YEREL
Giriş Tarihi : 29-09-2021 11:33   Güncelleme : 29-09-2021 11:33

HAVALAR SOĞUYOR: KALP HASTALIKLARINA DİKKAT

HAVALAR SOĞUYOR: KALP HASTALIKLARINA DİKKAT

Dünyada ve Türkiye’de yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan ‘Kalp ve Damar Hastalıklarına’ dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı sağlamak amacıyla her yıl 29 Eylül “Dünya Kalp Günü”nde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Dünya Kalp Gününde kardiyovasküler hastalıkları önlemek ve küresel etkileri azaltmak için halkın bilinç düzeyini artırmak amaçlanıyor.

Dünya Kalp Gününde sağlık sorunları arasında başta olan Kalp ve damar hastalıkları hakkında Artvin Devlet Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Ayşegül Durmaz ile röportaj gerçekleştirdik.

Sigara ve Alkol Kullananlar Risk Altında

Kalp damar hastalıklarının neler olduğunu ve bu hastalıklara nelerin sebep olduğunu anlatan Uzman Doktor Ayşegül Durmaz, kalp-damar hastalıkları başlığı altında toplayabilecek hastalıklar arasında “doğuştan gelen kalbin yapısal bozuklukları, kalbin kendisini besleyen damarlar olan koroner arter hastalıkları ve bunun sonucunda halk arasında kalp krizi olarak bilinen miyokard infarktüs, kalp yetmezlikleri, kalp ritim bozuklukları, zayıf kalp kaslarına bağlı kardiyomyopatiler, kalbin enfektif hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kalpten çıkan ana damarlar ile ilişkili olarak da inme(felç) veya geçici iskemik ataklar ile kendini gösteren serebrovaskuler hastalıklar, kol ve bacak atardamarlarında daralma ve tıkanmalarla kendini gösteren periferik arter hastalıkları ve kalpten çıkan ana damar olan aortanın hastalıkları” olduğunu aktararak  “Kalbi besleyen ana atardamarlar olan koroner arterlerde darlık veya tıkanma ile görülen koroner arter hastalığı içlerinde en çok bilinendir. Kalp damar hastalıklarının nedenlerinin arasında önemlileri sigara kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite, şeker hastalığı (diyabet), hareketsiz yaşam stiline sahip olmak sayılabilir. Ailede özellikle birinci derece yakınlarında kalp damar hastalığı, kalp krizi, erken yaşta ölüm öyküsünün bulunması hastanın kendisinde veya birinci derece akrabalarında serebrovaskuler hastalık ve periferik arter hastalığı öyküsünün bulunması önemli risk faktörleri arsındadır” dedi.

Diyabet, KOAH ve Obezite Hastaları dikkat!

Kalp-damar hastalıklarının belirtilerinin kişiden kişiye göre farklılık gösterdiğini aktaran Uzman Doktor Ayşegül Durmaz, özellikle diyabet hastaları, KOAH hastaları ve obezite problemi olan hastalarda belirtilerin daha sessiz olabildiği uyarısını yaparak “Belirtiler içerisinde en sık görülenler göğüste ağrı, baskı, sıkışma, rahatsızlık hissi (anjina pektoris), nefes darlığı, çarpıntı, ani gelişen aşırı halsizlik hali hatta senkop (bayılma) atakları, kuru ve sürekli öküsürük, ateş, yüzde, karında ve bacaklarda ödem olabilir. Bununla birlikte darlık veya tıkanıklık olan damarlara spesifik belirtiler mesela bacak veya kollarda ağrı, soğukluk, uyuşukluk görülebilir” diye konuştu.

