YEREL
Giriş Tarihi : 06-04-2021 11:09   Güncelleme : 06-04-2021 11:20

Çocukları oyun hamuru gibi düşünüyorum

Son zamanların en popüler eğitim alanlarından biri olan çocuk oyun ve aktivite merkezleri ebeveynlerin çocuklarının verimli zaman geçirmeleri için tercih ettiği yerlerin başında geliyor.

Çocukları oyun hamuru gibi düşünüyorum

Ezgi Oyun Ve Aktivite Merkezi de ilimiz Artvin’de kısa sürede popüler hale gelen ve ailelerin tercih ettiği eğitim alanlarının başında yerini almış durumda.

Ezgi Oyun Ve Aktivite Merkezi’nin sahibi okul öncesi öğretmeni Aylin Ergül Şahin yapmış olduğu açıklamada; “Okul öncesi öğretmeniyim. Ezgi Oyun Evi'ni 1 yıl önce Mart ayında açtık. Tesadüf tabii pandemi denk geldi. 2 hafta sonra pandeminin ilan edilmesiyle kapattık. Daha sonra salgın konusunda biraz rahatlama olunca tekrar açtık Birkaç ay önce gelen kısıtlamalar sonrası tabii tekrar kapatmak zorunda kaldık. Tam olarak aslında 1 yıl oldu ama sürekli açıp kapattığımız için faaliyet gösterdiğimiz beş altı ay civarındadır. Şu an 3 yaşından küçük yaş gruplarından alıyoruz. Küçük yaş gruplarımızda oluyor” dedi.

 Çocuklar pandemiden dolayı bir yere gidemediği için, enerjilerini atamadıkları için ve sosyalleşemedikleri için bu yüzden de arkadaş çevresi oluşmadı için asosyalleştiler diyen Şahin; “Bu dönemin çocuklar için eksi yanı bu oldu. Hiç kimseyi göremedikleri için aileleri onlar için arkadaş oldu. Grup çalışmalarımız daha çok yaptığımız çalışmaları büyükler çocuklarıyla 3 yaşından sonra 6 yaşa kadar o yaş gruplarıyla yapabiliyor. Çünkü küçük yaş grupları tabii ki bu tarz etkinlikleri yapamıyorlar” ifadelerini kullandı.

-Çocukluktan beri hayalimdi

Bu benim çocukluktan beri hayalimdi diyen Şahin;  “Ben okulda okurken de, liseden beri , kendi alanıma yönelik hedefim böyleydi. Çocukları çok sevdiğim için onlardan ayrı bir şey yapamadım. Bu şekilde bir yer istedim, kendimin olsun, çocuklarla daha çok zaman geçirebileceğim, etkinlikleri daha çok yapabileceğim hani onlara daha faydalı olabileceğim bir şey. Artvin'de de böyle bir şey yoktu ama ihtiyaçtan da kaynaklı dedim olur mu, birlikte yapabilir miyiz, çocuklara bir faydası olur mu şekilde başladık” ifadelerini kullandı.

Pandemi sürecinde yaşadıklarını anlatan Şahin; “İnsanlar pandemiden dolayı talep gösteremiyor, gelenler oluyor ama tedirgin olanlar var, geldiği halde çocuğuna bir şey olur mu, olmaz mı diye. Yalnız çocuklarındaki değişimi gören aileler tercih ediyor çünkü sosyallik konusunda arkadaşlık konusunda çok faydası oldu. Öyle aileler var ki pandemi öncesi çocuğum şu etkinlikleri yapıyordu, gayet sosyaldi ama pandemiden sonra çocuklarının kimseyi görmek istemediğini söylüyorlar, kimseyle oyun oynamak istemediğini belirtiyorlar. Hepsini geçtim konuşmaya bile konuşmuyor çoğu çocuk. 3 yaşında olup da konuşamayan çocuklar dahi var. Bu dönem çocuklar üzerinde ne yazık ki kötü sonuçlar doğurdu” dedi.

