YEREL
Giriş Tarihi : 21-11-2021 17:07   Güncelleme : 21-11-2021 17:07

EKMEK ZAMMI TATMİN ETMEDİ, FIRINCILAR DERTLİ!

EKMEK ZAMMI TATMİN ETMEDİ, FIRINCILAR DERTLİ!

Ekmek fiyatlarına yapılan zam fırıncıları tatmin etmiyor. Asıl sorunun un fiyatlarında ki sürekli artışlar olduğuna dikkat çeken fırıncılar ekmeğe yapılan zammın çok fazla bir anlamı olmadığını belirtiyor.

Son dönemlerde ki zam kervanına ekmekte katıldı. Ekmeğe gelen yüzde 25 zam sonrası ekmeğin satışı 2.00 TL’den 2.50TL’ye çıktı. Ancak bu zam ne fırıncıları nede vatandaş nezdinde kabul görmüyor. Fırıncılar ekmeğe yapılan yüzde 25’lik zammın unda ki yüzde 60’ın üzerinde ki zam karşısında anlam ifade etmediğini söylüyor.

Fırıncı Ahmet Taş, un fiyatların da haftalık 20-30 TL civarında artış olduğuna dikkat çekiyor.

Taş, “Ekmeğe gelen zam um fiyatlarına göre yetersiz. Bir taraftan halk olarak düşündüğünde halkın alım gücü yok, esnaf olarak düşündüğün zaman unu alıp işleyip işçi ücretini ödemeye, dükkân kirası ödemeye benim de gücüm kalmıyor.

Un fiyatlarında oldukça yüksek artışlar var. Haftalık 20-30 lira bir gün sonrasında un fiyatının ne olacağı belli değil. Bu konuda da bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Yetkililerin elinde olan bir şey ama hiçbir yetkili merciden de bu konuda açıklama yok. Buraya gelen toptancı da bana her şeyde şuan peşinen çalışıyor. Hiçbiri ne vade ne gün vermiyor. Diyor ki peşin fiyatını şimdi öde ama beş gün içerisinde zam gelirse o fiyat farkını da senden alırım ondan sonra farkını gönderirim” dedi.

“Bir buçuk Yılda 110 TL’den 270 TL’ye”

17 ay önce bu fırını açtığımda Un çuvalının 110 TL olduğunu söyleyen Taş, “3-4 gün önce toptancı ile görüştük fabrika çıkışının 270 lira olduğunu söyledi. Bu zamlar her alanda var yağda var şekerde var ambalaj ürünlerinde var poşette var. Odunda dahi var. 160 liraya 180 liraya aldığımız odunu şuanda 350-400 liraya alamıyoruz. Poşet 5-6 liralardayken şuanda poşetin kilosu 14-15 lira. poğaça yağını 80 liraya alırken şuanda kolisi 250 lira. Yüzde 300 zam demek bu.  Bunların hepsi bir maliyet. Burada ağır yük küçük esnaflara fırıncıya bakkala biniyor.

Tasarruf etmeyi düşünüyoruz nereden tasarruf edebiliriz. Üründen yağını mı kısacaksın ununu mu kısacaksın ekmeğin, suyunu mu kısacaksın, tuzunu mu kısacaksın? Burada bana poşet lazım kağıt lazım eleman lazım benim burada o çarkı döndürmem lazım bugün bu işletmede 7 kişi çalışıyor. Hepsinin sigortası var. Dükkânın kirası var, stopajı var vergisi var. Fırıncılar kazanıyor zam yapmazsa ne olacak ki öyle bir düşünce vardı ama fırıncılık çok emek isteyen bir iş gecem yok gündüzün yok cenazen yok tatilin yok bayramın yok paran olsa ne olur hiçbir yere gidemez ama hiçbir yere gidemezsin köyde cenaze olduğu zaman bütün akrabalar hep beraber gidemiyoruz. Bu tür sıkıntılara katlanıyorken diğer taraftan bu tür şeylerle darbeyi yiyince ne yapacağımızı şaşırdık bütün fırıncılar böyle herkes de aynı sıkıntı var bu zamlar bizi bitirdi ay bitiyor kasaya bakıyoruz bomboş biz sadece şu an hizmetimizi verip dükkâna döndürmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“2,5 Lira Bile Bizi Kurtarmıyor”

“Ekmeğe gelen zammı ben istemiyorum 2,5 lira bizi kurtarmıyor” diyen Fırıncı Yüksel Yıldırım ise ekmeğin 3 veya üç buçuk lira olması gerektiğini belirtti.