“Soğuk Havalar Kalp Spazmını Arttırıyor”

Risk altında olan hastaların düzenli doktor kontrolüne gitmelerinin hayati önem taşıdığını belirten Durmaz, soğuk havaların damarlarda spazmı arttırdığının altını çizerek, “Özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olanlar ile kendisinde veya ailesinde serebrovaskuler hastalık veya periferik arter hastalığı öyküsü olanlar, yine bilinen diyabet, yüksek tansiyon tanıları bulunanlar, obezite problemi olanlaryüksek riskli grupta sayılabilir. Özellikle bu gruptaki hastaların düzenli doktor kontrollerine gitmesi gerekmektedir. Önümüzdeki günlerde bizleri bekleyen soğuk havalarda soğuk damarlarda spazmı arttırdığı için sıkı giyinmeye dikkat etmeleri önemli, kış aylarında özellikle gördüğümüz grip salgınlarında kullanılan ilaçların bazıları kalpte ritim bozukluğuna neden olabilmektedir. Bu nedenle bağşıklık sistemini güçlü tutmak önemlidir. Akdeniz diyetine uygun beslenme, doymuş yağlardan uzak durulması önemlidir. Hareketsiz yaşam tarzından uzak durmak ve bu konuda kişiye uygun egzersizler, mümkünse hastada 3-4 gün 20-30 dakika yürüyüş yapılması önerilmektedir. Kilo problemi-obezite, özellikle göbek çevresinde belirgin yağlanma problemi olanlarda yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kalp ve damar hastalıklarına zemin oluşturan hastalıkların riski artmakta bu nedenle obezite problemi olanların bu sorunu kendileri çözemiyorsa bir diyetisyenden destek almaları gerekir” ifadelerini kullandı.

“Hastalar Yaşam Tarzlarını Değiştirmeli”

“Özellikle birinci derece akrabalarında kalp-damar hastalığı öyküsü olanlar risk altındadır ancak kalp-damar hastalıkları için kişilerin yaşam biçiminin genetik mirastan daha önemli ve etkili olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur” diyen Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Ayşegül Durmaz, kalp hastalıklarının tedavi yöntemleri hakkında şu şekilde konuştu: “Kalp hastalıklarında uygulanan tedaviler temel hastalığa ve hastaya göre değişiklik göstermektedir. Genel olarak tedavide ilk yapılması gereken çoğunlukla yaşam tarzı değişikliğidir. Sigara ve alkol tüketiminin durdurulması, beslenme tarzında değişiklik ve düzenli egzersiz yapılması gereken temel yaşam tarzı değişikliklerindendir. Yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli gelmediği durumlarda ilaçlı tedaviler, girişimsel müdahaleler ve cerrahi tedavilere başvurulabilir. Uygulanacak cerrahi tedaviler de yine hastanın durumuna ve mevcut kalp hastalığına göre değişebilir.

Kalp sağlığı hakkında vatandaşların bilinçlenmesi konusunda medyaya büyük rol düştüğünü dile getiren Ayşegül Durmaz, “Ülkemizde Kalp krizine bağlı ölüm oranları Avrupa ortalamasının üstünde, bazı risk faktörlerini değiştiremiyoruz belki ama bir kısmını kontrol altına tutabileceğimiz gibi önemli bir kısmını da değiştirebiliriz. Bu konuda medyaya büyük görev düşüyor. Kalp sağlığına yönelik İnsanların sigara ve alkolün zararlı etkilerini görebilmesi ve sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapılabilmesi için medya merkezde ve çok güçlü bir yere sahip. Sigara ve alkol kullanımına yönelik Halkın önem verdiği ve görüş ve davranışlarını önemsediği isimlerin bildirecekleri görüşler, medyada özellikle televizyonlarda insanların evde yapabilecekleri kalp dostu egzersizlere yönlendirilmeleri, Akdeniz diyetinin daha ayrıntılı ve özendirici şekilde tanıtılması başlangıç olacaktır” şeklinde konuştu.

“Omega3 Damar Hastalıklarından Koruyor”

Sağlıklı beslenmenin önemine de değinen Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Ayşegül Durmaz,  omega3’ün faydalarından bahsederek “özellikle doymuş yağdan fakir, antioksidan ve balık zengini bir beslenme kalp damar hastalıkları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Balık tüketimi yine kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm oranlarını azaltmaktadır. Diyette yağ kısıtlamalarının ölüm oranlarında azalma sağladığı, omega 3’ten zengin beslenmenin damar hastalıklarına pozitif etki sağladığı bilinmekte.  Sağlıklı beslenme kişilerde obezitenin tedavisinde ve obeziteden korunmada da oldukça önemlidir” dedi.

HATİCE DİLER