YEREL
Giriş Tarihi : 28-10-2021 12:19   Güncelleme : 28-10-2021 12:19

“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”

“ERKEN TANI HAYAT KURTARIR”

Meme kanseri dünyada ve Türkiye’de, kadınlarda en sık rastlanılan kanser türleri arasında yer alıyor. Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde bu hastalıkla karşı karşıya kalabiliyor. Bununla birlikte erken tanı ile meme kanserinden kurtulmak mümkün olabiliyor. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle Artvin Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Volkan Soysal ile meme kanseri risk faktörlerini ve erken tanının önemini konuştuk.

Ailede Meme Kanseri Öyküsü Bulunanlar Dikkat!

“Meme kanseri memedeki hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması sonucu ortaya çıkar. Ülkemizde kadınların en çok karşılaştığı kanser türüdür. Sağlık bakanlığının başlatmış olduğu meme kanseri tarama programı sayesinde erken tanı ve tedavi imkânı artmakta ve ölüm oranları düşmektedir.” diyen Op. Dr. Volkan Soysal, meme kanseri risk faktörlerinden şu şekilde bahsetti: “Meme kanseri için bilinen risk faktörleri vardır. Bunların içinde aşırı kilolu olma, spor yapmama,  hiç doğum yapmamış olma veya 30 yaşından sonra doğum yapmış olma ve aşırı alkol kullanımı gibi kişinin kontrol edebileceği risk faktörleri olduğu gibi aynı zamanda ileri yaş,  belirli genlere sahip olma, ailede meme kanseri öyküsü bulunması, erken yaşta adet (mens) görmeye başlama ve menopoza 55 yaşından sonra girmek gibi kişinin kontrolünde olmayan risk faktörleri de mevcuttur.”

“Kendi Kendine Muayene Eğitimleri Veriliyor”

Erken tanı için kadınların bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Soysal, “20-40 yaş arasında kadınların ayda bir kendilerini muayene etmesini isteriz. 40 yaşından sonra ise kadınlar ayda bir kendi kendilerine meme muayenesi yapmalı ve yılda bir kez doktor muayenesine gitmelidir. Hastanelerin yanı sıra sağlık bakanlığının bünyesinde oluşturulan kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezlerinde de mamografi çekimleri yapılmakta ve kendi kendine meme muayenesi eğitimi verilmektedir” dedi.

“Meme Muayenelerini ve Taramalarını İhmal Etmeyin”

40 yaş üstü kadınlarda Mamografiyi desteklemek için meme ultrasonu da istediklerini dile getiren Dr. Volkan Soysal, “Meme kanseri taraması için polikliniklerimize başvuran 40 yaş üstü kişilerden mamografinin yanı sıra mamografi tetiklerini desteklemek ve sonuçların doğruluk oranını artırmak için meme ultrasonu da istemekteyiz. Özellikle 40 yaşında mamografi çektirmiş olmak ileride çekilecek olan mamografiler ile karşılaştırmak yapılabilmesi açısından çok önemli. 40 yaşında çekilen mamografiyi referans alarak daha sonra çekilen mamografilerdeki değişiklikleri saptama imkânı bulmaktayız. Mamografi, yoğun meme dokusunda yanıltıcı sonuçlar verdiği için 40 yaşının altında mamografi çekimi yapılmamakta. Bu neden ile ailesinde erken yaşta meme kanseri olan kişilerde meme ultrasonu ve gerekirse meme mr’ı yapılmaktadır. Buradaki önemli nokta ailedeki erken meme kanseri yaşından 10 yaş önce taramaya başlanmalıdır. Örnek vermek gerekirse annesi 35 yaşında meme kanseri olan kişi 25 yaşına geldiğinde meme kanseri tarama programına girmelidir. Yapılan tetkiklerde kötü huylu olmasından şüphelendiğimiz kitlelerden biyopsi almaktayız. Biyopsi işlemi ultrason eşliğinde küçük bir iğne yardımıyla yapılmaktadır. Bu biyopsinin sonucuna göre tedavi planlanması yapılmakta. Erken tanı ve gelişen teknoloji sayesinde kötü huylu bir kitle için bile büyük ameliyatlar yapılmasına gerek kalmadan tedavi edilebilmektedir. Bunun için en önemli nokta erken tanı konulmasıdır. Bu nedenle kadınların meme kanserinden büyük sorunlar yaşamamaları için meme muayenelerini ve taramalarını ihmal etmemeleri gerekir” ifadelerini kullandı.

HATİCE DİLER