YEREL
Giriş Tarihi : 18-10-2021 12:15   Güncelleme : 18-10-2021 12:15

“Mesleki Eğitimlerin Artması Öğretmenin Niteliğini Yükseltecektir”

“Mesleki Eğitimlerin Artması Öğretmenin Niteliğini Yükseltecektir”

Türk Eğitim-Sen Merkez İlçe Müdürü Sinan Okan, ‘eğitimde fırsat eşitliği’ teması ile bu yıl 20’ncisi gerçekleştirilen Milli Eğitim Şurasına sendika olarak verdikleri önerileri ve eğitimdeki temel sorunları değerlendirdi.

Türk Eğitim-Sen olarak öğretmen kalitesinin iyileştirilmesi konusunda eğitim fakültelerinin sayısının azaltılıp verilen öğretmenlik yeteneğine sahip olan kişilerin fakülteye seçilmesi gerektiğini savunduklarını vurgulayan Sinan Okan, “eğitimde en önemli öncülerinden bir tanesi öğretmenin başarısı öğretmenin sınıftaki vizyonu ikinci sırada öğrencin hazır bulunurluğu seviyesi geliyor. Bu anlamda öğretmene verdiğimiz mesleki eğitimlerin artması öğretmenlerin niteliğini yükseltecektir. Üniversitelerimizdeki kaliteyi arttırıp eğitim fakültelerine kaliteli yani öğretmenlik yeteneğine sahip olan öğrencilerin seçilmesi ve böylece öğretmenin mezun olunca öğrenciye kaliteli bir eğitim verilmesi sağlanacaktır” dedi.

Bu yıl 20’ncisi düzenlenen ve eğitimde fırsat eşitliği başlığı altında okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde fırsat eşitliği, mesleki eğitimin iyileştirilmesi ve öğretmenlerin mesleki gelişimi olmak üzere üç ana başlıkta ele alınan Milli Eğitim Şurası sonrası değerlendirme yapan Türk Eğitim-Sen merkez ilçe başkanı Sinan Okan, “Türk Eğitim-Sen olarak 20’nci milli eğitim şurasında katıldık. Şura’da eğitimde fırsat eşitliği, mesleki eğitimin iyileştirilmesi ve öğretmenlerin niteliğinin yükseltilmesi gibi üç önemli gündem maddemiz vardı. Biz de orada Türk Eğitim-Sen olarak eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin giderilmesi konusunda neler yapılabilir bunlarla alakalı anasınıfı düzeyinden ortaokul ve ortaöğretim düzeyindeki önerilerimizi sunduk. Birçok öğretmen arkadaşlarımızda oradaydı onların doğru veya makul görüşlerini de destekledik” şeklinde konuştu.

