YEREL
Giriş Tarihi : 26-05-2021 11:21   Güncelleme : 26-05-2021 11:21

Olan vatandaşa oldu

İmalattan Halka fırınının sahibi Murat Çakmak, esnafların ve vatandaşların pandemi sürecinde çektikleri zorluklardan bahsetti.

Olan vatandaşa oldu

Dokuz yaşından beri fırıncılık yapan Çakmak “Mesleğim babam Ali Kemal Çakmaktan geliyor. Fırınımızın yaklaşık 90 yılın üstünde mazisi var. Eskiden Artvin’de fırıncılık çok güzeldi. İki üç tane fırın vardı. İşlerimizde, ustalarımızda, kalitemizde çok iyiydi. Fakat günler geçtikçe ve ustalar yaşlandıkça arkasından çırak gelmemeye başladı. Yetiştirdiğimiz çıraklar ise Artvin’de durmadı. Burada yetiştirdiğim çırakların genelde hepsi Bursa’ya gitti. Artvin küçük yer ve yaklaşık 25 bin nüfusumuzun olduğu merkezde bile yaklaşık 18-19 tane fırın var. Bu da demek oluyor ki her mahallenin içinde bir fırın bulunuyor. Bu durum ister istemez satışlarımızı düşürüyor çünkü işletmemizin gideri, suyu, elektriği, malzemesi var. Hepsini karşılayacak bir miktar alamıyoruz. Bir fırını çalıştırmak için en az üç tane adam çalıştırmamız lazım. Çalışanların sigortası, yemesi, içmesi bunların hepsi gidere gidiyor. Bizim fırınımızda çalışan elemanlar yaklaşık 30-35 yıldır bizimle çalıştılar, emekli olup köylere gittiler.  Herkes elini ayağını çekince yetiştirecek çırak bulamamaya başladık. Çözüm olarak 10-15 tane fırıncıyla birleşip şirket oluşturduk. Fakat burada da bir uyumsuzluk yaşandı. Fırınımızın yanında bir satış yeri açalım dedik ve şu an şirketin ekmeğini satıyoruz.” Dedi.

Artvin’deki süper marketler esnafı bitirdi

Çakmak, Pandemi den önce satışların çok iyi olduğunu fakat pandeminin gelmesiyle beraber süper marketlerinde etkisiyle artık esnaf olarak bittiklerini ifade etti. 

Çakmak “Önceden ekmek satışlarımız çok iyiydi ve kampanyalarımız vardı. Ekmeği 1 TL’ye veriyorduk. Fakat fiyatlar artınca ve giderler çoğalınca kaldıramamaya başladık ve bu kampanyayı geri çektik. Şu anda 250 gram ekmek 2 TL. Bence ekmeğin fiyatı şu şartlarda ucuz bir durumda. Çünkü küçük bir simit bile artık bir buçuk, iki lira oldu. Artvin bir memur şehri. İnsanlar köylerine giderek sobalarını yakıyorlar ve evlerinde ekmeklerini pişiriyorlar. Bu yüzden eski satışlar olmuyor ve işler git gide kötüye gidiyor. Tam kapanma Ramazan’a denk geldi. Eskiden Ramazan aylarında kazandığımız para 6 aya bedeldi. 6 aylık parayı Ramazan’da 1 aya kazanmış oluyorduk ve hiç görmediğim kişiler bile benden ekmek almaya geliyordu. Bunlar artık bitmiş durumda. Neden bitti derseniz, insanlar Pandemi döneminde artık evlerinden çıkıp da gezemiyorlar. Bu durum ise en çok ulusal marketlere yaradı. İnsanlar marketten alışveriş yaparken ekmeğini de oradan alıp gidiyor. Kapanma olmadan önce üç, dört sepet ekmek satıyordum. Pandeminin gelmesiyle bu sayı bir sepete düştü. Eskiden ulusal marketlere haftada bir mal gelirdi. Şu an ise hemen hemen her gün araç sevkiyatı var. Artvin’deki süper marketler esnafı bitirmiş durumda. Her geçen yıl daha kötüye gidiyoruz, pandemi gelince de daha kötüye gittik” ifadelerine yer verdi.

