YEREL
Giriş Tarihi : 19-08-2021 11:01   Güncelleme : 19-08-2021 11:06

HAYDİKO: “KURUMLAR SOKAK HAYVANLARINA İMKAN SUNMAK ZORUNDA”

Hayvanları Doğayı ve İnsanları Koruma Derneği (HAYDİKO) gönüllüsü Emel Meriç, Hopa’da bir tırın dorsesinde ölüme terk edilen atların durumunun iyi olduğunu fakat 38 attan 7 tanesinin öldüğünü aktardı.

HAYDİKO: “KURUMLAR SOKAK HAYVANLARINA İMKAN SUNMAK ZORUNDA”

Artvin’deki bakım evinin köpek toplama kampı olarak kullanıldığını ve yetkililerin yeterince tıbbı tedavi imkânı sunmadığını dile getiren Emel Meriç, “bizler gönüller olarak tedaviye ihtiyacı olan dostlarımızı başka illere daha donanımlı kliniklere göndermeye çalışıyoruz ama gücümüz her zaman yetmiyor maalesef. Gönüllü olarak imkân yok diye ben söyleyebilirim ama bir devlet kurumu imkân yaratmak zorunda kurumlar maalesef bunu idrak edemiyor” dedi.

7 At Öldü

Hopa’dan ihbar gelince gönüllüler olarak olay yerine gidip atları kurtarma çalışmalarına katılan Emel Meriç, kurtarma anında bir atın doğumuna denk geldiklerini anlattı. Mucize ismini verdikleri tayın ve annesinin durumunun iyi olduğunu söyleyen Meriç, “araçtayken zaten iki at ölmüştü sonra o gece bir at daha öldü, sonraki gece bir at daha öldü.  3 ya da 4 gün önce bir tane daha öldü cuma günüydü yanlış hatırlamıyorsam dün de bir atı daha kaybettik toplamda 7 atı kaybettik.  Çok kötü şartlarda getirilmiş hayvanlar birbirlerine zarar vermişler, ısırmıştır, tekmelemişler, birinin gözü çıkmış, iki tanesinin tesisleri şişmiş, iç organlara hasar gören birçok at var. İlk ikisi zaten direkt orada o şekilde ölmüş yani en çok darbeyi onlar almışlardı. Diğerlerini de orada bölgedeki gönüllü hekimler, serbest veteriner hekimler, tarım ve tarımdaki veteriner hekimlerle tedavi yapılmaya çalışıldı ama olmadı. Uzmanlıkları da yok yani bu konuda tecrübeli bir ekip de yok burada ama ellerinden gelenleri yaptılar. 9’uncu gün atlar başka bir alana alındı çünkü bulundukları alan kötü alandı. Ruam testleri de negatif çıkınca temiz çıkınca başka bir çiftliğe güvenli bir alana alındılar. Atların adresini vermeyi doğru bulmuyoruz çünkü hala mahkeme süreci devam ediyor. Atların bakımları yapılmaya devam ediyor. Şu anda tarım müdürlüğü üzerinden yediemine verildiler. Biz de gönüllü olarak bu sürecin takipçisi oluyoruz. Öncesinde yediemine biz başvurmuştuk imkânımız olmadığı için aslında sadece kurtarma refleksiyle başvurmuştuk başka bir yere gitmesin atlar mağdur olmasın diye,  şu an biz de gönüllü olarak yediemin sürecini takip ediyoruz. Hemen hemen her gün gidiyoruz bugün ben gidemeyeceğim ama başka bir arkadaş gidecek bu şekilde aramızda nöbetleşerek süreci yönetiyoruz. Mahkeme sürecinde sonucunda ne olacak bilmiyoruz ama biz o adama tekrar verilmemesi için de elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Tır şoförünün ifadesinde vicdansız bir insan olmadığını isteseydim atları o halde gümrükten geçebilirim dediğini aktaran Meriç, “o zaman eğer isteseydi o şekilde geçecekse bu seferde gümrük işlemlerinde aslında bir sıkıntı olduğunu ortaya koyuyor.  Bu şekilde aynı kötü koşullarda birçok atın geçtiğine dair ihbar var. Yani bu adam kenara çektiği için aslında ifşa olmuş oldu iyi oldu yani” diye konuştu.