 -Etkinliklerimizi çocukların yaş guruplarına göre belirliyoruz

 Şahin, etkinlikleri çocukların yaş guruplarına göre belirlediklerini söyleyerek; “Mesela daha küçük yaş guruplarına göre biraz daha ne eğlenceli etkinlikler; deney gibi, o tarz şeyler yapıyoruz. Büyük yaş guruplarına da destek olsun diye kodlama konusunda eğitim veriyoruz. İngilizce çalışıyoruz. Onun dışında sınıf içi oyunlar oynuyoruz, en çok da akıl oyunlarını çok seviyorlar; sudoku, satranç, dokuztaş, mangala, hepsini birlikte oynuyoruz. Pandemiden dolayı 2 kişi çalışıyoruz, çünkü henüz bir düzen oturtamadık. Oyun evimizin içinde kum havuzu var, burayı açmadan önce pandemi yoktu, biz çocuklar biraz daha rahat etsin diye oyun alanlarını ayrı ayrı yaptık. Bir alana çocuklar dolup da orada hareket etmesin. İstedik ki farklı alanlarda daha çok bir şeyler yapabilsinler. Kum alanı ayrı zaten, içeride mutfak bölümü ayrı, doktor, market, manav bölümleri ayrı, kuaför bölümümüz var, top havuzu var, aşağıda masalı aktivite yapsınlar diye akıl oyunlarının olduğu bir alan var” dedi.

 -Akran eğitimi çok önemli

 Özellikle bu yaş grubuna ne kadar siz evde eğitim de verseniz ne kadar etkinlik de yaptırsanız arkadaş ortamı çok farklı oluyor diyen Şahin; “Çünkü orada arkadaşıyla paylaşmayı öğreniyor. Örneğin evde çocuğunuzla oyun oynuyorsunuz ve oyunda öncelik hep çocuğun oluyor. Farklı bir alana girildiğinde bir çocukla oyun oynarken de istiyor ki öncelik benim olsun, ama burada neyi fark ediyor; oyun oynarken bakıyor ki oyuncağını arkadaşına vermeyince bu kes diğer çocuk da ona vermiyor oyuncağını. O zaman bakıyor ki ben vermeyince paylaşmıyor. Birlikte paylaşmaya öğreniyorlar. Yeri geliyor tartıştıkları zaman özür dilemeyi öğreniyorlar sıra beklemeyi öğreniyorlar. Bazı kurallar da oluyor tabii oyun esnasında çocuk mesela hani sıraya geçmesini biliyor, bir iş bittikten sonra ellerini yıkaması gerektiğini biliyor. Bu tarz şeyleri de öğreniyorlar, kazanımları da oluyor onlar için. O açıdan çok alanda gelişim sağlıyor ve en önemlisi ise konuşamayanlar dediğim gibi pandemiden dolayı konuşması başlayıp da gerileyenler çok vardı. Arkadaşlar arasında olduğu için, sürekli bir şeyleri duyduğu için veya kendini ifade etmek zorunda olduğu için çocuk konuşmaya da başladı artık. Yeni kelimeler de öğreniyorlar. Çok agresif olanlar vardı bu dönemde çünkü kimseyi görmedi için ses bile duymak istemiyor. Yanıma geliyor "öğretmenim arkadaşım ses yaptı" diyor gidip bakıyorsun aslında çok basit bir şey olduğunu görüyorsun ama arkadaşının konuşması dahi onu rahatsız ediyor. Çünkü alışmamış. Hani onlara bile bu ortamda alışıyorlar. Çocukları biraz bizim elimizde yön verdiğimiz bir oyun hamuru gibi düşünüyorum açıkçası. Biz aileler çoğu şeyi okuyoruz tabii ki kitaplara göre yönetelim, şöyle yapalım, böyle yapalım diye ama çocuklar doğuştan bazı özelliklere sahip olarak geliyor, genetik olarak getirdiği özellikler olabiliyor. Bundan da önemli çocuklar için bir alan yok. Eskisi gibi kalkıp da çocuklar çıkın bahçede oynayın, Biz akşama kadar bahçede oyun oynardık; çamurlarla olsun, toprakla, taşla yani her bulduğumuz şey bizim için bir oyuncaktı. Şu anki dönemde bu yok, aileler de ne yapıyor aman çocuğum şundan geri kalmasın aman bundan kalmasın, çalıştıkları için vicdan azabı da çekiyorlar, bu sefer çocuğun her istediğini alıyorlar. Çocuk her şeye sahip olduğu için bir şeyler artık onu tatmin etmiyor. Ya hareketi var enerjisi var ama atamıyor. Bu oyunu da evde oynayacak kimse yok. Aileler diyor ki çocuklara bir sürü oyuncak alıyoruz ama kendi kendine oynamıyor. Çocuk zaten oyuncak istemiyor, kendine bir oyun arkadaşı istiyor. Zaten enerjisi var onu harcayacak bir yeri yok, e ne yapıyor bu kez de oyuncaklarla oynarken de hırçınlaşıyor, atıyor kırıyor ve ona yeterli gelmiyor. Bizim en büyük amacımız zaten o enerjilerini atmaları oldu. Kum havuzunda ayrı oynuyorlar, aşağı yukarı koşuyor, top havuzunda oynuyorlar. Alanlarımızı geniş bırakma sebebimiz de buydu. Oyuncak tabii ki herkes alıyor ve buraya gelenlerin çoğu şunu diyor "hocam ya bu oyuncaklardan evde de var ama evde bu şekilde oynamıyor, neden." Ee neden oynamıyor çünkü oyuncak değil çocuğun oynadığı arkadaş ve hani oradaki ortamdaki onların oynaması için hazırlanan alan. Çocuk evde mesela oyuncağı alıyor, bir yere koyuyor. Ya bunu bozmuşsun işte yok dağıtmışsın, yok odadan dışarı çıkarma gibi uyarılar kötü etkiliyor çocukları. Çocuğun istediği bu değil, istediği oyuncak değil; enerjisini atabileceği bir alan ve oynayabilecek bir arkadaş” ifadelerini kullandı.