Yüksel Yıldırım, “Şu anda 2,5 lira bile maliyetin altında bakkala götürdüğün zaman hepten altında 3 lira olsaydı belki esnaf biraz daha rahat ederdi unun çuvalı 160 liradan 270 lira pazartesiden sonra 304 te pazartesiden sonra olacak. Ona yüzde 60 küsur zam geldi. Ekmeğe yüzde yirmi beş zam geldi.

3 lira olsaydı belki birbirine dengeli olacaktı ama şu an verilen ekmeğe verilen zam az kar etmiyoruz Zarar ediyoruz zamlar bütün ürünlerde var. Bizim ana sermayemiz un ve Maya, Maya da yüzde 30 zam oldu elektrikte olan zamlar zaten belli şu anda kazandığımı sadece gidere kullanabiliyorum kardan vazgeçtim” şeklinde konuştu.

“Un Ve Ekmekte Ki Artışın Dolar İle Alakası Yok”

Un Ve Ekmekte Ki Artışın Dolar İle Alakasının olmadığını da söyleyen Yüksel Yıldırım, “Eskiden zammı Esnaf Sanatkarlar verirdi,   Faruk Çelik döneminde  tek bir elde toplayacağım dedi,  mesela berbere sabahtan gidersin Akşama zam yapar,  şu an sermayesiz dişleri söylüyorum çaycıya gidersin akşamında zam yapar,  lokantacıya gidersin zam yapar  bunlar sermayesiz işlerdir. Bir tıraş bıçağı 2 lira iken 20 TL olur o az görünür ama ekmeğe yüzde 25 tam yaparsın çok görünür. Bunu Bakanlığın takip etmesi gerekir,  buğday fiyatlarında aşırı derecede bir artış var dolarla alakalı da değil bu iş.  Dolar diyelim yüzde 30 arttı ekmek un yüzde yetmiş arttı bu alım sıkıntımız ile ilgili Rusya ile kazakistan'la Ukrayna ile ilgilidir bizim buğday aldığımız yerlerle ilgili sıkıntılar var. Örneğin buğdayın tonunu 200 dolardan alırken örnek veriyorum Her gittiğimizde 50 dolar 100 dolar zamlı bir şekilde aldık bu sefer 20 dolar 50 doları geçti 100 dolar şeklinde arttırmaya başladılar. Aslında Doların artışı da değil bu ekonomi yıpratma der diyeyim,  daha büyük işlerin oyunudur diyeyim bilmiyorum. Niye Kazakistan'ın buğdayı,  Rusya'nın buğday gelmeden bizim buğdaydan ekmek olmuyor, Bizim Buğdaylar ancak yem sanayisinde kullanılıyor,  kaliteli buğday olursa da birkaç tane fırıncı alıyor diğer geri kalanı yem sanayisinde kullanılıyor. Tarım yaparken bakım yapacaksın,  buna teşvik teşvik mi verecek tarımın alt yapısını destekleyecek,  buğday nasıl güzel olacak bunu mu değerlendirecek bilmiyorum,  ovalarımız boş duruyor Biz gitmişiz Özbekistan'dan  buğday alıyoruz,  Rusya buğday alıyoruz  veya Ukrayna'dan buğday alıyoruz. Durum böyle olunca da undaki zamlar kaçınılmaz oluyor. Burada iş Devlet yetkililerine düşüyor yoksa zamlar artarak devam edecek” ifadelerini kullandı.

Hatice Diler