Gündem maddelerinin içeriğinden ve eğitimde görülen temel sorunlardan ve bu sorunlara sundukları çözüm önerilerinden bahseden Sinan Okan, “Şurada gündem maddelerinin içeriğinde anasınıflarının yaygınlaştırılması vardı. Anasınıfı erken çocukluk döneminde okullarımızda zorunlu olmasını biz de destekliyoruz. Her yerde anasınıflarının açılması yaygınlaştırılması ve farklı kurumların bünyesinde olan anasınıfı eğitimlerinin Milli eğitim Bakanlığı’nda toplanıp köylerde de anasınıflarının açılması noktasında bir görüş birliğine varıldı. Fırsat eşitliği için bazı köy okullarındaki öğrencilerimizin anasınıfı eğitiminden mahrum kaldığı için eğer körlerde bu sınıflara açarsak bu mahrumiyet giderilmiş olacak diye karar aldık. Diğer fırsat eşitsizliğine baktığımız zaman ilkokullarda ders kitaplarının Milli Eğitim’in hazırlamış olduğu ders kitaplarının yetersiz olması. Devletimiz sağ olsun kitapları ücretsiz bir şekilde dağıtıyor ama bu fırsat eşitliği sadece ilkokul düzeyinde değil ilkokul, ortaokul ve liselerde de bu geçerli. Sıkıntı şu devletimizin dağıtmış olduğu kitapların herhangi bir yayına yaptırılması ve bunların da kalitesiz olması. Özel okulda okuyan öğrenciler daha kaliteli yayınlar kullandığı için onlar bir adım öne geçiyor. Bu sefer Milli Eğitimdeki öğretmenler o kaliteyi yakalayabilmek için mecbur kaynak kitap aldırıyor. Bu sefer veli diyor ki ya hocam siz kitapları bedava dağıtıyorsunuz ama bir taraftan hala kaynak kitapları öğretmenlerimiz bin lira bin 500 lira para veriyorlar. Veren veremeyen bu eğitimde fırsat eşitsizliğine sebep oluyor bazı ekonomik geliri yetersiz olan ailelerimiz bu durumdan mustarip o yüzden bu durumun düzeltilmesi lazım çözüm olarak da Milli Eğitim’in basmış olduğu kitapların görsel anlamda içerik anlamında çok çok nitelikli ve kaliteli olması gerekiyor. Yine ortaokullarda ve liselerde okul türlerinin buna imam hatip ortaokulları, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve diğer okullar dâhil okul türlerinin kalitesini birbirinden farklı olması. Bazı okul türlerinin 5 yıldızlı otel konforunda yapılıp diğer okullarda sıkıntının olması. Bu anlamda bir fırsat eşitsizliği var yetersiz olan köy okulları var onların bir takım donanımsal eksikleri var laboratuvarı olmayan kütüphanesi olmayan kırsal alanda köy okullarımız var bunların eksikliklerinin giderilmesi lazım Bu da fırsat eşitsizliğine sebep oluyor. Bir önceki yıl uzaktan eğitim sürecini geçirdik. Uzaktan eğitimde sağ olsun devletimiz tablet ve bilgisayar yardımda bulundu ama yine de interneti olmayan uzaktan eğitimden mahrum kalan öğrencilerimiz oldu bu da fırsat eşitsizliğini beraberinde getirdi. 20’nci milli eğitim şuramızda bundan da bahsettik devletimiz de bu konuda gereken önemli de aldı ama eksikler var daha da iyi olmalıyız diye düşünüyorum. Fırsat eşitsizliği ne baktığımız zaman meslek liselerine öğrenci seçme yerleşimdeki sıkıntılar oluyor meslek liseleri hakkında şu konuşuldu yani akademik seviyesi düşük olan öğrencilerin yerleştiği ve bu anlamda meslek liselerinde kalifiye eleman yetişiyor ama bu da akademik anlamda düşük olması bir takım sıkıntılara sebep oluyor. Okul türlerinin çok çok farklı olması ve okul türlerine seçilen öğrencilerin arasındaki uçurumun birtakım eğitimde fırsat eşitliğine sebep olduğu ifade edildi bunun giderilmesi için farklı öneriler sunuldu. Özellikle liseye geçişlerde merkezi sınavlar olsun mu olmasın bu tartışıldı. Ben sendika olarak da orada şunu ifade ettim merkezi sınavlar olsun ama biraz daha ortaöğretim yani ilkokul ortaokul başarı puanı da belli bir kıstas olarak kabul edilsin ve liseye bu şekilde yerleşsin gibi bir takım öneriler alındı” diye konuştu.

Meslek okullarına verilen mesleki eğitimin iyileştirilmesi, meslek liselerine gereken desteğin verilmesi ve meslek liselerinden mezun olanların iş imkânlarının artması noktasında fikir birliğine varıldığını söyleyen Okan, Öğretmen kalitesinin iyileştirilmesi konusunda şu ifadeleri kullandı: “Özellikle Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenin eğitimdeki misyonunun çok çok önemli olduğunu vurguladık. Eğitimde en önemli öncülerinden bir tanesi öğretmenin başarısı öğretmenin sınıftaki vizyonu ikinci sırada öğrencin hazır bulunurluğu seviyesi geliyor. Bu anlamda öğretmene verdiğimiz mesleki eğitimlerine artması ve öğretmenlerin niteliğinde yükseltecektir. Öğretmen kalitesinin artması için bu işin kökenine inilmesi lazım üniversitelerimizdeki kaliteyi arttırıp eğitim fakültelerine kaliteli yani öğretmenlik yeteneğine sahip olan öğrencilerin seçilmesi ve bunların da mezun olunca kaliteli bir eğitim verilmesi sağlanacaktır diye bir görüş birliğine varıldı.”

HATİCE DİLER