YEREL
Giriş Tarihi : 09-08-2021 11:23   Güncelleme : 09-08-2021 11:23

Organik olmayan ürün yok

“İnsanların hazır gıdalardan uzak durmasını ve organik beslenmesini tavsiye ediyorum”

Organik olmayan ürün yok

Yaparlar Atmaca Gıda Şarküteri sahibi Mursel Yapar, ürettiği ürünlere dair bilgilendirmelerde bulundu.

İşletme Sahibi Mursel Yapar, organik ürünlerin yer aldığı gıda şarküterinde satılan birçok doğal ürünün tanıtımını yaparak yapılma sürecinden ve faydalarından bahsetti.

“Hepsi doğal ürün”

Doğayla sürekli iç içe olduğunu ve bu yüzden sürekli üretim yaptığını ifade eden Yapar, “Ürettiğim malzemeleri satabilmek ve halka hizmet verebilmek için böyle bir işletme açtım. Tarım İl Müdürlüğünün onayı ve gözetimi altında satışlarımızı yapıyoruz. Ürünlerin tümü doğadan topladığımız ürünlerdir. Örneğin karadut pekmezimiz var. Pekmezi Yusufeli köyünden bir kadın yapıyor ve çok titiz bir şekilde yapıyor. Beyaz dut pekmezlerini ise kendim yapıyorum. Hem şekerli hem de şekersiz ürünler yapıyorum. Üzüm pekmezini yine ilimizden bir kadın yapıyor. Kozalak reçeli ise kendi imalatımdır. Kozalak sirkesi var ilde bunu benden başka yapan birisi yok. Kozalak dışında bal, hurma, alıç gibi değişik sirke çeşitleri de var. Ayrıyeten kantaron yağı var bunu da kendimiz yapıyoruz. Kantaron yaralara, iltihaplara, güneş yanıklarına ve cilde iyi geliyor. Adeta bir ilaç gibidir. Yapmış olduğumuz tüm sabunların içinde de kantaron yağı var. Satışa sunduğumuz reçelleri çeşit olarak saymam gerekirse; kavun, ince zerdali, domates reçellerimiz var. Domates reçelini şöyle yapıyoruz; çeri domatesleri zamanı gelince topluyoruz. İçinden tohumlarını çıkarttırıp bunu bir bez üzerine serip kurutuyoruz. Kuruttuktan iki ay sonra reçel yapıyoruz. Yabani karayemiş reçeli de üretiyoruz bunu da benden başka yapan biri olduğunu tahmin etmiyorum. Karayemişi yetiştiği ay da yani Kasım’da topluyoruz ve bundan marmelat, şurup yapıyoruz. Aynı zamanda kansere de ilaç gibidir.” ifadelerine yer verdi.

“İklim değişikliğinden ötürü verim düştü”

Evinin bulunduğu yerde bir işletmenin olduğunu ve ürünlerin hepsini orada yaptıklarını ifade eden Yapar, reçelleri ve daha birçok ürünü köylü vatandaşların yaptığı gibi bakır kazanlarda yaptıklarını belirterek kendisine eşinin ve kızının yardımcı olduğunu söyledi. Sattığı diğer çeşitlerden bahseden Yapar, “On yedi çeşit reçel ve sirke var. Kaymak ağacı meyvesi feijoa var. Bunun meyvesini Batum’dan bir arkadaş aracılığıyla getirdim. İlimizde de birkaç ağacı bulunuyor. Henüz yeni meyve vermeye başladılar. Bundan sonra kendi meyvelerimizi üretmeye çalışacağız. Peyzaj işini de yapıyorum. Birçok bahçede her türlü meyveyi ekmişimdir. İşletmemizde dışarıdan alma bir ürün yoktur. Hepsi doğaldır. Hatilla’dan bir arkadaşımızın keçileri var keçisinden üretilen bütün ürünler buradadır. Keçi sütü, yoğurdu, peyniri ve tereyağı çeşitlerinin tümünü satışa sunuyoruz. İnsanlara şifa olan çaşur bitkisini de üretiyoruz. Bu yıl kurak geçmesinden ötürü çaşur ilimizde maalesef az oldu. Bir iki sefer kendim giderek topladım geri kalanı da üreten köylü vatandaşlardan ve biraz da Yusufeli yöresindeki vatandaşlardan almaya çalıştım. Kuraklık ve iklim değişikliğinden ötürü verim çok düştü. Örneğin Artvin’de yetişen bir kekik türü olan kondarı toplamaya gittiğimde birçok kondar olması gerekirken az ve henüz küçücük olduklarını gördüm” diye konuştu.

