YEREL
Giriş Tarihi : 10-01-2023 13:53

Gazetecilerin Gözünden Gazetecilik

Gazetecilerin Gözünden Gazetecilik

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Dolayısıyla Artvin yerel ve ulusal basınında aktif olarak çalışan gazeteciler sektör hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gazetecilerin ortak isteği ise daha özgür bir ortamda objektif haber yapabilmek oldu.

Artvin’in temel sorunlarını  haberleriyle gündeme taşıyan basın mensupları ilin gelişimine, tanıtımına da büyük katkı sağlıyor.

Türkiye’de 1962 yılından beri kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Artvin’de çalışan yerel ve ulusal basın emekçileri duygu ve düşüncelerini dile getirdi.

Demokrasinin dördüncü kuvveti olarak adlandrılan, kamuoyunun haber alma özgürlüğü hakkını yerine getiren Artvin’deki basın emekçilerinin her biri de ayrı hikayeler barındırıyor.

“Çalıştığım iş yerinin sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyorum”

17 yaşında muhabir olarak başladığı meslekte büyük gelişim göstererek kendi gazetesini kuran Betül Ardıç Aykan,  “Ben 11 yıldır bu mesleği icra etmekteyim. Gazetecilik gönül işidir. 11 yıl önce bu kadar ilerleyeceğimi düşünmeden meslek hayatıma henüz 17 yaşındayken başlama fırsatı bulmuştum. Çok severek yaptığın bu meslekte şimdi çalıştığım iş yerinin sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Mesleğimin en sevdiğim yanı sürekli aynı iş yapmamak ve aynı yerde bulunmamak olsa gerek gazetecilik özgürlük de diyebilirim. biz gazeteciler özgürlüğümüzle farklılıklar yaratmayı, her olaydan bir detay çıkartarak özen ile haberleştirmeyi ve insanlar içinde olmayı çok seviyoruz. İstediğimiz her alana girebiliyor ve her alanda Mesleğinizi icra edebiliyoruz. Fotoğraf video ve haberlerle anı ölümsüzleştiriyor insanların geleceğini vesika bırakıyoruz. Bu özel günümüzde bizleri unutmayan gazeteciler günümüzü kutlayan herkese de teşekkür ediyoruz.” dedi.

Yerel basın bana çok şey kattı

Mesleğe Dost Artvin gazetesinde muhabir olarak başlayan ve 12 yıldır artvinde basın sektöründe alın teri döken AA muhabiri Yusuf Okur, bulunduğu konuma gelme sürecinde yerel basında çalışmanın avantajlarını yaşadığını dile getirerek, “İstanbul Üniversitesi gazetecilik bölümünden 2010 da muzun oldum. 5 Kasım 2010 da Dost Artvin gazetesinde gazetecilik mesleğine Artvin’de başladım. Yeditepe Dost Artvin gazetesinde yazı işleri müdürü ve muhabir olarak çalıştıktan sonra 6 Mart 2017 tarihinde Anadolu Ajansı’nda şirketten çalışmaya başladım 2019 Temmuz ayında da ajansın kadrolu Muhabir olarak Artvin il sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Yerel basın bana çok şey kattı. Deneyim kazandım insanları tanıdım çevre edindim hepsi yerel basının sayesinde. Anadolu Ajansı’nda başlamam da mihenk taşı yerel basındaki çalışmamdır. İletişim fakültesi nde okurken arkadaşlarımızın yarısından çoğu TRT’de ya da Anadolu Ajansı’nda çalışmanın hayalini kuruyordu. Ben de sektörde ki geçmişi en eskiye dayanan Türkiye cumhuriyetinden bile daha eski bir kurum olan Anadolu Ajansı’nın personeli olarak gazeteci olarak görev yapmanın mutluluğunu onurunu kıvancını yaşıyorum” diye konuştu.

