YEREL
Giriş Tarihi : 15-11-2021 11:24   Güncelleme : 15-11-2021 11:24

“DOĞRULUK, EN ÇOK ZİKREDİLEN KELİMELERDEN BİRİDİR”

“DOĞRULUK, EN ÇOK ZİKREDİLEN KELİMELERDEN BİRİDİR”

Artvin İl Müftülüğü Şube Müdürü Ali Türkmen, Doğruluk kavramı ve İslam’da doğruluk, dürüstlük anlamları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Doğruluk kavramının Kur'an-ı Kerim'de çok zikredilen kelimelerden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Ali Türkmen, “Doğruluk, dürüstlük ve güvenilirlik sadakat gösterme gibi anlamlara gelmektedir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de çok zikredilen kelimelerden kavramlardan bir tanesidir. Öyle ki tam 130 ayeti kerimede Allahu Teala Kuran'ı Kerim'de sıdk kelimesinde bazen mecazi anlamda bazen isim bazen kök bazen Master olarak bahseder. Sıdk kelimesi Kur'an'ın isimlerinden bir tanesidir” dedi.

 

Doğruluğa, imandan sonra vazgeçilmez vasıflardan bir tanesi olarak bakmak gerektiğini ifade eden Ali Türkmen, “Kur'an-ı Kerim'i ilk açtığımızda Fatiha suresi çıkıyor zaten. insanlar "bizi doğru yola ilet" demiş. peygamberlerin özellikleri 5 tane özelliği var Bir tanesi sıdk çok önemlidir. Hadislerde de peygamber efendimiz el-emin olarak geçer. Taraflı tarafsız inanan inanmayan herkes tarafından güvenilir doğru olarak tanınmıştır. Kur'an-ı Kerim'de 3 tane insan türünden bahsedilir 1 mümin, 2 kafir, 3 münafık. Mümin iman etmiştir Allah'a. Emir ve yasaklara uyacaktır. Kâfir, Allah'ın emirlerine karşı gelmiştir ve o şekilde yaşamayı kabul etmiştir. 3 gurup münafıklar. Allahu Teala münafıklar alameti olarak yalancılığı saymıştır, doğru sözlü değildir münafıklar. Müslüman olarak elhamdülillah müslümanız kafir değiliz ama burada münafıklık çizgisini koymamız gerekiyor ve iyi yere koymamız gerekiyor ki münafıklık alametini taşımayalım. Kur'an'a göre sünnete göre Kur'an münafıkların alametleri içerisinde yalancılığı saymıştır. Peygamber efendimiz münafıklığın alameti ise yalanı saymıştı yalancılık da büyük günahlar arasında zikredilmiştir. Günümüzde menfaatimize  çıkarımıza bakarak hemen ne yapıyoruz Müslüman özelliğimizi bir tarafa bırakıp biliyoruz Allah muhafaza eylesin Allah'a hakikate savunan hakikatı söyleyen hakikati yaşayanlardan eylesin. Kur'an-ı Kerim'in bir suresinde “yapamayacağını söyleme”  “ey iman edenler Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın” yani günahlarımızın bağışlanması ve bize affetmesi doğru söz söylememize bağlamış Allahu Teala devamında “kim Allah'a ve resulüne itaat ederse muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır” bir başka ayette  “Rabbimiz Allah'tır deyip sonra da doğrudur devam edenlere gelince onların üzerine melekler girer ve derler ki korkmayın üzülmeyin size bana verilen cennetle sevinin eve doğru sözlüler daima iyilerle beraberdir cennetle müjdelenmiştir ne mutlu doğru olanlara ne mutlu cennetle müjdelenenler diyelim” bu ayeti sözümüzde işiniz de hal ve hareketimiz de doğru olmamız gerektiği aşikar bir şekilde ortaya konulmuştur. Bizim yapmamız gereken bunlara dikkat edip bu manada kendimizi daha fazla geliştirmek daha fazla hem kendimize hem ailemize hem toplumumuza faydalı Olabilmektir. Aksi olduğu zaman ne olur yani doğru olmasa güvenlik ortamı olmazsa ne olur olur sıkıntı olur hemen hemen de günümüzde aynı şeyi yaşıyoruz hemen hemen her gün yalandan güvensizlikten dolayı toplumda birçok sıkıntılar cereyan ediyor . peygamber efendimiz  hadislerine baktığımızda dürüst tacirin peygamberle beraber olacağı bellidir” diye konuştu.

