YEREL
Giriş Tarihi : 20-04-2021 10:46   Güncelleme : 20-04-2021 10:46

MANEVİ HASTALIKLARIMIZIN ŞİFASINI ARAMAK

İl Müftü yardımcısı Numan ÖZTÜRK “MANEVİ HASTALIKLARIMIZIN ŞİFASINI ARAMAK” başlıklı konu hakkında açıklama yaptı.

MANEVİ HASTALIKLARIMIZIN ŞİFASINI ARAMAK

Öztürk yaptığı açıklamada; “Diyanet İşleri Başkanlığımız bu yılın Ramazan temasını “Şifa Ayı Ramazan” olarak belirledi. Bu yönüyle Ramazan’ın; gönüllerimize, kalplerimize, hanelerimize, ülkemize, evlatlarımıza, milletimize ve bütün Müslümanlara şifa getirmesini Cenabı Hak’tan niyaz edelim. Ramazan’ı ayrı kılan ve on bir ayın sultanı olmasını sağlayan Kur’an ile ruhumuz ve bedenimiz şifa bulsun. Manevi hastalıklarımızın ilacı olan Kur’an ile insanlar huzur bulsun. Kur’an şifası oluşu hanelerimizi ve ülkemizi bereketlendirsin.

Maneviyat kelime olarak, “maddi olmayan, içsel olan, kişinin iç dünyasıyla ilgili olan şeyler” manasına gelmektedir. Maneviyat, insanın ruhi eğilimleriyle alakalı olan, iç dünyasına nüfuz eden soyut bir kavramdır. Şifa kelimesi ise; “hastalıklardan kurtulma, hastalığına çare arama, derdine deva bulma” manalarına gelmektedir. İnsanın yapısını ruh ve beden olarak düşündüğümüzde, hastalıkları da maddi ve manevi olarak ikiye ayırmamız gerekir. Manevi hastalıkların şifası ve tedavi yöntemi maddi hastalıklara göre farklılık arz edebilir. Ayrıca şifa kelimesi her ne kadar dilimizde maddi tedavi için de kullanılmış olsa da şifa kelimesi daha çok manevi alana dahil olmaktadır.

İnsanlar hastalandığında, hastalıktan kurtulmak için doktora giderler ve dertlerine çareler ararlar. Her aklı başında olan insan, hastalığından kurtulmak için belli başlı yöntemlere başvurur. Hastaneye gidip tetkik yaptırmak bu yöntemlerin başında gelmektedir. Hasta olmak veya hasta olarak hayata devam etmek çok arzulanan bir durum değildir. İnsanlar dert sahibi olduğunda hiç vakit kaybetmeden hemen hastanelerin yolunu tutarlar. İnsanlar, maddi hastalıkları için bu kadar hassas oluyorken neden manevi hastalılarımıza gereken önemi göstermeyiz! Halbuki modern psikolojinin verileri göstermiştir ki maneviyatı sağlam olan insanların maddi sıkıntıları daha kolay atlatmaktalar. Manevi yönü sağlam olan insanın hayata tutunması ve hayattan zevk alması; manevi yönü unutup sadece maddi taraf ile hayatını devam edenlere nazaran çok önde olduğunu göstermiştir. Her tedavinin bir yöntemi vardır. Manevi hastalıklarımıza şifa bulmanın yöntemi ise Yüce Dinimiz; İslam ve O’nun Yüce Kitabı Kur’an-ı Kerim’dir.

Allah Teâlâ, Kur’an’ın insanlara şifa olduğunu “Biz Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, o müminler için bir şifa, bir rahmettir..” (İsrâ 17/82) ayeti kerimesinde açıklamaktadır. Buradan anlıyoruz ki Yüce Kitabımız inanlar için bir şifa ve rahmet kaynağıdır. Bu kaynaktan beslenmek isteyen herkese şifa ve rahmet kapılarının açık olduğunu görebiliriz. İnsanlar yeter ki bu kaynaktan beslenmeye devam etsinler! Bu pınardan içmeye can attıkları sürece gönüllerine; huzursuzluğun, mutsuzluğun, karamsarlığın, bitmişliğin ve tükenmişliğin onlara uğramayacağını bilsinler. Kur’an ile yaşayan O’nun ile iç içe olan, O’nu rehber edinen ve hayatına da uygulayanın dünya ve ahirette ebedi saadete ulaşacağını bilsinler. Bu yönüyle Kur’an tüm insanlara seslenmektedir: “Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, kalplerdeki hastalıklara bir şifa, inananlara bir rehber ve rahmet gelmiştir”. (Yûnus 10/57) İnsanlar bu çağrıya ses verirlerse tüm maddi ve manevi sıkıntılarını çözebileceklerini görsünler. Allah Teâlâ maddi ve manevi hastalıklarımızı Kur’an ile şifa bulmamızda bizlere yardımcı olsun.” İfadelerine yer verdi.

Ayşe ÖZDER