YEREL
Giriş Tarihi : 08-06-2021 12:15   Güncelleme : 09-06-2021 10:29

En büyük engel ilgisizliktir

Engelli aileler için ziyaretler gerçekleştirilen programda Vildan Mura ve annesi Emine Mura yaşam hikayelerini anlattı.

En büyük engel ilgisizliktir

Engelli aileler için ziyaretler gerçekleştirilen programda Vildan Mura ve annesi Emine Mura yaşam hikayelerini anlattı.

Kimseye muhtaç olmayayım yeter

Bir yaşında yürürken felç geçirdiğini ve çocukken iki ayağı da felçli olduğu için hiçbir şekilde yürüyemediğini dile getiren Vildan Mura, babasının kendisini birçok kez Ankara’ya tedaviye götürdüğünü belirterek, “Tedaviden sonra bir bacağım açıldı fakat diğeri hala aynı. Bir bacağım diğerinden 13 cm kısa. Ankara da ayağım için özel ayakkabı yaptırdım. Çocukken rahat yürüyordum ama zaman geçtikçe zorlanmaya başladım. Bu yüzden engelimden dolayı dışarıya çok çıkamıyorum. 3 kardeşiz, ailem bana her konuda yardımcı olmaya çalışıyor. Bir yere gitmek istiyorsam kardeşimin aracıyla gidiyorum fakat araba yüksek olduğu için biraz zorlanıyorum. Evde kendimi idare edebiliyorum ama dışarıda pek öyle olmuyor. Engelli maaşı alıyorum. Kardeşimin karısı Sosyal Hizmetler’den engelli bakım maaşı alıyor. Dışarıda insanlar beni gördüğü zaman yardımcı olmaya çalışıyorlar. Toplum içinde engelim yüzünden bir ayrımcılığa uğramıyorum. Komşularım da eğer ihtiyacım varsa yardımcı oluyorlar. Bundan sonraki hayatımda da sağlıklı olayım kimseye muhtaç olmayayım yeter. Kimseye muhtaç olmamak, benim için en büyük dilektir” ifadelerine yer verdi.

Engelliler için lifti araç temin edilmesini rica ediyorum

Günlük hayatından, yaşam şartlarından, gittiği kurslardan ve faydalandığı hizmetlerden bahseden Vildan Mura, “Artvin de ki engelliler derneğinin hizmetlerinden yararlandım. Halk Eğitim’de bilgisayar kursu ve el işi kursları vardı bir sene boyunca o kurslara gittim. İlkokul mezunuyum. Okumak isterdim fakat eskiden çok kar yağdığı için yollar kapanırdı bu yüzden okula pek gidip gelemezdim. Okuyup bir yerlere gelmeyi çok isterdim, şimdi de okuyabilirim fakat gözlerim rahat vermiyor. Az görüyorum ve gözlerim ağırıyor bu yüzden yazıları pek okuyamıyorum. Günlük yaptığım işler ise sabah 7’de kalkıyorum balkona çıkıp biraz güneşleniyorum daha sonra kahvaltıyı hazırlıyorum. Yemeğimi yapıyorum ve daha sonra diğer ev işlerini yapıyorum ve dinleniyorum. Gece 10- 11 buçuk gibi yatıyorum. Yatınca kolum çok ağırıyor üç defa ortopediye gittim. Doğru dürüst ilaç vermediler ondan sonra da araya pandemi girdi daha da gidemedim. Covid-19 aşı sırası benim yaş aralığıma da geldi ve aşımı da oldum. Kimseyi eve kabul etmiyoruz, virüs korkusundan pek kimsede gelmiyor zaten. Bu süreçte tedbiri elden bırakmamaya çalışıyoruz. Hepimiz insanlara, komşu ilişkilerine hasret kalmış durumdayız. Pandemi den önceki günler güzeldi, umarım bu hastalık bir an önce biter yine pikniklere, gezmeye gidebiliriz. Sosyal hayatıma kavuşabilmem için Belediye Başkanımızdan engelliler için lifti araç temin etmesini rica ediyorum” dedi.

Kızım ayakta duramıyordu

Anne Emine Mura, felç kalan kızı Vildan Mura’nın hikayesini anlatarak, Vildanı bir yaşındayken iğneye götürdüğünü ve iğne yapılır yapılmaz mosmor olduğunu eve geldiğinde ise kızının ayakta duramadığını belirtti. Mura, “Ateşli iğneden dolayı çocuğum Vildanın felç olduğunu öğrendim. Bu benim için çok üzücü bir durumdu. Sonrasında kızım Vildan Mura tahtadan olan bastonuyla kayıp düştüğü için ayağını 3-4 defa kırdı daha sonra alçıya aldılar iki ay boyunca alçıda durdu ve iyileşti. Dışarıya çok çıkmadığı için genelde evin içerisinde düşüyor” diye konuştu.