 

İslami alimlerin Doğruluk kavramını 6 başlıkta inceleyip değerlendirdiklerini söyleyen Türkmen, “İslam alimleri Kur'an ve sünnet ışığında bakmışlardır. Konuyla alakalı birçok şeyler söylemişler sıdk kavramı kur'an-ı Kerim'de zikredilmiş hadislerde zikredilmiş. Alimler  incelemişler çok önemli bir konu arasında 6 başlıkta incelemişler sıdk kavramını. Bunlardan 1.konuşmada sıdk. Konuştuğunda doğruyu söylemek her zaman söylemek her zaman yanında olmak yalandan sakın bak 2.niyet ve irade de sıdk  yani doğruluk bu da önemli kişi önce niyetini kuruması lazım ki daha sonra yapacağı işi de iyi ya doğru yaz önce niyetimiz halis niyetiniz iyi olması lazım nitekim peygamber efendimiz ne buyurmuş "ameller niyetlere göredir" demiştir. 3. sıdk kavramı karar vermede olandır. Ben doğruyum. Bu ne demek ; az bir çıkar karşılığı. Davamızdan duruşumuzdan vazgeçmektir. 4.sıdk kavramı kararında durma hususunda doğru olmaktır. Kişi günah olduğunu bildiği şeyden vazgeçip tövbe ediyor zamanı gelince tekrar o günaha meyletmemesi lazım. Müslüman zararda değil karda ısrar eder. 5. Amelde sıdk doğruluk. Bu da önemlidir bizler toplumda Allah'a ibadetlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz ama bazıları buna uzaklar. Rabbimizin huzuruna vardığımızda Allah'a kulluğumuzla ibadetlerimizle varacağız. 6.sıdk ise dini ve manevi hallerde doğru olmayı görmüşler. Bazen kişi boşluğa düşüyor. Korku duymamız lazım. Yaptığımız hareketin karşılığında rabbimizin bize vereceği cezadan korkacağız, cehenneme gitmekten korkacağız. Mümin korku ile umut arasında yaşamalıdır. Sürekli kendisini sorgulama içerisinde olacak cennete gitmenin yollarını Allah'a daha yakın olabilmenin yollarını arayacak. İsfahani sıdkı varlık sebeplerinden en önemlisi saymıştır. Sıdkın olmadığı toplumda sürekli güvensizlik olur. Yine İsfahani  doğruluk bütün iyi ve güzel şeylerin temeli, peygamberlerin dayanağı takvanın da meyvesi kabul etmiştir” diye konuştu.

 

Doğru olmak bizler ve topluma neler kazandırır?

Doğru olmanın insana sorumluluk ve düven kazandırdığını vurgulayan Türkmen, “Kur'an'ın ve sünnetin amacı güzel bir toplum inşa etmektir. Bu manada da insanlara öncelikle sorumluluk ve güven kazandırır doğruluk. Kendi aleyhine bile olsa insan doğruluktan ayrılmaz. Güvenli toplumda huzur olur, bereket olur güzellik olur. Doğrulukta güven vermek vardır yalanda güven yıkmak vardır. Yalancılık İslam dininde yasaklanmış ve büyük günahlardan sayılır.

Burada da örneğimiz peygamber efendimizdir. Kişi önce saydığımız sıdk özelliklerinde kararlı olacak . Bu kararlılığını etrafına aktaracak. Acaba günümüzde bunu uygulaya izliyor muyuz. Etrafımızdaki insanları uyardığımızda tepki veriyor. Bunun nedeni İslami özellikler unutulmaya başlandı. Bizler o kişileri onlar için değil kendimiz için de uyarmalıyız ileride toplumda kötü özellik olarak bize yansıyor. o yüzden Peygamber öğretisini düstur edinmemiz lazım. dedikoduya itibar etmememiz lazım sürekli doğruyu aramamız lazım. Kurtuluş ancak doğruluktadır. Maddi kaygı ve beklentilerle doğruluk ve dürüstlük ten taviz vermememiz lazım. Toplumda güven duygusunun kalkması hepimizin zararına olacaktır. Yalancılık zillettir, müslümana zillet yakışmaz” ifadelerini kullandı.