YEREL
Giriş Tarihi : 28-07-2021 10:08   Güncelleme : 28-07-2021 10:08

Hakan Yavuz Artvinli TV’de

Hatice Nur Ersöz’ün sunumuyla Artvinli TV’de “Küresel Isınmanın Doğurduğu AFAD Özel programı” gerçekleştirildi. Programa Jeofizik Mühendisi Hakan Yavuz konuk oldu.

Hakan Yavuz Artvinli TV’de

Jeofizik Mühendisi Hakan Yavuz, Türk Mühendis ve Odalar Birliği, küresel ısınma ve doğal afet başlıkları altında açıklamalarda bulundu.

“Doğru söylemeye devam ediyoruz”

Türk Mühendis ve Odalar Birliği hakkında açıklamalarda bulunan Yavuz, “Türk Mühendis ve Odalar Birliği olarak Türkiye genelindeki üye sayımız altı yüz bine yaklaşık bir sayıdır. Mimar ve şehir plancılarından oluşan yaklaşık yirmi dört il temsilcisi ve mesleki disiplini olan bir örgütüz. Genel merkezler Ankara’dır. Artvin’de şubesi olan temsilciliğimiz yok. Buradaki temsilcilikler Trabzon’a bağlıdır.  On bir temsilci ile her ilimizde il koordinasyon örgütlenmeleri olur. Bu temsilciler kendi aralarından bir seçim yapar ve bunlar kurum sekreterliğini seçerler. İnşaat, jeoloji, jeofizik, makine, elektrik, maden, şehir plancısı, ziraat dallarında temsilcilerimiz bulunuyor. Kurum sekreterliği iki yıllık periyotlarla seçiliyor. Yarı resmi kamu kuruluşuyuz. Diğer STK lar gibi değiliz. Kamu yararına kurulmuş bir örgütüz. Kamudaki mesleki faaliyetleri denetlemek adına kurulduk. Biliyorsunuz ki doğruyu söyleyince muhalif oluyoruz. Halkın ve kamu yararına denetim yaparak uygulamalarda bulunuyoruz. Fakat ne yazık ki liberalleşen dünyada Türkiye’de bunlardan etkisini alarak bizleri yani kamu denetimi alan dışına itilmeye başladı. 2012’de çıkan genelgeyle önceden bütün proje denetimlerinde TMMOB vardı, TMMOB onayı ve vizesi olmadan Özel İdare, Belediye gibi ruhsat veren kurumlar ruhsatlarını veremezlerdi. Bizlerde proje ve uygulama denetimlerini yapardık. Şu an mimar ve mühendisler kendi kendilerine Özel idareye veya Belediyeye “Ben mühendisim, mimarım” diye taahhütname veriyor. Bu büyük bir çelişki. Bir insan kendi kendine taahhütname veremez. 2012’den itibaren siyasi hırslar ve hesaplaşmalarla TMMOB yok edilmeye çalışılıyor ama biz doğru söylemeye devam ediyoruz ve edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“Kaybolan medeniyetler vardı”

Küresel ısınmadan bahseden Yavuz, “Bundan yüz yıl önce derece sistemi yoktu. İnsanlar jeolojik kalıntılardan ve diğer bilimsel yöntemlerden bir şeyler yapmaya çalışıyordu. İnsan etkisiyle bazı lokal yerlerde ısınma olabilir. Çoruh vadisinin yok edilmesi Artvin’i ve bölgesini etkileyebilir. Ama dünya çapında ve dünyanın doğal döngüsünü düşününce bundan on bin yıl önce burada Baraj’ da HES’te yoktu. Biliyorsunuz ki o zamanlarda aşırı ısınmadan kaynaklı kaybolan medeniyetler vardı. Aynı şekilde aşırı soğumadan da kaybolan medeniyetler var. Bu dünyanın bir döngüsüdür. Hala Afrika, Asya batıya yani Yunanistan’a doğru beş, on santim gidiyoruz ve depremlerin oluşma sebebi bundan kaynaklanıyor diyebiliriz. Batıya doğru kaydığımız için Kuzey Anadolu fayı büyük bir faydır. Orada kırma olasılığı daha büyük olduğu için daha kuvvetli depremler yaratıyor. Yay en son dayanamayacak bir yere geldiği zaman kırılıyor. O an kırıldığı nokta depremdir. Yer altında oluşuyor ve yeryüzüne büyük bir enerji olarak çıkıyor” dedi.

“Doğa olaylarında fakirler ölür”

Yavuz, “Dere yataklarındaki binaların birçoğu belki de ruhsat almışlardır. Artvin il Müdürlüğü, Rize il Müdürlüğü dere yatağındaki evlerin kaç tanesine ruhsat verildi çıkıp açıklamalıdır. Sel doğal afet değildir doğal olaydır. Kapisre Deresinin denize kavuştuğu yerlerde derelerin ucu mutlaka açık olur. Deltaya imarı açıp konut yaptırılırsa denize kavuştuğu yerde dere yatağını da daraltırsa denize kavuşamıyor. Bir kısmı kavuşuyor bir kısmı gölleniyor ve mahallelere taşıyor. Dediğim gibi sıkıntı yapılaşmada başlıyor. Boğaziçi Mahallesinin gerekli mühendislik hizmetlerini yapmadan veya denetimini yapmadan bu iş olmaz. Deprem, sel bunlar kader değildir. Bu tür doğa olaylarında zenginler değil fakirler ölür. İmarların sağa sola her yere açılması halkımızın etkisidir. İnsanlar Boğaziçi Mahallesinde tarlam değil arsam olsun diyorlar ona göre hareket ediyorlar. Halka bırakılırsa halkta hayır diyemez. Tarlasını arsa yapıyorsun tarlanın dönümü on liraysa arsa olunca bir milyon lira oluyor. Maalesef bu tür şeyler gelecek yıllar planlamadan yapılıyor” diye konuştu.