen polisin provokatif bir şekilde orada bulunan grupların arasına taş atması suretiyle olayların başlatmalarından kaynaklanan bir olaydır.

Yaşanan olaylardan sonra 26 kişi hakkında dava açıldı. Bu davada 23 Haziran tarihinde bitti. 13 arkadaşımızın beraatine karar verildi. 13 arkadaşımızın da cezalandırılmasına karar verildi. Henüz mahkeme kararının gerekçesi yoktur, yazılmamıştır. O nedenle hangi gerekçeyle böyle bir karar verildiğini bilmiyoruz. Daha doğrusu beraat eden arkadaşlarımızla, ceza alan arkadaşlarımız hangi farklı kıstaslarla değerlendirilerek farklı olarak ne yapmışlar da ceza alıyorlar bunu bilemiyoruz. Bunu ancak mahkemenin gerekçeli kararını gördüğümüz zaman anlamış olacağız. Biz tabii ki ceza alan arkadaşlarımız yönünden istinaf mahkemesine Trabzon Bölge Mahkemesine müracaatlarımızı yapıyoruz. Yargılama süreci bu anlamda kesinleşmiş bir süreç değildir. Özellikle Anayasa Mahkemesi kararlarıyla, insan hakları mahkemesi kararlarıyla tanınmış olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkı mahkemenin bu kararıyla bir anlamda yok sayılmıştır. Dolayısıyla buna karşı da mücadelemize devam edeceğimiz gibi zaten hangi cezayı verirlerse versinler Cerattepe Mücadelesi her zaman devam edecek bir mücadeledir. Yaşam haklarımızla ilgili bir mücadeledir. Yaşamsal tehlikeleri mahkeme kararlarıyla ortaya konmuş bir faaliyet söz konusudur. Ve yaşam hakkımızı savunmak içinde bu mücadeleyi mahkemeler ne ceza verirlerse versin sürdürmekte kararlıyız” dedi.