YEREL
Giriş Tarihi : 19-10-2021 11:09   Güncelleme : 19-10-2021 11:09

KONGREDE EĞİTİM SORUNLARI KONUŞULDU

KONGREDE EĞİTİM SORUNLARI KONUŞULDU

Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Başkanı Sinan Okan, sendika olarak Temmuz ayında düzenledikleri 2. Maarif Kongresini değerlendirdi. 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Maarif Kongrenin devamı niteliğinde olan 81 ilin temsilcileriyle gerçekleştirilen kongrede eğitimin temel sorunları değerlendirildi. 

Okan, “Biz sendika olarak Türklük gurur ve şuuru İslam ahlak ve fazilet ile yaşayan ve yaşatan bir anlayışla hareketimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda biz de ilham kaynağımız olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde cumhuriyetin kurucu idaresi anlayışıyla eğitime bakmaktayız. Maarif Kongremizin 100’üncü yılında 2021 yılının Temmuz ayında bu kongreyi sendika olarak gerçekleştirdik. 81 ilde eğitimle alakalı ve bütün sorunlar problemler nedir bunların nasıl çözebiliriz bunlarla alakalı bir maarif kongresi düzenlemeyi planladık. Amacımız tabii ki eğitimde sıkıntılarını konuşmak erken çocukluk dönemindeki eğitimden başlayıp da anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite boyutunda da eğitimdeki problemleri bütün ayrıntılarıyla konuşmaktı bunlarla ilgili paneller ve sempozyumlar da yapıldı” dedi.

Maarif kongresinde tartışılan gündem maddelerinin içeriğinden bahseden Sinan Okan, eğitimde liyakat ve öğretmen kalitesine vurgu yaparak, “Türk Eğitim-Sen’in üzerinde ısrarla durduğu bir konu var eğitimde Adalet eğitimde liyakat eğitimde öğretmen kalitesi. Eğitimin en büyük iki ana bileşeni var birincisi öğrencinin hazırlık bulunurluk seviyesi. Dünyada yapılan araştırmalara baktığımız zaman eğitimde başarıyı yakalamak için öğrencinin hazır bulunuş seviyesi yaklaşık yüzde 40 ila yüzde 50 arasında değişiyor ikinci sırada öğretmen faktörü var öğretmen faktörünün eğitimdeki kalitesini artırma noktasındaki başarısı yüzde 40 ila yüzde 45 arasında değişiyor. Öğretmen kalitesi anlamında eksiklik şuydu üniversitelerimizin maalesef çok fazla kontenjan alması ve öğretmen adaylarının sayısının kontenjanların fazla olması sonucunda atanamayan öğretmen problemi. Üniversite sayısı fazla olunca bu sefer nitelikli öğretmen yetiştirme noktasında sıkıntınız oluyor o yüzden bunu başarabilmek yolu da eğitim fakültesinin kalitesini artırıp sayısını azaltarak daha nitelikli öğretmen adayı yetiştirmek ve bu şekilde eğitimdeki başarıyı yükseltmek çözüm olarak sunuldu. Fatih Sultan Mehmet'in bir sözü var gerçekten takdir ile ifade ettiğim diyor ki “kadıyı satın aldığın gün Adalet ölür adaletin öldüğü gün devlet ölür.” Bu anlamda eğitimde yönetici atamalarında liyakatin esas alınması gerekiyor” diye konuştu.

Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve liseye geçiş sınavlarının öğrenciyi yarış atına çevirdiğine dikkat çeken Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Başkanı Sinan Okan, “Anasınıfı eğitimin yaygınlaştırılması ve bu anlamda çocuklarınızın daha ilk düzeyden birtakım ahlaki ve temel becerilerin alınması ve edinilmesi noktasında bir kamuoyu oluşturuldu ilkokul düzeyinde değerler eğitimi konuşuldu özellikle branş derslerine öğretmenlerin branş öğretmeni girmesi noktası İngilizce din kültürü ahlak bilgisi müzik ve resim derslerine branş öğretmenleri girmesi gerektiği ifade edildi. Özellikle lise sınava hazırlanma LGS sınavına hazırlanma noktasında öğrencilerimizin bir yarış atının şeklinde daha ilkokuldan 4. Sınıftan 5 sınıftan test mantığına alıştırılması ve sınav psikolojisi ve sınav baskısı altında yetiştirilmesini yanlış olduğu ifade edildi bunun için de öneriler sunuldu. LGS sınavı daha kolay herkese hitap eden cinste yapılması ve öğrencilerimiz aşırı dedesinden baskısına maruz bırakılmaması noktasında bir takım çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. lise düzeyinde en büyük problemlerin bir tanesi derslerin sayısının fazla olması ve öğrencilerimizin bunlardan yorulması 2023 yılının vizyon belgesinde şu var okullarda ders sayısının azaltılıp yerine beceri atölyeleri koyulması nedir mesela bir resim atölyesi mesela bir müzik atölyesi teknoloji tasarım atölyesi gibi atölye tekniği ile öğrencimizin akademik anlamda değil de daha duygusal ve bilişsel becerilerini geliştirmeye yönelik bir takım programlar ortaya atıldı” ifadelerini kullandı.

