YEREL
Giriş Tarihi : 06-09-2021 11:36   Güncelleme : 06-09-2021 11:36

OSMANLI TARİHİ AYDINLANIYOR

Tarihi Ardanuç Kalesi, Ardanuç Kültür Evi ve kitabelerden bahseden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve kazı başkanı Osman Aytekin, yapıtların tarihini açıklayarak bilgilendirmelerde bulundu.

OSMANLI TARİHİ AYDINLANIYOR

“Arapça kitabesi en önemli verimizdir”

Tarihi Ardanuç Kalesi hakkında bilgiler veren Aytekin, kalenin eski çağ dönemine kadar gittiğini ve çeşitliliğinin literatür ’den bilindiğini söyleyerek, “Osmanlı öncesinde iki önemli kültür karşımıza çıkıyor. Bunlar Osmanlı öncesi Hristiyan ve Gürcü kültürüdür. 1551’de Çerkez İskender Paşa tarafından burası fethediliyor ve çevresi surlarla çevrili olduğu için kolay bir şekilde fethedilmiyor. Osmanlı Döneminin fetih belgesi olarak Artvin’deki en önemli verimiz, bugün Adakale olarak nitelendirilen günümüzde ise İskender Paşa Caddesi olarak isimlendirilen, Kanuni Sultan Süleyman’a ait 1563 tarihli Arapça kitabesidir. 1551’de burası fethediliyor. 1563 yılında tamirat geçirerek hem yönetici sınıfını hem de kentlerin özellikle ticaretle uğraşan insanların sur içerisinde yaşaması sağlanıyor. Bu yüzden bu kitabe Artvin için çok önemlidir. Önemle korunması gereken bir kitabedir. Kitabe kısmen aşınmış olsa da günümüze kadar ulaşması sağlanmıştır” ifadelerine yer verdi.

“On üçüncü kuşak torunları tarafından hala yönetiliyor”

Osmanlının bir geleneği olduğunu söyleyen Aytekin, “Tarihi Ardanuç Kalesinin Adakale mevkiinde Osmanlı döneminde arasta olarak nitelenen ve 1565 tarihli İskender Paşa vakfiyesinde adı geçen fetihten sonra Osmanlının bir geleneği vardı. Özellikle dini ve sosyal içerikli bazı vakıf yapıları yapıyorlardı. Bunların yaşatılması içinde gelire ihtiyaç vardı. İskender Paşa’nın düzenletmiş olduğu vakfiyede on bir tane dükkân yerinin burada satın alındığını, bunların gelirleri de caminin giderleri için kullanılması üzere vakfedildiğini biliyoruz. Bir boyahaneden bahsediliyor. Boyahane binası zaman içerisinde tümüyle kaldırılmıştır. Günümüze herhangi bir kalıntıya ulaşılmamıştır. İskender Paşa vakfiyesi on üçüncü kuşak torunları tarafından hala yönetilmektedir. 1952 yılında burası ilçe olarak boşaltılıp meydanlar mevkiine taşınmasından ötürü bu dükkanlar atıl kalmış ve önemsizleşmeye başlamıştır. Dokusunu da 1952-1965 yılları arasında kaybetmiştir. Günümüzde arasta dediğimiz dükkanlardan beş tanesi yolun girişine göre sol taraftadır. Sağ tarafında da altı tane vardır. Vakıf sahipleri tarafından kuyumculuk yapan Zeki beye burası satılmış ve başka şekilde değerlendirilmiştir” diye konuştu.

“Yaşanır ve göze hitap edecek seviyeye ulaştı”

Ardanuç Kültür evinden bahseden Aytekin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ardanuç Kültür Evi olarak hizmete giren yapının iki yıl önce çok kötü durumda olduğunu ifade ederek, “Bu yapıyı yirmi beş yıl öncesinde gördüğümde terk edilmiş mekruh bir haldeydi. Günümüzde ise yaşanır ve göze hitap edecek seviyeye ulaştı. Ardanuç Kültür Evi ilçenin en önemli konaklarından birisidir. İki katlı ve duvarları taştır. Üst katında çakatura dedikleri malzemeyle oyulmuş, sivri kemerlerle balkonların vurgulandığı hem içten hem dıştan üst kata çıkışı olan bir yapıdır. Kırma çatısı var ve alaturka kiremit örtülüdür. Kitabesi yok ama biz bunun bin yedi yüzlü yıllarda yapılmış olabileceğini anlıyoruz. Bu tür yapılar en fazla iki yüz elli, üç yüz yıl dayanabiliyor. Bu yapı tam sona erecekken yakalanan konuklardan bir tanesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı gereken en ücra yerlerde önceliğe göre çalışmalar yürütüyor. Çok sayıda kültür varlığımız olduğundan ötürü hepsini birden ayağa kaldırmak oldukça zor. Bunlar hem masraflı hem de zaman isteyen olgular. Ardanuç Kültür Evi, günümüzde kaymakamlığa bağlı olarak işlev gören bir konuk durumuna gelmiş durumdadır” ifadelerine yer verdi. 

“Yeni verilere ulaşılabileceğini düşünüyoruz”

İskender Paşa Camisinin kuzeybatı köşesinde türbe olduğunu söyleyen Aytekin, “Burada üç tane türbe ve kitabe bulunuyor. Ne zaman yok olduğunu bilmiyoruz fakat kitabenin tarih verecek kısmı zaman içerisinde kazınmıştır. Eski fotoğraflardan da takip ettik fakat orada okuyamadık. Arap harfleriyle yazılan kitabede Sefer ve Yusuf Paşaların ismi geçiyor. Dolayısıyla bu paşaların özellikle bu bölgede yöneticilik yapan Ahıska beyleri mensubu o dönemdeki Ardanuç’u, ilçe bazında yönetilen Ardanuç sancağının yöneticileri olduğu düşünülüyor. On yedinci yüzyıla yani bin altı yüzlü yıllara tarihlendirilmeye çalışılıyor. İçeride iki tane mezar var. En erken türbelerden birisinin de Artvin’de İskender Paşa’nın Camisinin hazinesinde yer aldığını biliyoruz. Bu kazılar neticesinde bilimsel olarak içerideki mezarlara da müdahale ediyoruz. Bu tarihlendirme ve isimlendirmede yeni verilere ulaşılabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.