YEREL
Giriş Tarihi : 28-08-2021 11:24   Güncelleme : 28-08-2021 11:24

“NALBANTLIK MESLEĞİ YOK OLMASIN”

Artvin’de nalbantlık mesleği yok olmasın diye çaba harcayan Haluk Koçer, “gençlerden bu işi öğrenmek isteyen olsa tüm makineleri ona devreder işi öğretirim” dedi.

“NALBANTLIK MESLEĞİ YOK OLMASIN”

Kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden olan nalbantlığın önemi Kafkasör Boğa Güreşleri Festivalinden sonra bir kez daha anlaşıldı. Artvin halkının vazgeçilmez tutkusu olan boğa yetiştiriciliğinin püf noktası ise boğanın bakımının tam olmasından geçiyor. Boğa tırnağının bakımının tam olması ise kilo artırımında ve boğanın kalitesinde önemli bir etken. Artvin’de kendi mesleğinin yanında nalbantlıkta yapan Haluk Koçer, bu mesleğin kaybolmaması için elinden geleni yapacağını dile getiriyor.

Hobi olarak hayvancılıkla uğraşan ve boğa yetiştiriciliğinin vazgeçilmez sevdası olduğunu dile getiren Haluk Koçer, boğalara nal takma fikrinin nereden çıktığını şu ifadelerle aktardı: “Eskiden bundan 15 sene önce Artvin’deki boğalar bu kadar büyük değildi. Büyük olmadığı için nala çok fazla ihtiyaç duyulmazmış. Şavşat’ın köylerinde Ardanuç'un köylerinde çok eskiler yaparmışlar. Çift süren hayvanların ayakları ağrımasın diye ama güreş boğalarında bu yoktu. Boğalar zaten küçüktü tarla koşmadıkları, hafif idmanlı geçindikleri için buna ihtiyaç yoktu. Boğalar 700-800 kilogram üzerinde olmaya başlayınca nal ihtiyacı doğdu. Bunun mimarı da bizden daha eski Boğacı Murat Şimşektir. Murat Şimşek, bu bölgede bu işi profesyonel olarak yapan olmadığı için aydın bölgesinden nalbant getirtiyor buraya. O yılda iki defa gelerek isteyen Boğacıların ayaklarını yapıyor isteyenlere de nal çakıyordu. Boğa, kışın içeride yattığında tırnakları kuru ortamda olduğu zaman daha fazla büyüme yapıyor. Öyle olunca da o şekilde gezdirirse hayvanların bilekleri ağrıyor. O abimiz de Aydın’dan nalbant getirerek vesile oluyor. Artvin’de boğaya nal takılmasındaki amaçta boğanın kalitesini arttırmaktır”

Boğa nallarının yenilenmesinin maliyetli iş olduğundan ve Aydın’dan gelen nalbantların boğalara yeterince ilgi göstermediğinden dolayı bu işi öğrenmeye merak saldığını anlatan Koçer, “Benim meleğim tesisatçılıktır mekanik üzerine çalışıyordum. Kaynak demir hepsi benim işimdi ve elimde yatkındır. Benim ağılımda 13 tane boğam vardı 13 boğayı nallattığım zaman 250 liradan dünya kadar para ediyordu. Nal yapanların ellerine baktım bilgi birikim gerektiren bir iş mi diye baktım. Hayvanın ayağının tırnağını düzeltiyorsun. Tırnakların ölçüsü var boğanın 7 buçuk santim onun ölçüsüne göre tırnağını temizleyip nal çakıyorsun yaptıkları bu. Ve izlerken de bizim kadar hayvana değer vermediklerini gördüm. İki tırnak yan yanayken bir tırnağı diğerinden yüksek bırakıp biran önce işi yapalım paramızı alalım diye bakıyorlardı dışarıdan gelen arkadaşlar. Bu böyle olmaz ben kendi hayvanlarımı kendim nallarım dedim ve gittim Aydın’dan dönemin parasıyla 15 bin lira nal makinesine para verdim o makinede kullanmak için çivi nal, tırnağı kesmek için spiral, kerpeten çekiç aldım boğalarımı nallamaya başladım. Kendi boğalarımı nallarken ticaret amaçlı yapmayacaktım sadece onlardan daha iyi yapabileceğimi düşündüm. Kendi boğalarımı nallarken diğer boğacı arkadaşlar da bana yaptırmak istedi. Bugün bir takım nal masrafı 150 lirayı buluyor yılda 250-300 tane nal bitiyordu öyle olunca da buna para koymak durumunda kaldım. Arkadaşlar da ihtiyaç halinde başkasına muhtaç olmamak için kabul ettiler” dedi.

İşlerinin yoğunluğundan dolayı nalbantlık yapmaya vakit bulamadığını söyleyen Haluk Koçer, boğa nalının öneminden bahsederek “bu yıldan sonra artık yapamayacağımı duyurdum ihtiyaç halinde Artvin boğacılar derneğinde veya benim evde hizmet vereceğiz ama artık ben oraya buraya gitmeyeceğim. Bizim boğalarımız eskisi kadar küçük değiller ve şuan çok idman yaptırılıyor. Hayvanın yeşil alanda değil de asfaltta gezdirme durumunda ve betona bağlama durumunda tırnakları bitiyor. Koruyucu tırnak mayaya yaklaştığı zaman o hayvanın güreşme şansı yok çünkü ayağından güç alamıyor. Sonra orası yumuşayınca taş batıyor bu sefer de iltihaplanma oluyor boğa topallıyor. İltihaplanma olunca bir yıl güreşme şansı da kalmıyor. Boğasını değerli görenler ya da ihtiyacı olanlar nal çaktırıyor. Boğa sahibi güreş bittikten sonra tırnak bakımı yaptırır nalları çıkartır önümüzdeki yıl idmana başlamadan hemen nalını çaktırır ki hayvanın tırnağı küçülmesin” diye konuştu.