“Gazetecilikte iktidar baskısının her gün artığını gözlemleyebildik”

Artvin’de Haber Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dilan Şahinbaş, gazeteciliğin özgür bir ortamda yapılması gerektiğine değinerek, “2013 yılında Kastamonu Üniversitesi’nde Gazetecilik Bölümü okumaya başladım. Liseden beri istediğim bölümdü. Üniversitede birinci sınıfı bitirdikten sonra 2014 yılında Birgün Gazetesi’nde çalışmaya başladım. Benim için çok iyi olmuştu, gazeteciliğin, haberin nasıl yapıldığını, nelerin haber yapılması gerektiğini öğrenmiştim. Tabi o süreçlerde siyasi iktidarın basına, medyaya baskısı günümüz kadar yoktu ama yine vardı. Ben çalışmaya başladığımda İstalbul’daydım, neredeyse her gün büyük fabrikalarda işçiler greve çıkıyordu ve işçiler haklarını alıyordu. Bizde bunları haber yapıyorduk. Dediğim gibi o dönemlerde haber kaynakları olsun ve gazetecilerin işlerini yapması biraz daha kolaydı. 2014 yılından bugüne kadar bir dönem Dokuz8 Haber’de stajerlik yaptım. İnternet haberciliğinde kendi adıma söylemek gerekirse beni biraz köreltmişti. Çünkü oturduğumu yerden haber giriyordum. 2017 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra Artvin’e gelerek Birgün Gazetesi’nin Doğu Karadeniz sorumlusu oldum ve Artvin muhabirliğini yaptım. 2020 yılında yerel basında çalışmaya başladım. Geçen süre içerisinde iktidarın baskısını her gün artığını gözlemleyebildik. Bu süreçte birçok gazeteci yargılanıyor, birçok gazeteci hapishanede mağdur bir şekilde hayatlarını sürdürüyor. Umuyorumki önümüzdeki yıllarda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tam anlamıyla kutlayabiliriz ve özgür bir şekilde haberlerimizi yazabiliriz.” İfadelerini kullandı.

“Artvin’de haber bulmak bazen zorlaşıyor”

Kentte 17 yıldır gazetecilik yapan İhlas Haber Ajansı(İHA) muhabiri Adem Güngör, ulusal basında ses getiren birçok habere imza attığını anca kentin genel yapısından kaynaklı olarak haber konusu bulma noktasında sorunlar yaşandığına değinerek, “2007 yılında mesleğe başladım. 17 yıllık meslek hayatımda ilk olarak 08 Haber ve 08 Radyo isimli yerel bir haber sayfasında başladım. Burada 6 ay çalıştım. Çoruh Postası adı altında Artvin’de günlük yayın yapan 4 gazetenin birleştiği bir ajansta çalıştım. 10 yıl aynı zamanda Doğan Medya Grubu’nda çalıştım. İlk haberimi Yeşil Artvin Derneği’nin geniş katılımlı bir toplantısı vardı, o toplantının haberini yaptım. Yerelde uzun süre çalıştım. Doğan Medya Grubu’ndan ayrılarak Demirören Medya Grubu’nda 1,5 yıl çalıştım ve İlhas Haber Ajansı’nın teklifi üzerine İhlas Haber Ajansı’na geçtim. Özellik Doğan Medya döneminde Cerattepe ile ilgili yaptığımız haberler ülke çapında çok ses getirmişti. Yerelde günlük yayın hayatına geçtiğimizde büyük mücadeleler verdik haber akışı, haber yönü, haber bulma gibi sorunlar yaşadık.” şeklinde konuştu.