Devletten destek almadık

Devletten herhangi bir destek almadığını söyleyen Çakmak, vatandaşın cebine giren paranın aynı olduğunu fakat masrafların aynı olmadığını belirtti.

Çakmak, “Devletten bir destek almadık. Kaç tane ekmek satıyoruz diye sormuyorlar bile. Pandemi gelmeden önce üretim yapılan yerde bile 3 bin, 4 bin ekmek satarken şu an bin, bin beş yüz bazen yedi yüz elliye düşüyor. Pandemi den etkilenen fırıncılarda var, etkilenmeyen bölgelerde olan fırıncılarda var. O fırıncılarda konum olarak iyi olduğu için rahat bir şekilde tezgâh satışı yapabiliyor ve oradan kendini kurtarıyor. Bizim gibi esnafların satışı çok düşük bir halde. Berberler, fırıncılar, lokantalar, kafeler, kırtasiyeciler pandemi den çok fazla etkilendi. Eskiden evlere elektrik 60 TL gelirken şimdi 260 TL gelmeye başladı. 20 TL’lik su insanlara yetiyordu şimdi 60 TL’lik su kimseye yetmiyor. Vatandaşın cebine giren para aynı ama masraf aynı değil. Masraflar gittikçe artıyor. 30 sene bu mesleği icra ettim ve para yatırdım fakat emekli olduktan sonra bana bir buçuk bin lira maaş bağladılar. Benim eşim çalışamasa o parayla nasıl geçinecektim. Zamanında evim olmasaydı nasıl kirayı ödeyecektim. Eskiden zengin, orta dereceli ve fakir kavramları vardı. Bu dönemde orta dereceli diye bir şey kalmadı. Artık zengin ve fakir var. Ben kendimi orta dereceli bir vatandaş olarak görüyordum. Ben bile bu durumdan etkilendiysem diğer vatandaşları Allah kolaylık versin diyorum” diye konuştu.

Artvin’de bir tane fabrika, üretim ya da hasat yok

Artvin’de askıda ekmek kampanyasını başlatan ilk fırının kendisine ait olduğunu ve şehirde üretimin kalmadığını ifade eden Çakmak, “Askıda ekmek kampanyasını başlatan ilk fırın biziz. İnsanlar artık yasaktan dolayı askıda ekmek almaya bile gelemiyor. Eskiden daha çok kişi askıda ekmeğe para verirdi. Şu an birçoğunu göremiyorum ve gelmiyorlar. Hali vakti yerinde olan insanlar bile şu an ekonomik olarak sıkıntılı bir halde. Paranın değeri kalmadı. Şu an boşta gezen milyonlarca üniversite mezunu var. Çocuğum elektrik elektronik mühendisliğini okuyup bitirdi fakat şu an iş bulamıyor. Kaç yıldır boşta gezen gençler var. Gençlere bu konuda üzülüyorum ve Artvin’in zenginlerine buradan sesleniyorum “Artvin’e yatırım yapın ve şehrimize bir fabrika açın” Şehrimizde bir tane fabrika, üretim ya da hasat yok. Üretim olan yerler bile baraj altında kaldı. Artvin de yedi sekiz tane baraj yapılıyor. Bunun yanında da şehrimize çimento fabrikası çok iyi giderdi. Niye Trabzon’dan oradan buradan çimento alıyoruz ki fabrika açsınlar binlerce insan orada çalışsın. Deriner Barajı varken Artvin’de çok iyi paralar dönüyordu insanlar ekmek paralarını alıyorlardı. Oradaki vatandaşta da esnaftan alıyordu. Ama esnaflar artık bitmiş bir halde” dedi.