YEREL
Giriş Tarihi : 19-08-2021 11:22   Güncelleme : 19-08-2021 11:22

İtfaiye ekipleri durmaksızın çalışıyor

Artvin İtfaiye Müdürü Ercan Cebeci, Türkiye’de birçok bölgede çıkan yangınlar hakkında açıklamalarda bulundu.

İtfaiye ekipleri durmaksızın çalışıyor

Artvin İtfaiye ekiplerinin müdahale için Manavgat yangınına gittiğini belirten Cebeci, “Üç araç, altı personelle olay yerine intikal ettik. Olay yerinde geceli gündüzlü dokuz gün çalıştık. Görevli arkadaşlar araçta uyudular. Dokuz gün içerisinde belki birkaç gün uyumuşlardır” dedi.

“Zirvelere uçaklarla ve helikopterlerle müdahale edilmesi gerekiyor”

Antalya Manavgat bölgesinde ve diğer birçok bölgede aşırı sıcaklardan çıkan yangının herkesi çok korkuttuğunu belirten Ercan Cebeci, bölgesel olarak yangına çok duyarlı bir bölge olduğunu ve her an yangın çıkabilecek bölgelerden olduğunu belirtti. Cebeci, “Eskiden makindik olan alanlar daha sonra sarı çam dediğimiz ağaca dönüştü. Karasal iklimin vermiş olduğu bir şey olduğu için ağacın o tarafa yönlenmesi gerekiyordu. Reçinesi bol olan ağaçlar çıra gibi yandı. Bu tür yangınlar ilk anda yoğun bir şekilde müdahale edilebilirse söndürülebilir. Örneğin örtü yangını dediğimiz bir yangın vardır tabanda başlar. Yangın büyüdükten sonra yani örtü yangınından tepe yangınına dönüştüğü zaman önlenmesi güç hale geliyor. Çünkü alev konfeksiyonla daha yüksek ısılara çıkıyor. Bu yüzden önlenmesi zorlaşıyor. Bu yüzden zirvelere uçaklarla ve helikopterlerle müdahale edilmesi gerekiyor. Kırık arazi ve ağaç yoğunluğu olduğundan ötürü Orman işletme araçları bölgeye giremiyorlar. Dolayısıyla tamamıyla hava yardımıyla söndürülmesi gerekiyor. Yangını tetikleyen en büyük etkenlerden birisi de rüzgardır. Rüzgâr çıktığı zaman yangının yayılmasını kolaylaştırıyor. Orman yangınlarının bir özelliği de 100-200 metre ileride olan bir yangının bir yanda sizin yanınızda olabilmesidir. Çünkü rüzgâr yön değiştirdiği zaman yangın, rüzgârın yönüne doğru hareket eder” diye konuştu.

“Geceli gündüzlü dokuz gün çalışıldı”

Çıkan Manavgat yangınında Artvin itfaiye ekiplerinin de yardımcı olduğunu dile getiren Cebeci, “Yüncüler Köyünde yangın çıkmıştı fakat oraya aracı biz gönderemedik çünkü aracımız Arhavi’deki sel felaketinde görevliydi. Diğer bölgelerden Yüncüler köyüne araç yönlendirdik. Sağ olsunlar Erzurum’da yetkili kişilerle görüştük ve oradan araç yönlendirdik. Ayrıca İspir’deki itfaiyeden yardım istedik onlarda araçlarını gönderdiler. Bana bilgi geldiği zaman araç yönlendirmelerini ben yapıyorum. Manavgat yangını için İçişleri Bakanlığından emir doğrultusunda bilgi geldiği zaman ve Belediye Başkanının da yardım çağrılarından dolayı buradaki ekipleri topladık. Sağ olsunlar Kemalpaşa ve Hopa Belediye Başkanı oldukça duyarlıydı. Dolayısıyla üç araç, altı personelle olay yerine intikal ettik. Olay yerinde geceli gündüzlü dokuz gün çalışıldı. Görevli arkadaşlar araçta uyudular. Dokuz gün içerisinde belki birkaç gün uyumuşlardır. Orman yangınlarında bütün börtü böcekler ve diğer tüm canlılar bir anda yok oldu. Bu hepimizi derinden üzdü. Kül, toprak üzerini tamamen kapladığı için bu gibi durumlarda bir, bir buçuk sene zaten toprağa müdahale edilemiyor. Çünkü külün toprak üzerinden ayrışması gerekiyor. Fidanlama da bu süre geçtikten sonra yapılabiliyor” ifadelerine yer verdi.

“Yangın hiçbir zaman durup dururken çıkmaz”

Artvin Belediyesine ait kaç tane aracın bulunduğunu söyleyen Cebeci, “İki tane yangın aracı, bir tane kurtarma aracı, bir tane on altı metreye uzanabilecek şekilde merdivenli bir araç, diğeri de sulama aracı olacak şekilde Artvin Belediyesi olarak beş adet aracımız bulunuyor. Ben dahil olmak üzere yirmi görevli arkadaşımız var. Her bir vardiyada altı arkadaşımız var. Vardiyalarımızda iki şoför, dört görevli olarak çalışıyoruz. Gündüzleri ise bu sayı üç şoför oluyor. 24 saat çalışıyoruz 48 saat istirahat ediyoruz. Bizler içinde en duyarlı çalışma sistemi budur. Yangın çıkışlarının yüzde doksan dokuzu insan kaynaklıdır. Yangın hiçbir zaman durup dururken çıkmaz. Ormanda bir yangın çıktığı zaman bu bir atılan camdan da kaynaklı olabilir. O cam orada durduğu sürece güneşten almış olduğu ısıyla bıçkılı dediğimiz yerleri yakar. Ormanın içerisinden geçerken sigara izmariti atılmıştır veyahut bir çöp dökülmüştür bu yüzden havayla temas ettiği zaman metan gazı üretir bu yüzden tutuşarak alev alır. Evlerde de yine aynıdır. Yangına en duyarlı yer mutfaklardır. Mutfaklarda da aynı şekilde ya ipragazın üzerinde yemek unutulur yemek yanar ve yangın çıkar. Bu yüzden bu tür konularda çok dikkatli olmak gerekiyor. Kazara çıkan yangınlar çok zordur” diye konuştu.