YEREL
Giriş Tarihi : 19-10-2022 10:41

“İnsanlarımız Toprağa Dönmeli”

“İnsanlarımız Toprağa Dönmeli”

Artvin’li kadın üretici Hülya Dokur, kentte her hafta kurulan semt pazarında kendi ürettiği doğal ürünleri satışa sunuyor. Köyde yaşamanın ve üretmenin önemine vurgu yapan Dokur, hazır gıda ürünlerinin insanları tembelliğe sevk ettiğini ve üretimi geri plana attığını söyledi.

Köyde doğup büyüyen ve çocuk yaşlardan itibaren başladığı çiftçiliği sürdüren Hülya Dokur, köyünde yetiştirdiği doğal sebze meyveyi pazarda satarak geçimini sağlıyor. 6 yaşındayken babasının üretimin önemini kendisine aşıladığını aktaran Dokur, “Üreten bir insanın her zaman kendisine, yaşadığı topluma herkese faydası vardır. Tembel insanın en çok zararı da kendinedir” dedi.

Herkesin toprakla iç içe yaşaması gerektiğine vurgu yapan Dokur, “Ben istiyorum ki bütün insanlarımız kadınlarımız dört duvar arasından çıksınlar. Bağ bahçe köy işlerine toprağa geri dönüp de o toprağı kazıyarak oradan gelecek elde etsinler. Şimdi bir emekli maaşı, biraz asgari ücretle geçinen kişi evini geçindiremez. O kişinin ne bir hayali olur ne de geleceğe tutunabilir” diye konuştu.

Çocukları ve kendisi için her gün güneşin ilk ışıklarında işe koyulduğunu aktaran Dokur, “Her gün sabah 4.00'te kalkıp gece 12'de yatıyorum ben 4 saatlik uyku ile buradayım. Ne yağmur biliriz ne çamur biliriz ne soğuk biliriz. Bağımızda bahçemizde üretmeyi seven bir insanız. Bahçeye çıktığımız zaman o toprağı harmanlayacaksın gübresi ile olsun diğer şeyleri ile olsun onun çapasını yapıp yaban otlarını yapacaksın ve toprağını hazırlayacaksın verim için. Sonrasında fideyi ektiğin zaman başında olacaksın ben bahçeye ektim sonrasında komşuma gideyim evime gideyim iki üç gün tarlaya uğramayayım dediğin zaman oradan bir şey beklemeyeceksin. Biz sabahtan evden çıktığımız zaman bir yemek yemeye eve gidiyoruz bir de uyumaya. Bir şey yaptığım zaman o işi yapmayacaksın ya da hakkında yapacaksın. Bir tohum ektiğim zaman onu fidelediğim zaman hep başında oluyorum çabasını yapıyorum. Hayvan gübresini 5-6 çeşit gübre ile onu besliyorum, sonrasında başında oluyorum, yaban otlarını alıyorum, çapalarını yapıyorum ve onu özenle her gün gittiğim zaman bir farklı çiçek açmış büyümüş yeni bir ürün vermiş haliyle görüyorum bu çok mutlu edici.Bu sene 15 binin üzerinde fide aşıladım haftada iki kere pazara geldim a'dan z'ye her köy ürününü benim tezgahımda bulabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Pazara getirip satamadığı ürünleri sonraki hafta değerlendirmek için turşu ve kurusunu yaptığını ifade eden Dokur, “Biberin turşusunu yapıyorum, fasulyemin konservesini yapıyorum. Kış geldiği zaman insanların ihtiyaçları oluyor lahana turşularına. Kendi bahçemden olanı bahçemden gerisini de dışarıdan alıp yapıyorum. Bunun haricinde tarhanada yapıyorum tarhana da çocuklar ve bebekler için iyi oluyor sağlıklı beslensinler ve büyüsünler diye içerisinde bol c vitamini ve kalsiyum var yoğurt, kırmızı biber, yeşil biber maydanoz, nane gibi şeyler var. Bir de elma getirdim örneğin bu hafta alan olmadı o zaman bu haftaki elmalarımı götürüp kurutuyorum haftaya kurumuş olarak buraya getiriyorum. Biz atalarımızdan anneannelerimizden annemizden böyle öğrendik elmanın nasıl uzun süre tutup müşteriye tekrar satmanın yöntemlerini de öğrendik kurutarak kompostosunu yaparak pekmezini kaynatarak ve başka bir türü ile bunları çeşitlendirip yaz kış her dönemde yiyebilecek bir ürün elde ettik. Bizim vücudumuz yazın meyve sebze ile dolu ama kışın olmadığı için bunun ceviz olsun fındık olsun biz vücudumuzun enerjisi düşmesin diye kışın bu şekilde takviye yapıyoruz. Fasulyenin ben puçukosunu da yapıyorum getiriyorum kırıyorum konservesi de oluyor puçukosu da oluyor” şeklinde konuştu.

“Evde oturan kadınlarımıza ben ne yapabilirim deyip de boşluğa düşen insanlar için de psikolojik ilaçlara değil de böyle bir uğraşı meşguliyet, her yaptığın işi severek yapmalı. Eğer bir ailen varsa çocuğun varsa geleceğini istiyorsan bir anne olarak bir kadın olarak güçlü durman gerekiyor.” Diyen Dokur, topluma rol model olmanın önemine değinerek şunları kaydetti: “Toplumda rol model olmam lazım ki birileri seni örnek alsın ve sen de birilerini kendine örnek al, yaptığın bir şey de başarılı olmak için çabalamak gerekiyor. Hepimiz bir maaşla oturalım bir üretsin böyle bir şey olduğu zaman şu anki kısır döngüye düşmüş oluruz. Herkes birileri üretsin biz ucuz ucuz alalım diye marketlerde ucuza ürün verdiler sonrasında birilerine evde otur biz bakım parası verelim, annene bak bakım parası ya da engelli çocuğuna bak bakım parası verelim dediler. Gerçek ihtiyaç durumları olanlar bir şey demiyoruz kendi yemeğini kendi ihtiyacını göremeyen kişileri helal olsun ama ayakta durabilen birisine çıkarıp bakım parası verdiğin zaman o kadını şehirde ya da köyünde tembelliğe alıştırdığın zaman üretim duruyor. Herkes bir meşguliyet bulsun yavaş yavaş çabalaya çabalıyor öğrensin ben bunun çoğunu kendim deneme yanılma yoluyla öğrendim birazını ailemden gördüm birazını internet üzerinden araştırarak birazını da katıldığım kurslarla girişimci eğitim kursları ile kendimi geliştirerek öğrendim. Şu anda ben nereye gidersem gideyim aç kalmayacak bir kadınım ne yazdın ne de kışın Bu da gençlerimizin ben 4 yıl okudum 6 yıl okudum deyip atamayı beklemekten ise bu kısır döngüye girene kadar üretime yönelsinler herkesin ardında bir köyü var bir arazisi var arazisi ve köyde yoksa bile şu an biz tolgumu kiraladık oradayız ve orada üretim yapıyoruz Yeter ki tembelliği kendine arkadaş edinmeye çalışkanlığı üretimi yap azimli ol ve herkese faydalı ol diyorum. Beni burada gelip örnek gösterdiler tezgahın güzel diyenlerin sebebi de kendimden çok yaptığım bir şey zaman gösterdiğim için ve ürünlerimde de pazarın en güzel tezgahlarından biri benim tezgahım çünkü a'dan z'ye yöresel Artvin ambarı diyorum,  Artvin sofrası diyorum gerçekten de katkısız yapılan ürünlerimiz burada.”

Hatice Diler

Gündem ArtvinGündem Artvin