“Özendiğim mesleği icra ediyor olmak  gurur verici”

Murgul Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, Gündem Artvin Gazetesi sözleşmeli muhabiri Hatice Diler, yabancısı olduğu bir şehirde mesleğini sürdürmeye çalışmanın verdiği sorunara değinerek, meslek hayatına başlama serüvenini şöyle aktardı: “Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunuyum. Aslen Erzurumluyum. Okula başlamadan önce gazeteci olmak gibi bir fikrim yoktu açıkçası. Fakat aldığım eğitimler doğrultusunda mesleğime saygım ve sevgim oluşmaya başladı. Gazeteciliğin ne olduğunu idrak etmeye başladığımda anladım ki ben bu meslekten başka bir mesleği bu kadar sevemezmişim. Geçmişe dayalı olarak kendimi sorguladığımda 2007 yılında gazeteci Hırank Dink suikasti olduğunda daha ilk okula gidiyordum. 5’nci sınıf öğrencisiydim ve bu olaydan çok etkilenmiştim. Okulda öğretmenime ve arkadaşlarıma hep bu konudan bahsediyordum. O kadar bahsetmiştim ki dönem sonunda sınıf arkadaşlarımızla yaptığımız bilgi yarışmasında guruplar berabere kalmıştı ve öğretmenimiz joker soru olarak ‘Hatice’nin her zaman bahsettiği suikaste uğrayan gazetecinin faili kimdir’ diye sormuştu ve bildiğim için bizim gurup kazanmıştı. Bunun gibi birçok hatıram var şimdilerde kafamda yerine oturan. Muhabirlerin haberi nasıl yaptıklarını nasıl yazdıklarını merak eder ve gazete okur ve gazetede ismi çıkan muhabirlere özenirdim. Okula başlayınca da evet ben bu meslek için varım dedim. Sektörde sahalarda işin mutfağında hep olmalıyım dedim eğer sahada olamazsam da bu işi birilerine öğretmeliyim fikri vardı ve bunun için de şuan kendi bölümümde yüksek lisans eğitimimi sürdürüyorum. Mezun olunca birçok medya kuruluşuna gittim ve ben mezun oldum işe alın beni dedim. Pandemi üstü olduğu için de birçok kişi eleman çıkarıyoruz yeni birini alma imkanımız yok dedi. Sonrasında Artvin’de böyle bir boşluk olduğunu öğrenince konfor alanımdan çıkıp bir adım atmak istedim. Çünkü işimiz iletişim üzerine ve hiç bilmediğin bir şehirde bunu yapacak olmak oldukça zorlu olacaktı. İyiki bu adımı atmışım. Buradaki basın sektöründe çalışan arkadaşlarım büyüklerim de sağolsunlar beni aralarına aldılar ve deneyim kazanmama yardım ettiler. Yeni bir şehirde kendimi birilerine tanıtma sürecimde oldukça özverili çalışmak zorunda kaldım. Artvinli meslektaşlarım bir haberi bulmak için daha az efor harcarken ben bunun iki katı çalışmak zorundaydım. Bu zorluğu göze alarak geldim zaten. Bir buçuk yıldır buradayım kendimi Artvinli gibi hissediyorum, insanlar artık beni tanıyor ve gazeteci hanım diyerek yolda selam veriyor.  Artık haber noktasında tıkanma yaşasam da her güne bugün nerede haber yapacağım hangi yeni insanla tanışacağım heyecanı ile uyanıyorum. Bu bile benim için oldukça heyecan ve mutluluk verici. Bu süreçte başta bana güvenip işe aldığı için iş verenim İsmet Başar’a, çalışma arkadaşlarıma ve sahada olup bana işin mutfağını öğreten meslektaşlarıma çok teşekkür ederim.”