“Atların Kesim İçin Götürüldüğünü Düşünüyoruz”

Kurtarılan atların birçoğunun engelli olduğunu belirten Hayvan sever Meriç, hayvanların zamanında sömürülerek kullanıldığını ve bakımlarının yaptırılmadığını kötü şartlarda yaşadıklarını dile getirerek, “Atların Kırgızistan’a kesim için gönderildiği söyleniliyor. Çünkü firma bir et firması yani o nedenle kesime gittiklerini düşünüyoruz biz. Bu kadar kötü koşullarda bakımsız hayvanların da bir şekilde taşınması bu sefer de dolandırıcılık boyutu belki hani karşı taraf açısından ortaya çıkabilir. Ölmeseydiler şu anda belki de kesmişlerdi. Sağlık durumları şu an iyi gibi yaraları olanlar var onlara antibiyotik tedavisi uygulanıyor iyi yemlerle beslemeye çalışıyoruz. At bakımı gerçekten çok zor ve çok ayrıntı isteyen bir şeymiş çok emek vermek gerekiyor dolaştırılması gerekiyor belli bir saatte yedirilmesi belli bir saatte içilmesi belli bir saatte de dolaştırılması gerekiyor bu çok ayrıntı isteyen bir süreç. Bunlar hipodrom hatları değil çiftlik atları değil biraz daha kötü koşullara belki alışıklar ama yine de atın anatomisi gereği bilmediğimiz birçok şey vardı o anlamda dışarıdan bir hoca getirttik İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesinden bir at uzmanı hocamız geldi onların bakımlarını falan yaptı. Bize de bir şeyler anlattı tabii tecrübeli olmakla yeni bir şeyler öğrenmek arasında fark var elimizden geleni yapıyoruz 13’üncü gün bugün 32 atınız var şu anda yani birçoğunu kaybedebilirdik de yani ama şuanda iyiler” şeklinde konuştu.

 

Artvin’deki barınakların durumundan ve kurumların hayvanlara karşı ilgisizliğinden de bahseden HAYDİKO gönüllüsü Emel Meriç, ihtiyaç durumunda kullanılabilmesi için derneğe bağış konusunda vatandaşların daha duyarlı olmaları gerektiğini vurguladı.

Az da olsa Artvin’de de hayvanlara kötü muamele edildiğini aktan Emel Meriç, kısırlaştırma yapılırsa birçok problemin önüne geçilebileceğini belirterek “şikâyetle kediler köpekler bulundukları yerlerden aldırılmak isteniyor. Hayvanlara sürekli taciz boyutunda kötü muamele yapılıyor. Artvin'de bunlar yaşanıyor maalesef az da olsa yaşanan tacizler kışkırtmalar şiddetler bazı hayvanların kendilerini korumalarına refleks geliştirmelerine neden oluyor. Bu seferde bütün hayvanlar saldırganmış gibi bir başka karşı bir kampanya ortaya çıkıyor belediyelere toplatılmak isteniyor. Artvin ilinde sadece merkezde kısırlaştırma vardı bitirmek üzereyiz ama çok etkin yürümesi için 6-7 aylık olduğunda hiç o kızgınlığı yaşamadan kısırlaştırılması gerekiyor. Bu hem sağlıkları açısından da ilerleyen süreçte rahim kanseri gibi durumlar yaşanmaması için dişili erkekli fark etmiyor erkeklerde testis kanserinin önüne geçiyor çünkü. Kısırlaştırma yapılırsa sahipli sahipsiz üreme kontrol edilirse zaten sayıda artmayacağı için sorun yaşanmayacak aslında” diye konuştu.

