YEREL
Giriş Tarihi : 14-01-2022 11:32   Güncelleme : 14-01-2022 11:32

ESKİYE YENİ HAYAT VERİYOR

ESKİYE YENİ HAYAT VERİYOR

Serap Akyüz, Hopa’da kendi dükkanında eski ürünleri geri dönüşümle yeniden kullanıma kazandırıyor. Dekoratif ürünler yapan Akyüz yaptığı işi çok sevdiğini söylüyor.

Pandemi döneminde evde kaldığı süre zarfında zamanını eski ürünlerin geri dönüşümü için harcadığını belirten Serap Akyüz, ahşam ürünlerine yeni boyut kazandırmanın verdiği mutluluğu aktarıyor.

Öncesinde akraba ve arkadaşlarının eşyalarını yenileyen Akyüz pandemiden sonra dükkan açtığını söyleyerek, “Açtığım yerin kadınlara özgü olmasını istedim. Bir kadının istediği zaman neler yapabileceğini göstermek istedim Kadınlar en çok pembeyi sevdiği için ben pek sevmem ama genel olarak pembe sevildiği için, bir de marangoz ile ilgili ne olabilir tornavida vida gibi ürünler olduğu için bu yüzden pembe vida olsun dedik ismi. İsmini birkaç kişiye sordum güzel tepkiler aldık ondan sonra da böyle bir isim koymaya karar verdik öylece İsmi Pembe Vida oldu. Pembe Vida olarak Hopa’da geri dönüşüm işi yapıyorum daha öncesinde evde yapıyordum kendi akrabalarımla ve kendi çevrem oluyordu bir senedir atölyem var atölyede geri dönüşüm yapıyorum. Aslında marangozlukta çokta usta değilim daha çok boya yapıyorum dekoratif boyalar olarak eski ürünleri alıp yeniliyorum. Mesela kitaplıklar olur küçük dolaplar olur o şekilde dolaplarda yapabiliyorum genel olarak ahşap ürünleri ile ilgileniyorum. Ayak değişimi yapıyorum arka taraflarında bir çürüme varsa onun değişimini yapıyorum. Pandemi Dolayısıyla geri dönüşüm yapmaya başladım evde çok sıkıldık ve bunaldık bir değişiklik olsun diye bir de bu konularda benim çok ilgim vardı. Sadece boyalara değil marangozlarda ilgim vardı bu şekilde başlamış oldum. İlk etapta müşteri ürünü getiriyor. Zımpara ile başlıyoruz zımpara işleminden sonra astar katımıza atıyoruz sonrasında iki kat veya 3 kat boya yapılıyor ve en son vernikleme işlemi var sonrasında ürünü teslim ediyoruz. Benim elimden matkap gören dönüp bir bakıyor bu ne alaka diye ama çevrem bilir ben hep böyleydim mesela ben gün parası ağlıyordum ardından hırdavatçı ya gidiyordum malzeme alıyordum. Arkadaşlarım makyaj malzemecisine giderken ben hırdavatçı ya gidiyordum vida falan alıyordum, bu konulara çok ilgim var” dedi.

Eşinin de desteğinin olduğunu dile getiren Akyüz, “Evliyim 3 çocuğum var, eşim hep destek oluyor beni zaten tanıyor Evde oturup da kendi başıma bir şeyler yapacak biri değilim böyle bir yer açmak benim hep hayalimdi hayalimi gerçekleştirdim ve o’da destek oldu. İlk başta da destek oluyor da şimdi de destek oluyor. Taşıma işlerini falan hep kendisine yaptırıyorum, zor işleri genelde kendisine yaptırıyorum. Çocuğum küçük 8 yaşında o da bana yardımcı olmaya çalışıyor matkap falan kullanabiliyor. İlk etapta arkadaşlarım destek oldu onlar alışveriş yapıyordu, küçük bir yer zaten burası boş kalmıyoruz çok şükür. Müşteri getiriyor ben onun hem tamiratını yapıyorum hem de boyama işlemini yapıyorum. İmalat işlemi de yapıyorum fakat çok fazla değil böyle gelen müşteriye bir yerde iki tane veriyorum genelde eski ürün alıyorum yeniliyorum ve teslim ediyorum işlemim genelde bu şekilde oluyor. Bazen bunu aldığım zaman bırakıyorum ertesi gün tekrar başlıyorum ama o gece rüyama bile giriyor onu bitirmem lazım çünkü elimden gelse gece gelip onu bitiririm öyle aklıma takılıyor o işi bitirmem lazım diye. İstediğim saatte kapatıyorum istediğim saatte açıyorum” diye konuştu.

Büyük ürünleri taşırken zorlandığını ama kadın isterse her şeyi yapabileceğini söyleyerek kadının gücüne değinen Serap Akyüz, “Tabii ki büyük ürünleri taşımak onları bir yerden bir yere götürmek ve zımpara yapmam. Gerektiği zaman dışarı çıkartmam gerekiyor bu işlemlerde biraz zorluyor. Tabii ki de beni yine de bir kadın isterse her şey yapabilir diye düşünüyorum. Şu anda tek başıma çalışıyorum herhangi bir çalışanım yok şu an biraz kendi başımayım ama İlerleyen zamanlarda kurslarda açmayı düşünüyorum bu işi severek yapıyorum öğrenmek isteyene ben destek olmak isterim her açıdan. Yanında çalışmasına bile gerek yok ben geldim desin girsin kapıdan başımın üstünde yeri var herkese elimden geldiğince yardımcı olmak isterim. Çıkardığım ürün önce beni memnun etmeli ben o şekilde çalışıyorum içime sinmeyen bir ürünü asla müşteriye teslim etmiyorum çağırıyorum geliyor bakıyor ve sonrasında teslim ediyorum, yani şu kapıdan mutsuz çıkamaz kimse mutlu çıkmadı benim için. İşimdeki başarının en büyük sebebi bu olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Evinde çoğu ürünün geri dönüşümle yeniden kullanılmaya başlandığını vurgulayan Akyüz, oğlunun odasını baştan aşağı kendisinin yaptığını aktararak yaparken en çok zevk aldığı ürünü şu ifadelerle anlattı: “Bana en çok üçlü zigon sehpalar geliyor, onların dışında vitrinler geliyor orta sehpalar geliyor yatak odaları mutfak dolapları gibi ürünler geliyor. Bir tane Atatürk panosu vardı resmî kurumlarda olan onu çok eski olduğu için atıyordular onu ben büyük bir ayna yaptım aynanın kenarlarını da Desenler yaptı o desenleri altın varaklar uyguladım o ürün çok hoşuma gitmişti şimdiye kadar yaptığım en güzel ürün Bence oydu en çok sevdiğim ürün olmuştu.Ben oğlumun odasını boyadım mobilyalarını komple boyadım ona bir tane çalışma masası yaptım kendi başıma, oturma odamda var diğer odalarda da var. Birinin evine gidiyorum söylemek de istemiyorum direkt aklıma şunu şöyle yapsak diye bir sürü fikir geliyor. Ben eski şeylere çok önem veriyorum o büyük bambaşka bir şey eski eşyalar da olan tat ve koku gıcırdaması bile çok hoşuma gidiyor.”