“Her şeye rağmen gazeteciliği seviyorum”

TRT Haber Muhabiri Fatih Tüysüz, çocukluğundan beri ilgi duyduğu mesleği icra etmenin verdiği mutluluğu yaşadığını kaydederek, çalışma hayatına geçiş sürecini şu cümleler ile aktardı: “Çocukluğumdan beri fotoğraf makinelerine karşı merakım vardı. Harçlıklarımı biriktirip ilk fotoğraf makinesi aldığımda çok sevinmiştim. Ozaman Rus Pazarı vardı. Onlar dan pozlu flimli ve üzerinde büyük flaşı olan çok güzel fotoğraf makinesi almıştım. Fiyatını çok hatırlamıyorum ama yazın 3 ay çay ocağında çalışıp paramı biriktirerek aldığımı hatırlamıyorum. Orta okul ikinci sınıfta gidiyordum. Televizyonda çıkan haberleri nasıl çekiyorlar ekrana nasıl yansıtıyorlar hep merak ediyordum. Özellikle kış aylarında ozaman çok kar yağardı Çakmakçılar mahallesinden Karadeniz Bakır ilk okuluna zar zor gelirdik orda okulların tatil edildiğini öğrenirdik. TV’de haberlerde hep geç çıkardı okulların tatil edildiği haberi. Yıllar geçti fotoğraf makinesine kameraya olan merakım hiç bitmedi. Bu durumun iler de mesleğim olacağını hiç tahmin etmezdim.  Lise, Üniversite Bilgisayar Programcılığı üzerine eğitim aldım fakat aklımda hep gazetecilik vardı. Hayat şartları beni mesleğe itiyordu. 2010 yılında Ağız Diş Sağlığında Bilgi İşlem olarak çalışmaya başladığımda TRT HABER Artvin Muhabirliği ( kaşeli) teklifi geldi. Tabi o zamanlar çok fazla bilgi ve deneyime sahip olmadığım için tereddüt ederek kabul ettim. TRT ekipman göndermediği için yine maaşımla 680 TL ye küçük el kamerası aldım. İlimiz de o zamanlar aktif gazetecilik yapan Tolga Gül, Adem Güngör, Hakan Aydın gibi abilerimden de destek alarak haber yapmaya başladım. Bir çok haberimi TRT Haber ekranında görünce çok mutlu oluyordum. Ozaman haber takip sistemi olmadığı için sürekli ekranı takip ediyor sadece izlemekle yetiniyordum. 2011 de askerlik vazifem dolayısıyla TRT Haber temsilciliğini bırakmak zorunda kaldım. Askerlik ve farklı işler nedeniyle biraz ara verdiğim TRT Haber muhabirliği ne yeniden 2015 yılında sözleşme imzalayarak kaşeli (haber başına ücret alan) olarak başladım. İlimizin tanıtımı noktasında sosyal, kültürel, turizm alanında bir çok haberi ekranlarda dünyaya gösterdim. Bu durum benim hayallerimi de yükseltti ve ekranda canlı yayına çıkmak istiyordum. Tabi ne bunun eğitimini almıştım nede ona göre hazırlığım vardı. Dünya genelinde Covid -19 Pandemisi çıkınca bu sefer bir sürü yasaklar geldi. Tabi bu durumda il muhabirlerine yeni bir kapı araladı.  O süreçte lugatımıza karantina diye bir kavram ve yaşam şekli girdi. Türkiye de ilk ilçe merkezi olarak Borçka ilçemiz karantinaya alındığı haberini yapmıştık. Bunun üzerine TRT Borçka'dan canlı yayın istedi. Bende ilk canlı yayınımı sabah 9 da Yusuf Okur' un da büyük desteğiyle Borçka dan gerçekleştirmiştim. Çok heyecanlıydım. Teknik aksaklıklar olmasına rağmen başarılı 2 dk yayın yapmıştım.. Pandeminin yoğun olduğu iki aylık süreçte yaklaşık 70 tane canlı bağlantı yaptım. Bu durum kişisel gelişim konusunda beni daha çok kamçıladığını fark ettim . TRT nin vermiş olduğu eğitimlere katıldım. Yaptığımız işi daha profesyonel yapmak için eğitim şarttı. Şimdi çok şükür ilimizde olan biten bir çok konuda haber alıp doğru ve tarafsız şekilde takipçilerimizle paylaşıyoruz. Artvin küçük serhat bir il olmasına rağmen son dönemlerde ulusal medya da en çok adı geçen il haline geldi. Bu duruma gelmesin de emeği olan tüm gazeteci arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Şunu da ifade etmek istiyorum bu işin parası oldukça yetersiz bu gönül işi derler ya tam da öyle. Mesai saatleri olmayan her an her koşulda hazır olmanı gerektiren ve pahalı malzemeler gerektiren bir iş. Her şeye rağmen gazeteciliği seviyorum. Ömrüm yettiği kadar bu mesleği devam ettirmeyi düşünüyorum.”