Anestetik İlacı Veteriner Hekimden Başkası Kullanamaz

Kısırlaştırma yerine birçok belediyenin vicdan sınırlarını zorlayan yöntemlerle ölümlere neden olduğunu iddia eden Meriç, “uyuşturucu ile uyutup, toplayıp bir kuyuya canlı canlı gömme, belki yüksek doz uyuşturucuyla öldürme ki burada da asla narkotik bir suç devreye giriyor. Hiçbirinin bünyesinde veteriner hekim yok aslında ve uyuşturucu ilacı anestetik ilacı veteriner hekimlerin dışında kimsenin bulundurulmaması gerekiyor burada aslında narkotik suç devreye giriyor. Bunu maalesef ispat edemiyoruz kimse bize bu anlamda video falan göndermiyor. Hekim olmayan birinin uyuşturucu madde kullanmaması gerekiyor hayvanlar üzerinde. Aslında bunu gören insanların uyuşturucu maddeyi hayvan üzerinde kullanan kişinin kimlik belgesini sorgulamasını da istiyoruz. Bu konuda ilerledik gibi aslında yani tamamen eskiye göre de o kadar kötü değiliz. Yine de bir kırılma noktası var kurumlarda üzerine düşen görevi yapsa aslında bu dünyada birlikte yaşamamız gerektiğini, bu hayvanların da bir canı olduğunu, bizim kadar acı çeke bildiğini, vicdanlı hareket etmemiz gerektiğini kurumlarda anlasa daha kolay o noktayı o eşiği geçeceğiz. Belediyelerin genel tavrı şu biz toplayacağız ama hayvan severler izin vermiyor. Toplayıp ne yapacaksınız mesela böyle bir yasal hakkınız yok. Hem yasal değil hem vicdanı değil. Bakımevinde yüzlerce hayvan gözümüzün önünde öldü biz binlerce hayvanı ihmalden gömdük. Kurumları göreve davet ediyoruz. Kısırlaştırma çalışmaları özellikle sokak hayvanları konusunda kedi ve köpeklerde zulmün bitmesi için üremenin durdurulması gerekiyor. Bunu hayvanların doğasına müdahale olarak görenler var. Ama biz yüzyıllar önce bu hayvanların doğasına müdahale edip bize bağımlı hale getirmişsiniz bizim olmadığınız yerde yaşayamazlar. Dağ başına atılmaları da aslında bir nevi öldürme anlamına gelir. Daha uzun süre daha acı içinde bir ölüm aslında dağ başına atılmalar. Bizim de bu insanlara bunu daha çok anlatıp farkındalık kazandırma biz gerekiyor eğer ki sağlıklı yaşamak istiyorsak hayvanlarla birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu konuda sokaklarda doğada birçok hayvan aslında kurtarılmayı bekliyor. Bu anlamda para vererek çok kötü şartlarda üretilmelerine sebep oluyor insanlar. Talep oldukça Arz da oluyor birçok insan cins bir köpeğin dişisini alıyor başka bir yerde aynı cinsten erkeğini buluyor doğurtuyor masraftan kaçınıyor, aşılarını yaptırmıyor, yeterli mama vermiyor, düzgün beslemiyor siz ona para vererek alıyorsunuz ama o geri planda anne ve babanın çok kötü koşullarda yaşatılmasına vesile oluyorsunuz. Bu anlamda biz eğer talep etmezsek üretimde durdurulacaktır. İnsanlar satın almasınlar sahiplensinler” dedi.

Devlet Kurumu İmkân Yaratmak Zorunda

Artvin’de bir tane bakımevinin olduğunu onun da köpek toplama kampı gibi kullanıldığını söyleyen Emel Meriç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “maalesef yeterli tıbbi imkân sunulmuyor tedavi yeterli yapılmıyor. İmkân bu kadar deyip orada hayvanlar ölüme terk ediliyor. Bizler de gönüller olarak nakil etmeye başka illere daha donanımlı kliniklere göndermeye çalışıyoruz ama gücümüz her zaman yetmiyor. İmkân yok diye ben söyleyebilirim gönüllü olarak ama bir devlet kurumu imkân yaratmak zorunda. Devlet kurumları bunu maalesef idrak edemiyor. Sokak hayvanı sadece kedi köpek değildir güvercinin de kirpinin de tedaviye veya bakıma ihtiyacı olduğunda bunu yapmaları gerekiyor. Sadece belediyelerin değil, Özel idarelerin, muhtarlıkların bu sorumluluğu yerine getirmeleri gerekiyor. Mülki amirlerin de bu denetimi yapmaları gerekiyor vatandaş olarak da bizler duyarlı davranmak zorundayız. Giderek kötüleşen bir süreç var. Bütün belediyelerin bir bakımevi ve iyileştirme merkezi Küçük çapta da olsa yapması gerekiyor. bütçeden kaçıyorlar bu görevi de kimseyi çok fazla insan aslında belediyeler hatırlatmıyor hatırlatanlarda marjinal olarak gösteriliyor topluma karşı. 2004'ten beri bütün belediyeler küçük çapta da olsa kısırlaştırma ve bakım tedavi merkezi kursaydılar şu anda sokaklarımızda ki birçok kedi birçok köpek doğmamış olacaktı ve bu acıları çekmiyor olacaklardı. Çok ciddi oranda yavrular arasında viral hastalıklar var mesela bildiğiniz bir kıyım gibi böyle seri halde hayvanlar ölüyorlar ölümlerini maalesef acı içinde ölmelerini biz izlemek zorunda kalıyoruz çünkü Artvin'de klinik imkânları da yeterli değil kendimiz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama yetmiyor. Bu anlamda vatandaşların kurumlara görevlerini yaptırmaları gerekiyor hayvanları toplayın değil alın bunu buradan bir yere götürün demek değil kısırlaştırma ve tedavi hizmeti sunun diye kurumları zorlamaları gerekiyor. Arhavi’deki sel Ege’deki yangınlar Kastamonu Sinop civarındaki selin etkileri geçmedi aslında ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacak. Özellikle Ege’deki yangınlarda yaban hayatı yani ekosistem çok ciddi zarar gördü ve bundan da yine en çok zararı biz göreceğiz insanlar olarak”

HATİCE DİLER