YEREL
Giriş Tarihi : 07-07-2021 10:01   Güncelleme : 07-07-2021 10:04

“Eğitim Ücretsiz Olmalı”

Gümüş KYK borçlarına yönelik açıklamalarda bulundu.

“Eğitim Ücretsiz Olmalı”

Eğitim-sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş, yaptığı açıklamada öğrencilerin KYK borçlarına yönelik ve pandemi sürecinde yaşanan durumlar hakkında açıklamalarda bulundu. Gümüş, pandemiye yönelik şu açıklamaları yaptı “ pandemi sürecinde bir eğitim-öğretim yılını daha geride bırakmış oluyoruz. 18 Haziran Cuma günü eğitim-öğretimin sonlandığı açıklandı ama kısmen telafi olarak da 2 Temmuz’a tamamlandı. Yaklaşık 16 aydır çocuklarımız okullardan uzak kalmış durumda. Bu süreç ağır bir süreçti, zor koşullarda eğitim-öğretimi yürütmeye çalıştık. Uzaktan eğitimin ne kadar sağlıklı olduğunu en sön yapılan LGS sınavlarında görmüş olduk.  Bu sınavda Türkiye genelinde çocukların doğru yapma ortalaması oldukça düştü özellikle sayısal bölümde LGS sınavına giren öğrencilerin ortalaması çok daha düştü. Buda eğitimin yüz yüze olmasını gerektiren bir göstergesiydi, bu süreçte aslında bütün yükü çeken eğitim çalışanlarıydı, eğitim emekçileriydi, eğitim emekçilerinin sırtından yürüdüğünü eğitim-öğretim için söylesek çok da yanlış olmaz. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı çok da hazır değildi bunun sebebi de uzaktan eğitim sürecinde uzaktan eğitimde çok ciddi sorunlar yaşanıyordu. Bakanlık EBA üzerinden, uzaktan eğitim üzerinden eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütmeye çalıştı ama bu iş tamamıyla el yordamıyla ve tamamen eğitim emekçilerinin öz verileri ile gayretleri ile yürütülmeye çalıştı böylelikle de gerek ilimizde gerek Türkiye’de 1,5 yıla yakın süreyi tamamlamış olduk.  2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı da resmen 2 Temmuz’da sonlanmış oldu, çocuklarımıza karne verdik ama karne törenleri yapılmadı. 16 ay boyunca akademik sosyal, fiziksel, psikoloji alanında öğrencilerde aynı şekilde bizlerinde zorlandığını söylememiz mümkün, burada asıl bizi ilgilendiren konu erişim sorunu yaşayan öğrencilerin durumudur. Sınavlarda artı katkı sağlanabilirdi ki bu sağlanmadı bu süreci Milli Eğitim Bakanlığı telafi eğitimi ile atlatabileceğini beyan etti ve onunla ilgili çalışmaları var. Bu yaz döneminde telafi eğitim adı altında bazı kurslar açılacak, açıldı da tabii bu şekilde telafi edilebileceği düşünülüyor ama biz burada telafi ile bu akademik kaybın yaz dönemi eğitimi ile katılmayacağını biliyoruz. Bu telafi eğitim sürecinde de özellikle de vakıfların, bazı gerici vakıfların ön plana çıktığı ve bunlarla yeni protokoller imzalandı hata sendikamızın bununla ilgili davalar kazanmış olduğu halde, iptal edildiği  halde onlar yapılarak yaz döneminde bu derneklerin, vakıfların tekrar faaliyete geçtiği ve öğrencilerimize dinci, gerici eğitim vermeye başladıklarını da çok iyi biliyoruz. Pandemi sürecinde özellikle özel okullara kaynak aktarımı fazla oldu aynı şekilde bu kaynak aktarımı devlet okullarına, kamu okullarına kaynak aktarımı olmadı tamamen velilerin ve eğitim çalışanlarının emekleri ile bu eğitim-öğretim faaliyeti yürütüldü. Erişim