“Basın kamuoyunun en temel sac ayaklarından birisidir”

 Artvin’de Haber Gazetesi Muhabiri Ayşe Özder ise, gazeteciliğin kamuoyunun sesi, gözü kulağı olduğuna değinerek, “5 yıldır Artvin basınının bir parçası olarak gazetecilik mesleğini icra etmenin mutluluğunu yaşadığımı öncelikle vurgulamak isterim. Basın kamuoyunun en temel sac ayaklarından birisidir. Mümkün oldukça nesnel bir gazetecilik mesleğini icra etmek için görevimizi yerine getirmek için her koşul ve şartta çalıştığımızı belirtmek isterim. Ülkemiz ve Artvin’imiz de basın mensubu olarak görev yapmanın zorlukları olmasına rağmen kamuoyunun doğru bilgiyi alabilmesi için yapılması gerekenleri imkânlar koşulunda basın mensupları olarak yapmaya çalışıyoruz. Tabii ki gazeteciliğin zorlukları kadar güzel yanları da yok değil. Bir konu veya olay olduğun da insanların bizleri arayarak soru sormaları, bilgi almaları ve fikrimizi sormaları beni her zaman mutlu etmiştir.”

“Mezun olur olmaz iş bulmak mutlu edici”

Muhabir Ali Eray Çelik, mezun olur olmaz sektörde kendine yer bulmuş olmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “2017 yılında Kocaeli Üniversitesi’nde Gazetecilik bölümünü okumaya başladım. 2020 yılında 7 arkadaşla beraber Birgün Gazetesi’nin Genç Birgün ekinin editörlüğü yaptım. bu süreç içinde gazeteciliği gerçek anlamda öğrenmeye başladığımı düşünüyorum. Çünkü üniversitelerde verilen eğitimin yetersiz olduğunu gördüm. Gerek materyal eksiklikleri olsun gerek eğitimin kalitesinin yetersiz olması olsun bana faydasının olmadığını anladım. 2021 yılında Birgün Gazetesi’nin Kocaeli Muharbirliğini yaptım ve daha sonra Kocaeli’de yerel bir haber sitesinde çalıştım. Bu süre zarfında muhabirlerin, kötü şartlar altında, asgari ücretinin altında maaş ve sigortasız bir şekilde çalışmak zorunda kaldığını gördüm. Üniversiteyi bitirdikten sonra Artvin’de yerel gazetede çalışmaya başladım ve çalışmaya devam ediyorum. Genel olarak Türkiye’de medya sektörüne siyasal iktidarın büyük bir baskısı olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Küçük şehirde haber yapmak zor oluyor”

08 Ajans sahibi Mustafa Ufuk Şişman, iletişim fakültesini bitirdikten sonra başladığı meslek hayatında ajans kurmanın verdiği haklı gururu yaşadığını dile getirerek, “2020 yılında mezun oldum. Ortağım Yuran Altınkaya ile 08 Ajansa ortak oldum. Ben haber ve montaj işleri ile ilgileniyorum. Mesleğimiz her geçen gün kendini yenileyen, sürekli güncellenen bir sektör olduğu için bende sürekli araştırmalar yapıyorum. Kendimi nasıl geliştirebilirim noktasında çalışmalarım devam ediyor. Artvin şehir yapısı olarak gazeteciler için hem rahat hem de oldukça sıkıntılı bir yerdir. Rahatlık olarak burada herkes birbirini tanıdığı için hiyerarşik konumlşarda hızlıca en üst mevkiye ulaşabiliyor ve en doğru bilgiyi alabiliyorsunuz. Rahatsız olan yanı da çok sakin bir şehir ve yeni günde ne haber yapacağım sıkıntısı çok oluyor. Bir yerde tekrara düşmek zorunda kalıyoruz” şeklinde konuştu.

