YEREL
Giriş Tarihi : 29-12-2021 16:58   Güncelleme : 29-12-2021 16:58

Havalar Soğudu Vatandaş Aktarların Yolunu Tuttu

Havalar Soğudu Vatandaş Aktarların Yolunu Tuttu

Artvin’de hava sıcaklıklarının düşmesinin ardından bağışıklıklarını güçlendirmek isteyen vatandaşlar aktarlara koşmaya başladı.

Alternatif tıp olarak halk arasında sıkça kullanılan doğal ürünlere talep git gide artıyor. Özellikle kış aylarının başlarında metabolizma güçlendirmek isteyen insanlar, soluğu aktarlarda alıyor. Ihlamur, kış çayı gibi kış içeceklerini doğal haliyle alıp evinde tüketen vatandaşlar, karışım macunlara da yoğun ilgi gösteriyor. Balın içine doğal ürünlerin toz hallerinin karıştırılmasıyla elde edilen macunlar, kana daha hızlı karışmasıyla etki süresini kısaltıyor. Şifayı doğal ürünlerde arayan vatandaşlar Artvin’de de Aktarların yolunu tuttu.

Artvin’de aktarlık yapan Metin Çetinkaya, bitki çaylarına sadece kış mevsiminde değil yazın da ilgi olduğunu söyledi. Özellikle kış aylarına girişte gerek hastalıkları için gerekse hastalıklardan korunmak için halktan yoğun ilgi gördüklerini belirten Küçük, şu ifadeleri kullandı: “Bitki çayları kıştan ziyade 12 ay boyunca kullanılan, sattığımız ürünler. Kışın biraz daha ağırlık kazanıyor, insanların bağışıklığını güçlendirmek amacıyla bu tarz ürünlere talep artıyor. Sadece kış olmaktan ziyade, hastalıklarda tedbir almak için sürekli tüketilmesi gereken ürünler arasında diye düşünüyorum. Ihlamuru sadece kış aylarında olarak düşünmeyelim, yazın da ıhlamur tüketilebilir. Özellikle ıhlamurun gece içilmesi tavsiye edilir çünkü gündüz içildiği zaman vücuda bir nahoşluk verir, bir uyku getirme özelliği vardır. Kış çaylarımız var, bitki ve baharatlarımız var, ıhlamur gibi ürünler insanların olmazsa olmazları.”

Artan pahalılığa rağmen ürünlere zam yansıtmadığını söyleyen Aktar Çetinkaya, “Artışlar var ama şöyle bir şey söz konusu, bulunmuş olduğumuz yer, çok küçük bir yer olduğundan dolayı ister istemez almış olduğumuz yüksek fiyattaki ürünleri çok yüksek fiyatlara satamıyoruz, satmak istemiyoruz. Çünkü dışarıya çıktığımız zaman bende bir tüketiciyim bana yapılmasını istemediğim bir şeyi bir başkasına yapmayı ön görmüyorum. Mümkün olduğu kadar makul fiyatlarda, uygun fiyatlarda malzeme satmaya çalışıyorum, bir şekilde döngü olsun ayakta durabileyim diye. Para kazanayım deyip üzerine kar koysak bugün hiç kimseye bir şey satma şansımız yok. Tıpkı un, yağ ve şeker gibi olur, 2 seneye yakındır aynı fiyattan sattığımız ürünü bugün kalkıp da yüzde 50 yüzde 100 gibi bir artış yapmamız mümkün değil. 6 ay önceki ürünümüzde 10 TL idi, şu anda 10 TL’ye satıyorum ama 6 ay önce aldığım fiyatla şu an aldığım fiyat aynı değil. Bu işi fırsatçılığa çevirmiyoruz, Uygun fiyatlarda mümkün olduğu kadar artış yapmadan satış yapmaya çalışıyoruz ama bunu kuruyemişe söylememiz mümkün değil. Kuruyemiş fiyatları aldı başını gidiyor, yılbaşının da yaklaşması sebebiyle ve birçoğunun ithal olması nedeniyle ve işin içerisine fırsatçılık girdiği zaman bu sefer müşteri ile biz karşı karşıya kalıyoruz, müşteri bütün zamları bizim yaptığımızı düşünüyor” diye konuştu.

Zam Şampiyonu Kahve

Kahve fiyatlarındaki artışın kahve çekirdeği olmayışından dolayı olduğunun altını çizen Çetinkaya, “Şu anda artışına yetişemediğimiz ürün kahve, bunu dolarla kıyaslamayalım dolar artmadan önce de televizyonda haberleri çıkmıştı, kahve yetiştirilen ülkelerdeki iklim şartlarına olumsuzluklarından dolayı bu sene kahve üretimi çok az. Kahve çekirdeği olmadığından dolayı tedarikçilerimiz elindeki ürünü değerinde satmaya çalışıyor. Bu sebepten dolayı son 4-5 ay içerisinde en çok fiyatı artan ürün kahve. O yüzden bizde biraz espirili olsun diye kahve kutumuzun üzerine ‘kahvenin hatrı fiyatı ile birlikte 150(TL) yıl olmuştur içiyorsak sebebi var, afiyetolsun’ yazısı yazdık” ifadelerini kullandı.

Aktarlara gelen vatandaşların ağrıyan yerlerine göre ne iyi gelir sorularını yanıtsız bıraktıklarını belirten Çetinkaya, doktor olmadıklarını aktararak “İnsanlar rahatsızlıklarından dolayı bize sorunlarını anlatıp çözüm arıyorlar. Aktar ürünleri satıyor olabiliriz, bununla ilgili bilgi ve birikimlerimizi mevcut fakat bu işletmeyi açarken hem Tarım Bakanlığı’ndan hem Sağlık Bakanlığından yardımcı olan arkadaşlara söylediği tek bir şey var “siz doktor değilsiniz” size herhangi bir rahatsızlığı dolayısıyla gelen müşterinize şunu al sana iyi gelir gibi bir tavsiyede bulunmayın dediler, biz de bu doğrultuda hareket ediyoruz nasıl ki her ilaç her insana aynı etkiyi vermiyorsa, bitkilerde aynı şekilde. Bu sebepten dolayı rahatsızlığı ile gelen müşterilerimize uygun bir dilde istediğiniz bir şey varsa yardımcı olalım diyoruz, aksi takdirde şunu al, şunu kullan gibi bir şey söyleme lüksüne sahip değiliz. Bu şekilde rahatsızlıklarına karşı şunu al, bunu al diye tavsiyelerde bulunan arkadaşlara itibar etmemek gerekiyor. Her bitki şifa ama araştırılıp kullanılması gerekiyor çünkü her şeyin Fazlası zarar, kararınca kullanıldığı zaman, bilinçli kullanıldığı zaman herhangi bir sorun yaratmayacak ürünler” şeklinde konuştu.

HATİCE DİLER