Birçok çeşit ürün var

Her ürünü doğadan yemeyi sevdiğini söyleyen Yapar, bunun çocukluktan beri gelen bir tutku olduğunu bu yüzden endüstriyel yapılan ürünlerden uzak durmaya çalıştığını belirterek, “İnsanlarında bu tür hazır gıdalardan uzak durmasını ve organik beslenmesini tavsiye ediyorum. Müşteri geldiğinde ve tamamen organik olan bir ürüne 25- 30 TL dediğimde insanlar pek hoşnut olmuyor. Çünkü aynı hazır ürün 10 TL ye markette satılıyor. Ülke pandemiden ötürü ekonomik bir sıkıntıda olduğu için insanlar endüstriyel ve hazır olan ürünleri tercih ediyor. Pandemiden sonra insanlar üretmeye yöneldi. Bize gelip ürünlerin nasıl yapıldığına dair danışanlar bile oluyor. Mesela 3 yıl önce kozalak reçelini benden başka yapan yoktu şimdi ise herkes öğrenmeye ve yapmaya başlamış. Bu tabi çok iyi bir şey. İşletmemizde ekşi hamurlu ekmeğimizde bulunuyor. Bu ekmeği hiçbir şey olmadan 5-6 gün saklayabiliyorsunuz. Hemen bayatlamaz ve içinde küf yapmaz. 1 kilo 150 gram olan ekmeğimiz 10 TL dir. Oldukça doyurucudur. İşe 180 tane tavuk ile başlamıştım şu an 47 tane tavuğum var. Tavuğum az olduğu için kafkasör tavukçuluğu yumurtalarını da değerlendiriyoruz. Yayladan gelen yumurtalar oluyor. Yumurtaların hepsi Artvin üretimidir. Kundar, nane ve sumakta var. Tamamen kendim yapıyorum kendim topluyorum. Raflarda şu an kurutulmuş bir halde olan kara pancar ve dağ pancarı bulunuyor. Yanında ısırgan otu ve asma yaprağı var. Pandemi dolayısıyla keçi sütüne rağbet çok oldu. Keçi peynirine ve yoğurduna da oldukça talep var. Burada en çok satılan ürünümüz keçi yoğurdudur. Keçi yoğurdunu da kendim yapıyorum. Sütünü ise geçen yıl donmuş olarak sattım. 1 kiloluk kaplarla sütü depoluyoruz. 11.ayda depolamaya başlayacağım. Bunları mart ayına kadar insanlara ulaştırmaya çalışacağız” dedi.

“Cilde son derece faydalı”

Müşterilerin rahatlıkla alışveriş yapabileceğini söyleyen Yapar, “Bizden alınan ürünler bozulmuş veya eşkimiş çıkarsa suç bizimdir. Müşteri bozuk olanı bize geri getirir bizde tazesini veririz. Müşterilere hiçbir şekilde zorluk çıkarmayız. Son 5-10 yıl aklıma geliyor da insanlar gerçekten tembelleşmişti, her şeyin hazırına koşuyorlardı. Fark ettiğim kadarıyla pandemiden sonra insanlar daha çok üretmeye ve üretken olmaya başladı. Belki de pandeminin tek avantajı bu oldu. Organik sabunlar da yapıyoruz. Yaptığımız keçi sütü sabunu sağlık için çok önemli. Bu sabunların cilde hiçbir zararı yoktur ve sağlıklı ürünlerdir bu yüzden insanların şampuanı değil bu sabunu kullanmasını tavsiye ediyorum. Kül sabunu da yapıyoruz. Yıllardır pelit odunundan biriktirdiğimiz külleri bir kazan içinde durultuyoruz ve durusunu alıp kostik yerine kullanıyoruz. Bu işlemleri yaşlı amca ve teyzelerden öğrendim. 4-5 yıllık bir çalışmamın eseridir. Hemen yapılacak bir iş değildir. İki yüz sabun yapmak için iki yüz pelit odunu yakmak gerekiyor. Bazı yerlerde eksik kalabiliyorum ama bu konuda eğitim alıyorum. İnşallah daha iyi olacak. Gençlere tavsiyem şudur; bu sabunları kullanmaktan kaçınmasınlar. 10 yaşında ürettiğimiz sabunları kullanmaya başlayan çocuk 20-25 yaşına geldiği zaman farkı çok iyi bir şekilde anlayabilecektir” ifadelerine yer verdi.