YEREL
Giriş Tarihi : 12-04-2022 10:49   Güncelleme : 12-04-2022 10:49

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMUYOR

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMUYOR

Ekonomik krizin etkisi her geçen gün halkı daha da etkiliyor. Fiyat etiketleri bazen gün içinde 3-4 kez değişirken, üç kuruşun hesabını yapmak zorunda kalan vatandaşın poşeti her gün daha da az doluyor.

Zirve yapan hayat pahalılığı, Artvin’de de vatandaşları olumsuz etkiliyor. Pazartesi günleri kurulan halk pazarında fiyatları gören vatandaşlar poşetleri boş şekilde ayrılıyor.

Kıvırcığın tanesi 20 lira, marul 10 lira, Domates, salatalık 20 lira biber ve patlıcan ise 35 liradan pazar tezgâhlarında yerini alıyor.

Fiyatlar vatandaşın da pazarcının da canını sıkmış durumda. Pahalılığın altında ezilen vatandaşın pazarcıyı suçladığını ama kendilerinin de elinden bir şey gelmediğini söyleyen pazarcı Mehmet Yavuz, “insanlar pahalılığın stresini bizim üzerimizden atıyor. Fiyatı yüksek bulan bize kızıyor. Fiyatlar daha da yükselecek. Daha kötü günler bekliyor. Çileğin kilosu 50 lira parası olan alıyor. Muz 20 lira, havuç ve turp 7 buçuk lira onlarda fazla artış olmadı. Sadece sebze meyvede değil her şeyde acayip pahalılık var. Ekmeği önceden kaça alıyorduk şimdi kaça alıyoruz. Fırıncıya da ekmek fiyatları için kızsan o da der ki unun çuvalını kaça alıyorduk şimdi kaça alıyoruz. Poşetin paketini bir yıl önce 5 liraya alıyorduk şimdi alıyoruz 25 liraya. Mazotu 6.40’dan alıyorduk şuan 20-24 arasında alıyoruz. Herkes için zor alıcı için de zor satıcı için de. Biz bu ürünleri bahçemizde üretmiyoruz ki fiyat konusunda bize kızıyorlar bizde para ile alıyoruz ayrıca aldığımız ürünün çürüğü satılmayanı her gideri de bize ait. Vatandaş bizi artık üzmesin. Birbirimizi üzmenin anlamı yok” dedi.

Pazar alışverişine çıkan Şükrü Yıldız, fiyatlar yüzünden Pazar tezgâhlarına yaklaşamadıklarını söyledi. Köylü olduğunu ancak üretim yapmadığını bunu da üretim aşamasındaki masrafların pahalılığına bağlayan Yıldız, ne üretim ne de tüketim yapabildiklerini belirtti.

İbrahim Bayraktar da pahalılıktan yakınarak düşen alım gücüne değindi. Türk lirasının değer kaybettiğini aktaran Bayraktar, “insanlar ne yapacağını şaşırdı. Bu gidişata acilen dur denilmeli” diye konuştu.

Pazar poşetini dolduramadığını dile getiren bir vatandaş da “Domates 20 lira poşetim dolamdı ama cebimden 100 lira çıktı vatandaş ne yapsın buna. Akaryakıt düşmeden fiyatlar düşmez. Dolar düştü akaryakıt düştü mü? Çiftçi ne yapsın mecbur pahalı satacak bende köylü olsam böyle yapardım. Ama bunu pahalı satan üretici de değil. Tüccar köylüden alıyor iki liraya ürün pazara gelinceye kadar oluyor 10 lira. Bunun denetimi neden yapılmıyor? KDV indirimi asla fiyatlara yansımadı. İndirim yapılmadan önce zeytinyağı 150 liraydı KDV indirimi oldu ama yağda indirim olmadı” ifadelerini kullandı.

Köyünde kendi ürettiği ürünleri pazarda satışa çıkaran üretici kadın Hatice Aksoy, gün içerisinde sattıkları ürünlerin parasını da akaryakıt için harcadıklarını ifade etti. Organik köy yumurtasını 2 liradan satışa sunan Aksoy piyasaya göre ucuz sattığının altını çizerek, “ben 60 yaşındayım sebze meyve alacağımız zaman meyveyi geri bıraktığımı hatırlamıyorum. Şuan bir meyve alacağımız zaman bunu alsak mı almasak mı diye düşünüyoruz. Vatandaşın alım gücü yok köylünün işi de bitti. Otun kilosu 5 lira. 150 lira ile köyden pazara gidip geliyorduk şimdi 300 lira ile gidip gelemiyorsun. Pazarda sattığımızı da mazota veriyoruz. Ben ürünlerimi satıp eve giderken arkadaşlardan en güzel meyveyi sebzeyi alırdım şimdi bir çeşit meyve alsak ikincisine bakamıyoruz bile. Ben yine öyle ya da böyle alıyorum ya hiç alamayan ne yapacak?” şeklinde konuştu.

 

HATİCE DİLER