“Teknoloji ile herkes gazeteci oldu”

Çoruh Postası Gazetesi imtiyaz sahibi 33 yıllık gazeteci Tolga Gül, 33 yıllık meslek hayatında gelişen teknolojinin avantaj ve dezavantajlarından bahsederek, “Teknolojinin imkanları çok arttı eskiden habercilik çok daha zor bir meslekti ama bir taraftan zorlukları da beraberinde getiriyor habere hızlı gitmemiz gerekiyor hızlı ulaştığımız gibi de haberi hızlıca yayınlamamız gerekiyor. Ülkemizdeki bütün vatandaşlar haberci oldular sosyal medyanın artması ile beraber bununla beraber gazete biraz daha önemini yitirdi. Daha çok sosyal medya ve internet biraz daha önemli hale geldi ama her şeyin başında tabii ki maliyetlerin çok artmış olması ekonomik anlamda hepimizi zorluyor. Özellikle çalışan gazeteciler anlamında da büyük sıkıntılar var. Biraz daha düşük ücretler ile çalışıyorlar ülke genelinde. Ben aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunda Basın Etik Kurulu üyesiyim ve aynı zamanda Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Denetleme Kurulu Başkanıyım. Buralarda da sesimizi duyurmak anlamında birçok çalışmalarda bulunuyoruz çalışan gazetecilerin sosyal haklarını, ekonomik imkanlarını arttırabilecek çalışmalarda bulunmaya gayret gösteriyoruz. Sadece çalışan gazetecilerin değil onları çalıştıran basın kuruluşlarının da gün geçtikçe maalesef ekonomik anlamda daha dar boğaza girdiklerini görüyoruz. Ben geçmişte değerlendirdiğim zaman çok daha basının baskı altında olması ile ilgili olarak çok da değişen bir şey olduğunu düşünmüyorum. Geçmişte de vardı bugün de var. O zaman da birçok şeyden çekindiğin şeyler oluyordu bugün de yine öyle çok fazla aslında basılan özgürlüğü noktasında olumlu yönde bir gidişimiz yok aksine olumsuz yönde gidişimiz var. Yine de bu mesleği seviyoruz ısrarla yapmaya devam ediyoruz, devam da edeceğiz diye düşünüyorum. Artvin yerelindeki gazetecilerin kendilerini çok ciddi anlamda geliştirmeleri gerekiyor sektör çünkü her geçen gün gelişiyor ve değişiyor. Ekonomik şartlar tabii ki bu hususta hepimizin belini büküyor ama bir taraftan da ne olursa olsun insanların kendini geliştirmesi gerekiyor daha çok koşturması gerekiyor çevresine karşı, insanlara karşı duyarlılığını arttırması gerekiyor. Sadece önüne gelen haberler değil daha çok özel haberleri yönlenmeli ve özel haberlerden bir şey çıkartmalı topluma farklı yönlerden bakma noktasında kendilerini geliştirmeleri lazım bir yerine kanalize olmamaları ve siyasi yönde de bence hiçbir yere kanalize olmamaları gerekiyor duyarlı olun tarafsız haberleri Mümkün oldukça yapabilmelerinde fayda var. Gazeteci toplumun aynasıdır öncelikle birçok beklediği şeyi öncelikle kendisi yapacak önce kendisi tarafsız olacak önce kendisi fikirlerini açıklarken veya yayınlarken birçok konuya dikkat etmesi gerekiyor hakaret iftira türü şeylere girmemesi gerekiyor. Gazeteciyim ben her şeyi yaparım değil basenetik kuralları gereğince davranarak gazeteciliğini sürdürmesinde fayda var gazeteci arkadaşlarımızın. Eğitim, kurum içi eğitimler, kendini geliştirici eğitimlere devam eden gazeteci oldum, ben 33 yıldır bu sektördeyim ama 33 yıldır hala daha kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Birçok meslek İlçe eğitim toplantılarına katılıyorum elimden geldiği ölçüde kendimi aktarmaya kendimi iğnelemeye devam ediyorum tabii ki eksiklerimiz var ama elimizden geldiğince mesleğimizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içerisindeyiz arkadaşlarımızın da öyle olmalarında fayda var.” diye konuştu.

“Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada gazetecilik sıkıntılı bir meslek”

Gazeteci Sami Özçelik, yöneticilerin eleştirel haberlere karşı tavır aldıklarına değinerek, “Çalışan gazeteciler günü bir folklor gösterisi gibi kalıyor çünkü o gün siyasiler, bürokratlar toplumun çeşitli kesimleri gazetecilere methiyeler yağdırıyorlar, birçok süslü laflar ediliyor ama 364 gün boyunca da asla yazdıklarına sadık kalmıyorlar. Dolayısıyla çalışan gazeteciler gününün altı asla dolu değildir birçok şeyin boş olduğu gibi. Mevlana'nın güzel bir sözü var "ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol" bizleri eleştirin diyorlar, eleştirince de küsüyorlar. Çalışan gazeteciler günü gazeteciler için önemli yani bana birisinin mesaj yazıp yazmaması hiç umrumda değil biz gazeteciler gerçekten hangi koşullarda çalışıyoruz ekonomik ve diğer alanlarda sıkıntılarımız nelerdir yılda bir kere bunlar gözden geçirmek için bir fırsattır bence. Hakkımızı alabiliyor muyuz mesela ekonomik olarak bir aileyi geçindirebilir mi bir gazeteci mesela bunların sorulması lazım. Bize yapılan şu Vali çağırıyor, kaymakam çağırıyor burada bizleri dinleyeceklerine kendilerini anlatıyorlar dolayısıyla bizim hiçbir söz hakkımızda olmuyor. Biraz da bize sormaları lazım sizin derdiniz nedir bugün sizin gününüzdür bugün de siz konuşun demiyorlar kendilerini anlatıyorlar. Tabii ki anlasınlar, anlatmasınlar demiyorum ama biraz da bizleri dinleyin. Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada gazetecilik sıkıntılı bir meslek durumuna düştü. En demokratik ülkeler bile gazetecilere aslında sevmiyorlar bu bir gerçek çünkü bir yanlış yapıldığı zaman bunu dile getirecek olan tek meslek grubu gazetecilik mesleğidir. Maalesef ülkemiz için çok üzüldüğüm şeyi özellikle söylemek istiyorum Bu satırları mutlaka ilin valisinden cumhurbaşkanına kadar herkesin okumasını arz ederim. Gazetecilerin temel olarak sıkıntılarını bilmek ile beraber ülkemizin gazetecilik konusunda düştüğü durumu lütfen dikkate alsınlar. Bugün hapiste yatan gazetecilere baktığımız zaman, işsiz kalan gazetecilere baktığımız zaman maalesef dünyanın ilk 3 ülkesi arasına girmiş durumdayız bu hoş bir karne değil. Bunların en azından yılda bir kere 10 Ocak gazeteciler gününde dile getirilmesinin doğru olacağını düşünüyorum, yılda bir kere hatırlasınlar, hatırlatalım. kalemini satmayan onurlu, gerçekten bu mesleği omuzunda taşıyan halkın, hakkın yanında olan tüm gazetecilerin gazeteciler gününü kutluyorum.” İfadelerini kullandı.

Hatice Diler

 

 

Gündem ArtvinGündem Artvin