YEREL
Giriş Tarihi : 15-06-2022 10:25   Güncelleme : 15-06-2022 10:25

“Daha Temiz Bir Karadeniz İçin”

“Daha Temiz Bir Karadeniz İçin”

“Doğaya Uygun Önlemler ve Ortak Yenilikçi İzleme ve Kontrol Teknikleri ile Daha Temiz Bir Karadeniz İçin Çöplerin ve Erozyonun Azaltılması” Projesi Basın Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi

Avrupa Birliği Başkanlığının ulusal otorite görevini yürüttüğü Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İş birliği Programı 2014-2020 birinci teklif çağrısı kapsamında 20/07/2020 tarihinde başlamış olan BSB963 sayılı “Doğaya Uygun Önlemler ve Ortak Yenilikçi İzleme ve Kontrol Teknikleri ile Daha Temiz Bir Karadeniz İçin Çöplerin ve Erozyonun Azaltılması” isimli projenin basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesinden Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı proje “Deniz için nehirleri koruyalım!” ana hedefine sahip projenin sonunda; çevrenin korunması için gerekli doğaya uygun yöntem ve önerilerin ortaya konması ve Karadeniz'deki kirliliğin azaltılmasının planlandığı belirtildi. Üniversite Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu ve proje ekibinin katıldığı toplantıda şu konulara dikkat çekildi: "Avrupa Birliği Başkanlığının ulusal otorite görevini yürüttüğü Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İş birliği Programı 2014-2020 birinci teklif çağrısı kapsamında 20/07/2020 tarihinde başlamış olan BSB963 sayılı “Doğaya uygun önlemler ve ortak yenilikçi izleme ve kontrol teknikleri ile daha temiz bir Karadeniz için çöplerin ve erozyonun azaltılması” isimli projenin uygulamaları 19/07/2022 tarihine kadar devam edecektir. Projenin ana ortağı International HellenicUniversity−TechnologikoEkpedeftikoIdrymaAnatolikisMakedoniaskaiThrakis (Yunanistan)'dır. Diğer proje ortakları; Buzau-IalomitaWater Administration (Romanya), YoungForestersUnion NGO (Ermenistan), Eco-TIRAS International Association of RiverKeepers (Moldovya) ve Artvin Çoruh Üniversitesi (Türkiye)'dir. Projenin ülkemizdeki yürütücülüğü Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu tarafından yapılmaktadır. Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, Doç. Dr. Mehmet Yavuz, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Duman, Arş. Gör. Dr. Can Vatandaşlar ve Orman Yük. Müh. Cengizhan Yıldırım da proje ekibinde yer almaktadırlar. “Deniz için nehirleri koruyalım!” ana hedefine sahip projenin sonunda; çevrenin korunması için gerekli doğaya uygun yöntem ve önerilerin ortaya konması ve Karadeniz'deki kirliliğin azaltılması planlanmaktadır. Sonuç alabilmek için Karadeniz'e dökülen dereler ve bu derelere ait alt-havzalardaki çöp ve diğer kirletici unsurlara odaklanılmaktadır. COVID-19 pandemisi nedeniyle bir takım aksaklıklar ve kısıtlamalar yaşanmış olsa da proje şu ana kadarki performansıyla önemli başarılara imza atmış, birçok aktiviteyi tamamlamaya yaklaşmıştır. Bazı aktiviteler için saha ölçümleri halen devam etmekte olup bunlar için ek süre talebinde bulunulmuştur. Projede şu ana kadar gerçekleştirilen iletişim faaliyetlerini şu şekilde sıralayabiliriz: çevirim içi proje başlangıç toplantısı, ACU’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1 adet uluslararası çalıştay, 13 adet ulusal ve uluslararası konferanslarda yayımlanan bildiri, 2 adet farkındalık etkinliği, 4 adet çevrim içi proje paydaş toplantısı ve yine paydaş gruplarla proje çıktılarının paylaşıldığı 4 adet haber bülteni, 2 adet basın bildirisi ve son olarak şu an gerçekleştirilen toplantıyla birlikte toplam 2 adet basın konferansı. Yapılan bütün bu faaliyetlerdeki ana hedef çevrenin korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik farkındalık oluşturmak, ilgili kurum ve kuruluşların ve tüm halkın çevreye olan duyarlılığını bir üst seviyeye yükselterek değişime öncülük etmektir. Bu bağlamda, çevrenin korunması adına ortak bir izleme programı oluşturularak ülkelerarası koordinasyon sağlanmaktadır. Böylelikle en iyi yönetim faaliyetlerinin gerçekleşeceği ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanacağı düşünülmektedir. Proje kapsamında şuana kadar gerçekleştirilen saha çalışmalarında önemli bir takım sonuçlar elde edilmiştir. Kısaca özetlemek gerekirse özellikle eğimli alanlardaki fındık bahçelerinde ölçülen fazla yüzey akış sularının ve çay bahçelerindeki aşırı infiltrasyon bu alanlardaki heyelan olma riskini artırdığı tespit edilmiştir. Bu da bizleri arazi kullanımının daha planlı ve tekniğine uygun yapılması gerektiği sonucuna ulaştırmaktadır. Benzer şekilde yerleşim ve tarımsal faaliyetlerin daha yoğun yapıldığı alanlardaki/ akarsulardaki sediment, azot ve fosfor gibi kirletici elementlerin daha yoğun olduğu tespit edilmiştir. Mera alanların yoğun olduğu üst havzalarda şiddetli yağışları takiben aşırı yüzeysel akışlarla birlikte erozyon şiddeti artmakta bu da havza çıkışındaki rüsubat yükünü artırarak Arhavi selinde olduğu gibi yatağın taşkına geçişine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda üst havzalardaki koruma ve ıslah faaliyetlerinin artırılması, gerekli ve yeterli miktardaki kontrol tesislerinin inşası önem arz etmektedir. Diğer önemli bir husus ise havza çıkışındaki (mansap) akarsu morfolojik yapısının (yatağın eğimi, genişliği, menderes yapısı, düzleştirilmesi) değiştirilmiş olması akarsuyun maksimum sel debisiyle içine düşebilecek olan potansiyel rüsubat miktarı arasındaki dengenin bozulmasına sebep olmuş bu da taşkın riskinin ciddi derecede artırmıştır. Gelecekte risk oluşturabilecek sellerden korunma bağlamında kanal morfolojik yapısının iyileştirilmesi ve dere taşkın düzlüklerinin acilen imar planında çıkartılması gerekmektedir. Projenin en güçlü ve en önemli yönlerinden bir diğeri ise farklı ülkelerden çok sayıda ortağın bir araya gelerek sahada uygulamaya dönük iş birliği içerisine girmiş olmalarıdır. Ayrıca, Doğu Karadeniz bölgesinde yürütülen en yüksek finansmana sahip projelerden biri olması bakımından da proje ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’ye ayrılan 207.866 Avro’luk bütçenin büyük bir kısmı çalışma alanı olarak seçilen Artvin, Arhavi ve çevresine 2 yıl boyunca önemli katkı sağlamış ve halen sağlamaktadır. Böylelikle bölge insanının refah düzeyi de dolaylı olarak artırılmaktadır."