SİYASET
Giriş Tarihi : 20-01-2023 17:41

“Onlar bütün emeklerini sevdiklerine harcar”

“Onlar bütün emeklerini sevdiklerine harcar”

Saadet Partisi Artvin İl Başkanı Gültekin Soydan, anne hakkından bahsederek, “Mezarlarını hayattayken kazan insanlar vardır. Kendilerini yok sayıp, başkalarının hayatında var olmaya çalışan bu kişiler yaşanmamış hayatlarına veda ederken geride hüzünlü hatırlar bırakırlar. Onlar olayların hep acıtan tarafına odaklanmışlardır ve paylarına düşen de ağırlıklı olarak bu olmuştur” dedi.

Soydan, “Orta yaşın üstünde yer alan annelerimizin hayatla kurdukları bağ öteki üzerine şekillenir. Onlar bütün enerjilerini, bütün vakitlerini, bütün emeklerini sevdiklerine harcar ve kendilerine hiçbir şey bırakmazlar. Kimileri saçlarını süpürge yapar, kimileri emeklerini paspas yapar, kimileri köleliğe razı olur ve kendilerini hep dışarıda bırakırlar. Yaşadıkları açlığın farkına vardıklarında ellerini uzatırlar fakat tencere boşalmıştır, dipte kalanla iktifa etmeye çalışırlar. Kendilerini toprağa gömmüş ve yoksunluklarını hissedemez hale gelmişlerdir. Bu kişiler öteki için yaşar, öteki için koşar, öteki için var olduklarına inanır ve ötekinin benliğinde eriyip giderler” diye konuştu.

“Hayatımız ötekinin varlığı ile anlam bulur ve onurlu bir yaşamı ancak diğerleri ile kurduğumuz insani ilişkiler sayesinde elde edebiliriz.” diyen Soydan, “Ancak bu kendimizden vazgeçmemiz anlamına gelmez, gelmemeli ve ötekine gösterdiğimiz ihtimamı, kendimize de gösterebilmeliyiz. Bedenimizin olduğu gibi ruhumuzun da sevgi ve onay gibi ihtiyaçları vardır, bunu yok saydığımızda duygularımızla bedenimiz arasındaki dengeyi bozar ve içinden çıkamayacağımız sorunlara maruz kalabiliriz. İhtiyaçlarımızı yok saydığımızda yaşamla kurduğumuz bağ zayıflar ve kendimizden esirgediğimiz güzellikleri çocuklarımıza da veremez hale geliriz. Verdikçe almalıyız, aldıkça vermeliyiz ve bu dengeyi titizle koruyabilmeliyiz. Bu doğal akışı bozduğumuzda her şey yolundaymış gibi görünse de duvar içten içe çöker, nefesimiz kesilir, enerjimiz tükenir ve dalından koparılmış bir yaprağa dönüşürüz. Mezarlarını hayattayken kazan insanlar kronik depresyondan, panik atak sorunlarından bahsederler ve kendilerine karşı yaptıkları kötülüğün farkına varıp "hayatın içinde biz de varız" diyememişlerse sorun katlanarak devam eder. Kişinin ötekinin benliğinde kaybolması ve kendini yok sayması zaman içinde yetersizlik ve değersizlik hissine dönüşür ve onun sorunu tanımlamasına engel olur. Annelerimiz farkında olmadan bu sorunların içinde yer aldılar ve kendilerini feda ettiler. Kendilerini yok saydılar, ihtiyaçlarını yok saydılar, küçük mutlulukları dahi kendilerine reva göremediler... Annelerimiz Allah'ın başımızın üzerinde yarattığı saçı süpürgeye dönüştürdüler ve yorucu bir hayat yaşadılar.

Fedakârlık, merhamet ve empati insanda bulunması gereken değerlerdir ancak he konuda olduğu gibi bu konuda da bir denge olmalıdır. Sevginin de merhametin de empatinin de israfı zarardır ve fazladan olan her şey insanın hayatını olumsuz yönde etkiler.

Kabul etmeliyiz ki bu hayatın içinde sevdiklerimiz ve sevmediklerimiz olduğu gibi biz de varız... Ve yakınımızdakilere uzattığımız eli kendimize de uzatmak zorundayız. Başkalarına gösterdiğimiz sevgi, ilgi ve ihtimamı bencilliğe yol açmamak kaydıyla kendimize de göstermek zorundayız. Çocuklarımızın haklarını korumak için gösterdiğimiz çabayı kendi haklarımızı korumak için de gösterebilmeliyiz. Kabul etmeliyiz ki bu hayatın içinde biz de varız” ifdelerini kullandı.

Gündem ArtvinGündem Artvin