sorunu, biz yıllardır bu ülkede ulaşım ve haberleşmenin kamu malı olduğu ve kamuya ait olması gerektiğini söylerdik. Telekom’un satılması pandemi sürecinde ne kadar kayıp olduğu acı bir şekilde karşımıza çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı erişim sorunu için özelleşen Telekom’la özelleşen şirketlerle GSM şirketleri ile pazarlık yapar hale geldi ki oysa Telekom bu devletin, bu milletin malıydı satmış olmamız bize daha sonra böyle bir sorunu ortaya çıkardı. Bu durumda akademik anlamda ciddi kayıp yaşayan kuşakla karşı karşıyayız o yüzden yeni müfredatın değiştirilmesi geçmiş konuların yüz yüze eğitimde serpiştirilerek tekrar edilmesi şeklinde ancak telafi edilebileceğine inanıyoruz ayrıca eylül ayında da artık normal eğitim-öğretime geçiş sağlamayı sendika olarak da istiyoruz. Tüm toplumun en az %70’e yakın aşılanma yapılmadan olmasının mümkün olmadığını biliyoruz artık bu aşılanma sürecinin hızla ilerlemesinden dolayı eğitim-öğretim hayatına geçiş yapabileceğimize inanıyoruz. Normal eğitim hayatına devam etmek için elimizden gelen tüm katkıları yapacağız. Yeni dönemde yani eylül ayında eğitim-öğretimin başlaması ile 2020-2021 arasındaki kayıpların yüz yüze yeni müfredat ile çalışmaları yapılarak tekrar edilecek şekilde bir önceki senenin tüm konularını serpiştirerek yeni müfredatın oluşturulmasıyla yapılması bekleniyor. Tabii uzaktan eğitime katılamayan daha doğrusu güneydoğu Anadolu bölgesinde tarım işçilerinin, mevsimlik işçilerin çok fazla olmasından dolayı çocukların büyük bir oranı uzaktan eğitime erişemediler. Erişim sorunlarının yanında altyapı sorunlarının da yanında kendi özel koşullarından ötürüde özelikle yoksul ailelerin çocukları uzaktan eğitime erişemediler. Bunların ancak yüz yüze eğitim ile düzelebileceğini söylemek mümkün ayrıca özel bir plan yapılmadı fakat yapılmak zorundadır. Aslında yapıldı ama tablet temin edildi fakat internet erişimi altyapı sorunları ile birlikte sağlanamadığı için uzaktan eğitim mümkün olmadı ki tabletler tamamına ulaşılamadı. Birde eğitimde bu süreçte zorunlu olmaktan çıktı özellikle liselerde ciddi bir devam sorunu yaşandı zaten toplam 2020-2021 yılında toplasak 1 aylık dönemde bile yüz yüze eğitim olmadı. LGS sınavları açıkladığında ortalamalar ciddi düşüş yaşamıştı yine aynı şekilde üniversite sınavlarının sonuçları açıklandığında aynı durum söz konusu olacaktır. Bu süreçte Bakanlığın yaptığı eğitimi piyasalaştırma, özelleştirme düşünceleri olduğu için mevcut iktidarın ve bundan önceki iktidarların, bu sürecide aslında fırsat bildiler oldukça fazla yüklü miktarda kaynak ayırdılar. Özel okulların öğrenci sayısı yaklaşık 8 kat kadar arttı özel okullar kurs adı altında eğitim-öğretime kısmen devam ettiler. Velilerde bütün şartlarını zorlayarak özel okullara yöneldi ve merdiven altı kurslar çok fazla yaygınlaştı o dönemde tabii velilerin normal olarak çocuklarının gelecek kaygısından ötürü böyle bir çaba içerisine girdi aileler, bunların önlenebilmesi gerekiyor çünkü eğitim tamamen devletin işi olmalıdır yani sadece idareci olmak değil tamamen devletin işi halinde olmalıdır ” dedi.

