YEREL
Giriş Tarihi : 02-09-2021 10:31   Güncelleme : 02-09-2021 10:35

Gelenek devam ediyor

Yusufeli Gençlik Spor İlçe Müdürü Fatih Kırbıyık, her yıl düzenlenen Kaçkar Dağı zirvesine tırmanış etkinliği hakkına açıklamalarda bulundu.

Gelenek devam ediyor

“Bu geleneği bozmayalım istedik”

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Kaçkar Dağının zirvesine tırmanış düzenlenmesi ile ilgili konuşan Kırbıyık, “Yusufeli Belediye Başkanlığının öncülüğünde her yıl düzenli olarak 30 Ağustos’ta bölgemizin en yüksek zirvesi diye nitelendirdiğimiz Kaçkar Dağındaki üç bin dokuz yüz yetmiş üç rakımdaki dağa yürüyüş düzenliyoruz. Bu sene de bu geleneği bozmayalım dedik. Bu anlamda yirmi beş kişilik grupla tırmanış gerçekleştirdik. Pandemi her sektörü etkilediği gibi bu etkinliği de büyük ölçüde etkiledi. Pandemiden ötürü zirve tırmanacağımız kişi sayısını kısıtlı tuttuk. Pandemiden önceki yıl yaklaşık iki yüz tane sporcu gençle beraber zirve tırmanışını gerçekleştirmiştik. Geçen yıl yapıp da bu yıl yapamadığımız rafting, kano gösterilerini iptal etmek durumunda kaldık. Tırmanışı çok şükür kazasız belasız bir şekilde tamamlayıp ilçemize dönüş yaptık” ifadelerine yer verdi.

Üç bin dokuz yüz yetmiş üçlük rakımda bayrağımızı dalgalandırdık

Zirveye tırmanış hikayesini anlatan Kırbıyık, “Saat dokuz buçukta Başkanımızdan zirvede bayrağı teslim aldık. Başkanımız günün anlam ve önemini anlatan kısa bir konuşma yaptıktan sonra araçlarla Yaylalar Köyü, Olgunlar Mahallesine vardık. Yüklerimizin bir kısmını olgunlardan kamp alanına taşımak için yükledik ve yürüyüşümüze başladık. Kamp alanında çadırlarımızı koyup yerleştirdik. Getirdiğimiz yiyecekleri çocuklara ikram ettik ve o akşam orada konakladık. Meydan ateşimiz vardı. Çocuklar şarkı, türkü söylediler. Daha sonra iki gruba ayrılmak durumunda kaldık. Bir süre sonra 15 kişilik bir grup olarak gölde birleştik ve zirveye çıktık. Grup tamamen profesyonel olmadığı için zirvede çok zorlanan arkadaşlarımız oldu. Grup içerisinde çocuklarda vardı yaşı ilerlemiş abilerimiz de vardı. Herhangi bir sıkıntı olmadan almış olduğumuz grubun tamamını zirve yaptırıp sağ salim aşağıya indirdik” diye konuştu.

“Gelecek kuşaklara aktarmamız gerekiyor”

Zirveye çıktıktan sonraki duygularından bahseden Kırbıyık, “Zirveye çıkınca orada bayrağımızın dalgalandığını gördüm ve tüylerim diken diken oldu. Oradaki hatıra defterine de şunu yazdım; “Allah bayrağımızı hiçbir zaman zirvelerden indirmesin. Bayrağımız her zaman dalgalansın. Bu toprakları bize vatan kılan ecdadımız nur içinde yatsın. Allah mekanlarını cennet etsin” Kitaplardan okuyup görüyoruz ama insan toprağının ve vatanın kıymetini o zorluğu yaşayarak çok daha iyi görüyor. Gençlerimizi bu tür etkinliklerin içerisine katarak geçmişimizi ve tarihimizi bu şekilde gelecek kuşaklara aktarmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Bir eğitimci olarak çok iyi bir nesil yetiştiremediğimizi düşünüyorum. Her şeyi altın tepside sunduğumuz halde bir memnuniyetsizlik olduğunu görüyoruz. Çocukları zorlamıyoruz ve daha çok rahata alıştırıyoruz. İki adımlık yolda bile çocukların bir yerlere araçla gitmesini sağlıyoruz. Bu çok doğru değil. Atalarının ne yaşadığını bilme açısından çocuklar bu tür etkinliklere katılım sağlayıp elbette zorlanacak. Zirveye bizimle çıkan bir diyetisyen bir arkadaşımız vardı.  “Ne kadar şükretsek azdır. Bir araçla bir yere gitmek veya bir yerde barınmak, yorulmadan ve bu kadar eziyet çekmeden yaşamak meğer bir nimetmiş biz bunu bilmiyormuşuz” dedi.

“Vazgeçersek kaybederiz”

Arama kurtarmadan, zirvede ne yapılması gerektiğine kadar gençlerin eğitim aldığından bahseden Kırbıyık, “Bu nimeti görebilmek için zaman zaman bütün parkurlarda, etkinlikler de zorlanmak gerekiyor. Zirve için ilk başladığımızda federasyondan birtakım hocalar getirttik. Program tamamlamak sekiz etaptan oluşuyor. Arama kurtarmadan tutun zirvede ne yapılması gerektiğine kadar burada gençlerimize eğitim aldırdık. Eğitimlerini tamamlayanlar belgelerini aldılar. Belediye Başkanımız sağ olsun bu konuda her türlü desteği sağlıyor. Bizlerde Sarıkamış şehitlerini anma programı için buradan bir grup gönderiyoruz. Ya da Çanakkale Şehitlerini Anma Haftasında buradan bir grup Çanakkale’ye gönderiyoruz. Öğrencilik dönemlerimizde Kaçkarları bize tanıtmaya çalışan İbrahim Meydan vardı. Daha sonra hocamız dağcılık federasyonunda da görev yaptı. Onla beraber İbrahim Özgüler ve bölgenin tanıtılmasında rehberlik yapan abilerimiz vardı. Bizlere ve bölgenin tanıtılmasında çok yardımcı oldular. Dün Marmaris’ten gelen grubun içinde yetmiş iki yaşında bir öğretmenimiz vardı. Burada konuştuğum bazı arkadaşlar “Biz zirve yapamayız” diye söylemlerde bulundular. Değer verdikten ve biraz ilgilendikten sonra yapılmayacak bir şey değil. Tırmanışta da çok zorlanan ama ne olursa olsun yapacağım diyen bir arkadaşlarımız vardı. Yeter ki isteyelim. Çünkü vazgeçersek kaybederiz.