Mesleki eğitimin geliştirilmesi için daha fazla destek verilmesi gerektiğini dile getiren Okan, üretimin arttırılması için sundukları çözüm önerisini şu ifadelerle aktardı: “Türkiye de üretim sıkıntısı var maalesef o yüzden bizim üretime destek vermemiz lazım. Bu anlamda 12 yıllık kesintisiz eğitimin resmi olan zorunluluktan çıkarılması özellikle son 4 yıllık lisenin açıköğretim şeklinde devam ettirilmesi kolaylığının getirilmesi noktasında bir anlayış gelişti. Öğrenciye açıktan da okuma imkanı sağlanması gerekir. Öğrenci belki köyünde bir proje ile farklı üretim tesisi kurabilir aynı zamanda da dışarıdan da listesini bitirebilir. o yüzden açıköğretime daha fazla teşvik edilmesi akademik anlamda çok iyi olmayan öğrencilerimizin hayatta daha farklı alanlara tutulabilir o yüzden açık öğretimden devam ederse bu anlamda iyi bir teşvik olursa hem kalifiye eleman ülkemizin ücra köşelerinde kırsal alanda üretim ön plana çıkmış olur.”

“Türkiye'de öğrencilerimizin yetişmesi noktasında yapılan yanlışların verilen zayiatları en aza indirilmesi için uğraşıyoruz” diyen Sinan Okan, “öğrencilerimiz 5. Sınıfta altınızda 7. Sınıfta öğrendiği bilgilerin yani liseye yerleşirken hiçbir şekilde temel alınmaması bir problem. Çünkü eğitim bir süreç işi siz 3 yıl 4 yıl boyunca eğitim alıyorsunuz ve iyi bir lise için sınava giriyorsunuz ama sizin o 4 yılda öğrenmiş olduğunuz. Öğretmenlerimizin yapmış olduğu bu yazıların çok geçerli olmuyor bu da eğitime baktığımız zaman ölçme ve değerlendirme yaklaşımları da uygun değil o yüzden merkezi sınavın yüzde sekseni geçerli ise yüzde yirmisi öğrencilerimizin 6, 7 ve 8 sınıftaki başarı ortalamasının kale alınması gerektiği yine orada ifade edildi. Bu da ölçme değerleme yaklaşıma son derece uygun bir durum. Orada öğrencilerimiz de vardı onlar da şunu ifade etti özel okulların şişirme notlarla bu ortaöğretim başarı puanını yükselttiğini üniversiteye geçişte onlara öncelik tanındığını ve bu da fırsat eşitsizliğine sebep olduğu ifade edildi. Ama biz ortaöğretim puanını başarı altına indirirsek yani o oranı düşürürsek bu sefer öğretmenlerin yazılılar da etkinliğini süreç odaklı ölçme değerlendirmenin biraz daha zayıfladığını görmüş oluruz. Çünkü sonuçta çocuk 4 yıl boyunca lise okuyor o 4 yılın her biri önemli her bir yılı anlamlı her bir yazılı anlamlı öğretmenlerimizin yazılılarının geçerliliğinin artması için ortaöğretim puanı çok çok önemli tabii özel okullarında bu şekilde denetimi de devletimiz tarafından sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde yapılırsa özel okullarımızın onların şişirme not diye tabir ettiğimiz bu sıkıntısı ortadan kalkmış olacağını düşünüyorum. Yükseköğretimde onlarca akademisyenimiz katıldı onların ortak sorunların özeti şu şekilde yükseköğretimden en büyük problemi ülkemizde 200'ü Aşkın devlet ve Vakıf üniversitesinde olması ve bu da eğitimdeki başarıyı, kaliteyi düşürüyor. Sorun fazla olmasında değil devletimizin bu kadar fazla üniversiteye maddi imkân ve AR-GE ayıramaması ve üniversitelerimizin de gerektiği kadar araştırma yapamaması neticesinde üretkenliğin düşmesi başarıyı çekiyor. Dünyada ilk 500 üniversite arasında ülkemizdeki çok nadir sıralamaya geliyor Bu anlamda da Türkiye'de üniversitelerin sayısının azaltılıp kalitesini yükseltilmesi ifade edildi” ifadelerini kullandı.

2’nci Maarif Kongresinde Türkiye’nin 81 ilinden gelen sıkıntıları birleştirerek bir eğitim raporu oluşturduklarını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Orada onlarca panel yapıldı sempozyumlar yapıldı hocalarımızdan her alanda dil eğitiminden tutun da erken çocukluk eğitiminden, özel eğitimden mesleki eğitimden, akademik eğitim her alanda üniversite hocalarımız paneller düzenledi onlar da yine konuşuldu tartışıldığı rapor edildi. Bu anlamda da bütün bunlar topladığımız zaman biz bunları yaklaşık birkaç ay içerisinde Türk eğitim-Sen Genel Merkezi bunları rapor edip başta cumhurbaşkanlığımıza sonra Milli eğitim bakanlığımız da ve devletimizin ve dünyanın değişik eğitimle alakalı platformlarına göndereceğiz. Tarihe not düşmek açısından 2’nci maarif kongresini 100’üncü yılında Türk Eğitim-Sen farkıyla bunu düzenledik İnşallah Türk eğitim sistemine hayırlı olacağını düşünüyorum.”

HATİCE DİLER