Ücretsiz olmalı

Gümüş, eğitimin ücretsiz olmasına yanıt olarak şu ifadeleri kullandı “ eğitim kesinlikle ücretsiz olmalıdır. Herkesin erişimi sağlanmalıdır yani bugün kapanan köy okullarının 1 öğrencisi bile olsa tekrar faaliyet göstermesini biz sonuna kadar destekliyoruz. Sadece kitap gibi materyaller değil öğrencilerin ulaşımı da yemekleri gibi durumlarda karşılanmalıdır bugün baktığımız zaman İstanbul’da yaya bir öğrencinin ulaşımı günlük 50 lirayı bulurken aylık bir tutara vurduğumuz zaman 1500 lirayı buluyor. Aslında baktığımız zaman bu bir öğrenci için çok ciddi bir rakam özellikle bursla okuyanlar için çok fazla zor durumdur. Devletin görevlerinden biridir kendi çocuklarına, yurttaşlarına sahip çıkmasıdır ve eğitime ücretsiz, parasız ulaşım sağlamak zorundadır. Bu sağlık içinde geçerlidir aynı şekilde eğitim içinde geçerlidir bugün Artvin’de köy okulları olmayan ilçelerimiz var ” dedi.

KYK

Gümüş, öğrencilerin KYK borcuna yönelik şu açıklamalarda bulundu “ bu miktar alındıktan sonra işe başladığı zaman geri ödenmesi gerekiyor. Bence bu süreçte pandemi koşullarından ötürü tüm öğrencilerin KYK borçları silinmeli hiçbir öğrencinin borcu olmamalıdır. Bu devlet güçlü hepimize yeter kendi gencinin borçlarını silmek nedir ki bir devlet için bunu yapmak çok zor değil. Bir tane dolandırıcının önüne geçebilirse devlet tüm borçlarını silebilirler yani kesinlikle affedilmesi gerekiyor çünkü çalışmaya başladığı zaman geri ödemesini yapmakta bir öğrenci için çok zor. KYK borçlarını silmek devlet için çok kolay ve basittir aslında zaten burs almak zorunda olan öğrenciler yoksul öğrencilerdir ve işe başladıkları zaman bunu ödemesi ayrı bir külfettir. Burs alırken kefilde gerekiyor onlardan da tahsil ediliyor bu tutar yani kesinlikle affedilmesi gerekiyor tamamen silinmesi gerekiyor bu borçların ayrıca bizim faaliyetlerimizde arayı sıcak tuttuk tüm eğitim çalışanlarının aşılanması yönünde çalışmalarımız oldu Bakanlığına da baskılarımız bu konu dâhilinde oldu. Şu anda öğretmenlerin %80’i aşılanmış diyebilirim. En önemlisi de yüz yüze eğitimde değil çevrimiçi dönemde çok zorlandığımızı söyleyebilirim 26 yıllık öğretmenim bu dönem kadar zorlandığımı hatırlamıyorum. Uzaktan eğitim süreci çok ağır bir süreçti, sürekli öğrencilerin katılımını sağlamak zorundasınız, katılım sağlayamayan öğrencilere erişim sağlamak zorundasın ve öğretmenlik mesleği masada oturup yapılacak bir meslek değil sürekli aktif olunması gereken bir meslektir Bakanlığın özel bir bütçesi, özel bir çalışması bu anlamda olmadı. Akşam Bakan yaptığı açıklamada EBA üzerinden verilen eğitime yönelik açıklama yaptı güzel ama sahada öyle olmuyor tabii olmayınca da çokta bir şey ifade etmiyor ciddi erişim sorunları ortaya çıktı. Öğrencilere ulaşım sağlamak çok zordu aslında hepimizin sorunuydu bu süreç sadece bizim değil tüm dünyanın sorunuydu o yüzden birlikte el ele vermek en doğrusudur ” diye konuştu.