YEREL
Giriş Tarihi : 15-01-2022 12:08   Güncelleme : 15-01-2022 12:08

“Gerçek enflasyonu iliklerimize kadar yaşadık”

“Gerçek enflasyonu iliklerimize kadar yaşadık”

Eğitim-Sen Artvin Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde insanca yaşamaya yetecek bir ücret için basın açıklaması gerçekleştirdi.

Dün saat 16.30’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Eğitim-Sen Artvin Şubesi tarafından gerçekleştirilen “Geçinemiyoruz! İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için bordrolarımızı yakıyoruz!” başlıklı basın açıklamasına SOL Parti İl Başkan Vekili Mehmet Fatih Keskin, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, 78’liler Dernek Başkanı Seyfettin Altıkulaç ve Sendikalı öğretmenler katılım gösterdi.

Bordro yakma eyleminin düzenlendiği basın açıklamasını yapan Eğitim-Sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş, her tarafın zam kasırgasıyla sarıldığından bahsetti.

Konuyla ilgili basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Şube Başkanı Köksal Gümüş, “Binbir türlü zorluk içinde borçla harçla ayakta kalmaya çalışırken yeni yıla da gözlerimizi fahiş zamlarla açtık. Yılın daha ilk dakikalarında elektriğe, doğalgaza, akaryakıt ürünlerine, ulaşıma yapılan astronomik zamların şokunu atlatmadan her yanımız adeta zam kasırgası ile sarıldı.

Her alışverişte cebimizden çıkan para artarken poşetlerimiz küçüldükçe küçülüyor. TÜİK rakamları bile son 19 yılın en yüksek enflasyonunu gösteriyor. Ancak çarşıya, pazara, mutfağa yansıyan zamlar yaşadığımız hayat pahalılığının TÜİK enflasyonun en az iki katı olduğunu gösteriyor. Hem açlık hem de yoksulluk sınırı yüzde55 arttı. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 4 bin TL’yi, yoksulluk sınırı 13 bin TL’yi, bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 5 bin TL’yi aştı. Halkın cebinden alınıp piyasaya sürülen milyarca dolarla döviz kuru 3-4 puan düşürüldü. Buna rağmen yılın başında 7,40 TL olan dolar kuru 13 TL üzerinde kalmaya devam etti” dedi.

Maaşları dolarla almadıkları halde her şeyin dövize göre belirlendiğini ifade eden Gümüş, “Tükettiğimiz her şey döviz fiyatlarına göre artıyor. Üstelik kurdaki kısmi düşüşe rağmen başta akaryakıt ürünleri olmak üzere iğneden ipliğe zam sağanağı devam ediyor. Yeni yılın ilk dakikalarında elektriğe yüzde 50 ile yüzde 127 arasında (ortalama yüzde80), doğalgaza yüzde25, vergi, resim ve harçlara yüzde36, köprü geçiş ücretlerine yüzde25 zam yapıldı. Son bir haftadaki katmerli zamlar Asgari Ücrete yapılan yüzde50,4 artışı bile çoktan eritti.

Başkan Gümüş açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Buna rağmen biz kamu emekçilerine önümüzdeki altı ay için yüzde7,5’luk maaş zammı dayatıyorlar. Enflasyon farkını öne çekmekten ibaret yüzde2,5 artışı “refah payı” diye yutturmak istiyorlar. 2020 başında 4 bin 450 TL, 2021 yılında 5 bin 156 TL olan ortalama kamu emekçisi maaşı bu Ocak’ta 7 bin 151 TL’ye çıkmış olacak. Ancak söz konusu maaşla alınan dolardan çeyrek altına, gıda ürünlerinden tüketim maddelerine her şeyin miktarı azalmaya devam edecek. Yıllardır gerçek enflasyonu iliklerimize kadar yaşadık. Yaşamaya devam ediyoruz. Ama maaşlarımız hep bir yerlerden sipariş edilip TÜİK tarafından masa başında belirlenen rakamlara göre artırıldı. Üstelik Ali Cengiz oyunları ile belirlenen bu rakamlara göre belirlenen enflasyon farkını almak için bile altı ay beklemek zorunda bırakıldık. Maaş artışlarımızı yaşadığımız hayat pahalılığını yansıtmayan, resmi enflasyon rakamlarına endeksleyen mutabakatlara hiç sıkılmadan ‘toplu sözleşme” dediler.’

Basın açıklaması sendikalı öğretmenlerin maaş bordrolarını yakması ile sona erdi.