YEREL
Giriş Tarihi : 10-09-2021 11:15   Güncelleme : 10-09-2021 11:15

MURGUL KADINLARI ÜRETİYOR

Artvin’in Murgul ilçesinde atölye açan Zehra Kadıoğlu, Serpil Bayrak ve Zuhal Öktem bakır ürünlerine işleme yaparak unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını gün yüzüne çıkarıyorlar.

MURGUL KADINLARI ÜRETİYOR

Yaptıkları işi çok sevdiklerini dile getiren üretici kadınlar “kimseden maddi destek istemiyoruz, biz işlediğimiz el emeklerimizin değeri bilinsin istiyoruz” diyorlar.

Murgul’da Belediye Başkanı ve dönemin Kaymakamının desteği ile atölye açan 2016 yılından beri el işçiliği ile bakıra hayat veren Zehra Kadığolu, Serpil Bayrak ve Zuhal Öktem kadın elinin değdiği her alanın güzelleştiğini vurguladılar.

Bu işe başladıklarında en büyük desteği eşinden ve ailesinden gördüğünü dile getirerek, “bu işe başlarken elbette birileri başaramazsınız beceremezsiniz, ne işiniz var evinizde oturun dedi fakat bizim için kıymetli olan Eşlerimiz ailelerimiz destek verdi bu bizim için yeterliydi. Çünkü biz buradan maaş almıyoruz ürünleri de Gaziantep’ten para ile alıyoruz maddi desteğe ihtiyacımız olduğunda eşlerimiz destek oldu. Onların sayesinde malzeme aldık fuarlarda bir şeyler sattık. Ailelerimizin manevi desteği de çok önemliydi” dedi.

Bakır işlemeciliğin kendisine sabrı öğrettiğini aktaran Serpil Bayrak, “Güzel sanatlara yeteneğim yoktu. Bu çizimleri kursta öğrendim. Halk eğitimde usta öğretici olarak görev yapmaya başladım. Bu işe başlarken el sanatına yeteneğim yoktu hele sabrım hiç yoktu bu iş çok sabır istiyor sabrı bana öğretti. En çok işlediğim ürünler en fazla detay isteyen işler oluyor. Kendime bu işi yaparken gösterdiğim sabır konusunda hayrete kalıyorum. İnsan figürü yaparken tek bir hatada tüm çalışma çöp olur geri dönme şansınız yok. Böylesi dikkat isteyen bir işi yapmakta bana ayrı keyif veriyor. Bu işe başlamadan önce 6 aylık kurs aldık 2 ay kâğıt üzerinde 2 aya yakın da öğrenme tablolarının üzerinde çizim yaptık. Ben çok aceleci olduğum için bu süre fazla uzun sürmedi. İlk işim de yapımı oldukça zor olan sitila oldu. Mesleğimi seviyorum, atölyede vakit geçirmeyi seviyorum. Ayrıca burayı bize belediye tahsis etti kira ödeme gibi bir derdimiz yok bu bizi ekonomik olarak çok rahatlatıyor. Bu işi sürdürebilmemiz için çok önemli bu atölyeyi bize kazandırmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yaptıkları işi bırakmak istemediklerini dile getiren Zehra Kadıoğlu, “Biz bu işi bırakmak istemiyoruz. Bu işi en iyi şekilde devam ettirmek istiyoruz. Bizim el emeğimiz bunlar her türlü motifleri işliyoruz. Hammaddeyi Gaziantep’ten getirttiğimiz için bize pahalı geliyor el emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bir hafta içerisinde aldığımız ürünlere 20 lira fark konuldu. Bakır çok pahalı dolarla yarışıyor ama dolar indiği zaman bakırın fiyatı inmiyor. Bu meslek unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında biz bunu unutturmak istemiyoruz. Amerika’da öğrenciler ilköğretimde el sanatları derslerinde bu işlemleri yapıyor. Neden bizim topraklarımızda madenler çıkıyor da bizim doğamız zarar görüyor da biz neden bu emeği savunmayalım hakkımızı almayalım” şeklinde konuştu.

Yaptıkları işin eskiye hayat vermek olduğunu belirten Kadıoğlu, “Aslında çok kursta gezdik ama bunda karar kıldım. 2016 yılında kursta başladık sonrasında atölye kurduk. Öğrencilerimiz İŞKUR destekli istihdam ediliyor. İŞKUR, öğrenme tabakalarını karşılıyor ve kursiyerlere ücret de veriyor.  Öğrenciler de kendi ev dekorasyonları için işliyorlar. Siparişlerimiz özel istek üzerine oluyor. Birisi hediye için yaptırıyor veya da kendisi için yaptırıyor bir başkası onda görüp beğenip kendisi için de istiyor. Almanya’ya dahi gönderdik. Bakır alüminyumdan daha sağlıklı fakat kalaylı olması gerekiyor kalaylı olduğu zaman yüzde seksenlerde sağlığa faydalı” diye konuştu.

Kadın elinin değdiği her şeyin güzelleştiğini anlatan Kadıoğlu, “bakır işlemeciliği toplumda erkek işi olarak görülüyor. Fakat bu detay isteyen işlerde kadın detaycılığı çok daha güzel sonuçlar doğuruyor. Biz kadının her alanda aktif olmasını istiyoruz. Kadının gücü fark edilsin istiyoruz bunun içinde öncülük etmeye çalışıyoruz. Kursiyerlerimizde bu konuda çok istekliler. Murgul turizme kazandırılsın tanıtımı yapılsın bizim yaptığımız işlerin de gün yüzüne çıkması için bu önemli adım olacaktır” dedi.

HATİCE DİLER