YEREL
Giriş Tarihi : 24-07-2021 17:36   Güncelleme : 24-07-2021 17:36

“Kısıtlamalar kalktıktan sonra hareketlenmeler başladı”

Hatice Nur Ersöz’ün sunumuyla Artvinli TV’de yayınlanan “Artvin’de Esnaf Olmak” programına Seray Dikimevi İşletmecisi Serpil Dişli ve Sunay Çakmakçı konuk oldu.

“Kısıtlamalar kalktıktan sonra hareketlenmeler başladı”

Terzilik yapan Serpil Dişli ve ortağı Sunay Çakmakçı terzilik sürecine nasıl başladıklarını, bu süreçte neler yaşadıklarını ve ne gibi çalışmalar yaptıklarından bahsettiler.

“Kısıtlamalar kalktıktan sonra biraz hareketlenmeler başladı”

Hopa’da 18 yıldır terzilik yapan Dişli, terzilik yapma sürecine nasıl başladığından bahsederek, “Evde kendi çabalarımla dikiş yapmayı öğrendim ve otuz beş yaşında terzi dükkânı açtım. Dostlarım ve arkadaşlarım bana bu süreçte destek çıktılar. Daha öncesinde de Halk eğitim kurslarına giderek eğitim aldım. İşimi çok severek yapıyorum. Sanayi tipi makineler ile çalışıyorum. Overlok, reçme, dikiş makinası, piko makinelerim var. Kadın giyim üzerine dikimler, gelinlik tamiri vs. birçok şey yapıyorum. Pandemi de gelinlik tamiri talebi çok fazla düştü kısıtlamalar kalktıktan sonra biraz hareketlenmeye başladı. Kısıtlamalarda yirmi gün boyunca kapandık ama pandemi sürecinde işimiz tamamen bitti diyemem. İnsanlar sanaldan çok fazla alışveriş yapıyor olabilir ama alınan ürünler paça kısaltma, daraltma, tadilat vs. şeyler için yine bana geliyor. Bu yüzden internetten yapılan alışverişler beni çok etkilemiyor. Pandemi de pek kumaş alamadık henüz yeni alabildik. Fiyatlar biraz artmış durumda ama ben bugüne kadar fiyatları hiç artırmadım. Artmış mı artmamış mı hiçbir şekilde bunun hesabını yapmayarak yine aynı fiyattan verdim. Mesela kumaşı da benden olmak üzere bir lastikli eteği 45 TL’den satıyorum” ifadelerine yer verdi.

“Zorlu bir süreç atlattım”

Mesleğini icra ederken zorlu yollardan geçtiğini söyleyen Çakmakçı, “Dikiş yapmak çok hoşuma gittiği için ilk başta Halk eğitim kurslarına gittim. Daha sonra Halk Eğitim Merkezinde üç yıl hocalık yaptım. Bir arkadaşla terzilik sürecine girdik. Fakat beşinci aydan sonra yürütemedik. Çalışma sürecinde tek başına ilerlemeye çalıştım ve çok tedirginlik yaşadım. Eşim sadece manevi destek verebilirim dedi çünkü maddi bakımdan çok zor durumdaydık. Bu yüzden dikim için ihtiyaçlarımızı alıp bir anda başlayamadık. Her şeyi olabildiğince elimle dikerek kazanıp ortaya koydum. Yaptığımız iş bir bakkalcı gibi mecburi bir iş olmadığı için Pandemi sürecinde işletmemizi kapattık. Türkiye pandeminin ilk süreçlerinde maske bulamıyordu. Bizde o sıra iş yerini kapattığımız için boş vaktimiz vardı bu yüzden bizim de bir katkımız olsun diyerekten Halk eğitime maskeler diktik. İşler biraz düzelince iş yerini açtık, kapanma zamanında ise kapattık. Bütün kurallara uyduk. Pandemi sürecinden fazlasıyla etkilendik. Çeyiz yapımı tamamen durdu. Şu an çeyiz diye bir şey yok eskiden pikesinden nevresime kadar ne varsa yapardık. Şimdi ise kadınlar bunun renginden sıkıldık diyerek geliyorlar ve bizde ne gerekiyorsa yapıyoruz. Tekstil üzerine dikimler yapıyorum. Çeyiz yapıyorum. Dantelin modeline ve duruşuna göre kendi özel tasarımlarımı da yapıyorum ve müşterilerime istediğiniz bir model varsa sadece göstermeniz yeterli diyorum. İşimi çok severek yapıyorum. Yapacağım her ürüne hevesle ve emek vererek başlıyorum. Ürünün rengi, modeli, fırfırı, gipürü vs. gelen müşteriler ne isterse onu yapıyoruz. Müşterilerden gelen geri dönüşlerde gayet güzel. Emekli olana kadar işime devam etmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

Sariye TOPALOĞLU