- Beni üzen şey şu; tablet telefon

Şahin açıklamasının sonunda çocukların telefon ve tablete olan bağımlıkları hakkında; “Gerçekten şu anki dönemde aileleri de anlıyorum, Onlar da evde oldukça için dışarı çıkamadıkları için hiçbir şey yapamıyorlar. Haklılar ama tabletin ve telefonun çocuklara verdiği zararı inanın ki hiçbir şey veremez. Çocuklarınızı bırakın sokağa inanın o çocuk kendini o kadar geliştirir ki ama çocuğa tableti verdiğinde, telefonu verdiğinde yaptığınız kötülük kadar bir kötülük yok. Çünkü çocuklar bu yüzden konuşamıyor, kendilerini ifade edemiyor ve gelişimde geriliği olduğu kadar zekasında da çok geriye ket vurma oluyor. Bırakın yemek yemiyor mu, yemesin, aç kalsın sonuçta bir şekilde acıkacak ve yiyecek yani ya da ağlıyor mu ağlayacak alışmasın ona. Çünkü çocuklar için en büyük kötülük o. Yani ne dikkat gelişimi sağlanabiliyor, o kadar çok dikkat eksikliği yaşıyoruz, akranlarla iletişim kuramıyor. Çünkü orada çok hareketli bir hayat var, sürekli hızlı bir şeyler oluyor. Çocuk normal hayata döndüğünde her şey ağır çekim gibi geliyor ona bu yüzden de ayak uyduramıyor. Bu sefer de çocuklardan bizim gibi her şeye atılmalarını bekliyoruz, dikkatinin gelişmesini bekliyoruz, bu yaşta onları veriyoruz ilerde de ne yapıyoruz işte aman şu kursa gitsin dikkati gelişsin aman şunu yapsın zekası açılsın bence en başta tablet ve televizyondan uzak tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Buket ÇELİK ATUN