Nalbantlığın inceliklerinden bahseden Nalbant Koçer, “Hayvanın tırnağının topuz olması gerek, dik olması gerekiyor. Arkasındaki ayağın tüy bitimine hayvan yere basarsa bileğine zor verir zor verirse bir yıla o hayvan topal olur. Ondan sonra da o hayvanı toplama şansın olmuyor. Uzun tırnak olmayacak tırnaklar dik olacak mesafesi tüy bitiminden önüne kadar 10 santim olacak genişliği de kendi uzunluğuna göre aynı olacak. Bunların makinesi var makine ile tırnağa yön verip nal çakıyorsun nal hayvanın ayağında durduğu zaman ayağını koruyor. Ve hayvanın ayakları sağlam olduğu için artı 50 kilo daha üzerine et koyuyor ayaklarına güvendiği için. Boğa nalı at nalı gibi değil çiviş ve nalı değişik. Boğalar çift tırnak atlar tek tırnak. Atların tek ayağına çakılan 6 tane çiviyi biz boğanın tek tırnağına çakıyoruz, bir ayağa 12 çivi çakılıyor. Bir boğanın tüm ayaklarını nallayabilmek için 48 çivi çakılıyor çünkü sekiz tane nal var. Nal demirlerini Nevşehir’den alıyoruz bizim bölgenin ayak yapısını ve kilo aralığını biliyorlar ona göre üretim yapıyorlar. Artvin’de 8 ile 13 santim arasında nal kullanılıyor. Şavşat ve Ardanuç tarafında nalbantlık yapanlar nal demirlerini hazırlayan kişiler varmış fakat sonra o kültür azalmış ve şuanda yok denilecek kadar az belki de hiç yok” ifadelerini kullandı.

Artvin’de geniş kitlelere nalbantlık hizmeti veren tek kişinin kendisi olduğunu belirten Haluk Koçer, sektöre genç yetiştirmek istediğini şu ifadelerle dile getirdi: “Artvin’de nalbantlık yapan kişiler var kendi boğasından başkasına yapmıyorlar. Hizmet sektörüne baktığımız zaman herkes beni arıyor benden başka da bunun heveslisi yok inşallah da çıkar. Artvin bölgesi için bir kişi bu işi öğrense bence ekmek yedirebilecek bir iş temiz dürüst yaptıktan sonra. Şuan yok inşallah çıkar diye de ümit ediyoruz. İşi olmayan, kahvede oturan, baba parası yemek zorunda kalan bir genç gelse abi ben bu işi öğrenmek istiyorum bana bu işi öğret dese bütün makineleri de ona devrederim öğretirim de ama şuanda öyle biri yok maalesef”

Kafkasör’ün Artvin halkı ve boğa güreşleri için öneminden de bahseden Haluk Koçer, “Kafkasör alınsın başka bir şey istemiyoruz. Artvin’de bizim başka bir hayatımız yok bu bizim bir kültürümüz. Boğayı biz evdeki çocuğumuz olarak görüyoruz biz boğadan ticaret yapmayız bizimki bir sevgi. Artvin’de bir boğa hastalandığı zaman atıyorum Artvin’de elli boğacı varsa ellisi aynı anda duyar. Mesela Haluk’un boğası hastalanmış neyi var boğanın topal olmuş bundan kim anlar Mehmet anlar, gözünde çıban bitmiş bundan kim anlar Ahmet anlar o hemen kendi bildiğini paylaşır ben kendi bildiğimi paylaşırım veteriner getiririz gerekirse şehir dışına götürürüz. Kendi boğamızı nasıl görüyorsak başkasının boğasını da öyle görüyoruz. Meydanda boğalar güreşirken o boğa onundur benimki benim ama bir hastalık durumunda hepimiz birbirimize yardım ederiz. Artvin’de boğa her şeyden önce gelir. Şuanda Artvin bölgesinde 100 boğa varsa imkân olsa 500 tane boğa olur. Yer olsa bakabileceği alan olsa. Kafkasör bu yıl alınsın bizim boğacılar olarak başka isteğimiz yok. Kafkasör haricinde bizim 15 tane daha boğa güreşi arenası var ama herkes burada birinci olmak ister. Melo’da da birinci olabilirsin o da ayrı bir duygudur, Rize’de de birinci olabilirsin Erzurum’da da ama herkes Rizelisi de Erzurumlusu da Kafkasör’de birinci olmak ister. Onun için Kafkasör bir değerdir bu değeri kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorum. İnşallah Demirhan başkanın da söz verdiği gibi bu yıl size söz dedi gelecek yıl burayı alacağız dedi. Biz boğacıların üzerine de bir görev düşerse tüm boğacılar elinden geleni yaparlar. Gerekirse ahırından danasını satarlar, ticaret yapıyorlarsa ceplerindeki tüm parayı verirler yeter ki burası Artvin’e kazandırılsın” şeklinde konuştu.

HATİCE DİLER