YEREL
Giriş Tarihi : 09-09-2021 10:58   Güncelleme : 09-09-2021 10:58

PANDEMİDE ESNAF OLMAK

Artvin merkez esnaflarından olan Selda Yılmaz, pandemi döneminde yaşadığı zorlukları paylaştı.

PANDEMİDE ESNAF OLMAK

Ekonomik olarak psikolojik olarak yaşadığı sıkıntılardan bahseden esnaf Yılmaz, “11 yıl önce sektöre girdiğimde para kazanabiliyordum şimdi sadece günümü kurtarabiliyorum” dedi.

Covid-19 salgını sağlık problemlerinin yanında ekonomik zorlukları da beraberinde getirdi. Pandemi tedbirleri kapsamında alınan kapanma kararları esnafı olumsuz etkiledi. İşlerin aksamasına satışları durma noktasına getiren kararların etkisi günümüzde hâlâ devam ediyor.

Artvin’de ev yemekleri yaparak geçimini sağlayan Selda Yılmaz, sektöre adım atmak istediğinde karşılaştığı engellerden bahsederek esnaf olmaya nasıl karar verdiğini şu ifadelerle aktardı: “Çalışmak istiyordum kendime güvenim de vardı dedim ki ben bu işi başarırım ve 11 yıl önce esnaflığa başladım. Yola çıkarken pek destekçim yoktu buna eşim de dâhil. Fakat ben onları dinlemedim. Kafama koyduğumu yaparım ve yaptım da. Pişman değilim zamanla eşim de durumu kabullendi. Çocuklarım en büyük destekçim oldu. Esnaflık çok güzel bir meslek halkla, vatandaşla iç içe olunan bir meslek, zorlukları elbette var fakat sevince o zorluklar göze gelmiyor.”

“Esnaf Borçlu Durumda”

Pandemi döneminde iş yapma oranının yüzde 80 düştüğünü aktaran Yılmaz “Yüzde 100 iş yapma kapasitemiz varken bu yüzde 20’lere düştü. Böyle olunca da maddi manevi çok büyük sıkıntılara düştük. Bütün olumsuzlukları hep beraber aile olarak esnaf olarak da yaşadık. Esnaf ciddi anlamda borçlu durumda. Her ay belli bir giderimiz var. Maliyeye ödediğimiz belli para var, sigortamız var, elektriğimiz kiramız var; hepsi aynı şekilde işliyor ama kazancımız yok. Çok düşük bir kazancımız var maliyen duruyor sigortan duruyor erteliyorsun her şeyi bu sefer de ne yapıyorsun bir tarafa borçlanıyorsun çünkü karnını doyurmak zorundasın. Devletin kira desteği oldu. Bu kadar gelir gidere bakılırsa sigortalara maliyelere bakılırsa o bir kira desteğinin bu giderlerin yanında çok küçük bir meblağ olarak kalıyor. Pandemi Borcu borçla kapattığımız bir süreç oldu. Paket servisi sistemine geçtik bu süreçte de sadece evimize ekmek götürmeye çalıştık. Para kazanma şansımız neredeyse sıfırdı. Günlük cebimizdeki harçlığımızı temin ettik ama para kazandık mı para kazanmadık. Ben ev yemekleri sulu yemekler yapıyorum. Pandemiden önce 15 çeşit yemek çıkartıyordum ama şuan o kadar çeşit çıkarmıyorum. Pandemi süreci ile paket servise başladık. Dışarıya 4 çeşit yemek gönderiyoruz. Bu süreçte fiyatlarda çok büyük değişiklikler yapmamaya çalıştık. Benim şöyle bir avantajım var aşçım yok kendim yapıyorum yemekleri bu yüzden birine maaş vermiyor olmak avantajım oldu. O yüzden diğer arkadaşlara göre fiyat artırma oranım az oldu daha düşük seviyede tutmaya çalıştım. Her şeyin fiyatı fazlasıyla arttı. Pandemiden önce 29 liraya aldığım sıvı yağ şu anda 80 lira mecburen bu yemek fiyatlarına yansıdı” ifadelerini kullandı.

“Kadınlar Her Şeyi Başarır”

Kadın esnaf olarak kadın girişimcileri desteklediğini dile getiren Selda Yılmaz, pandemi sürecinde hiçbir kadının yeni bir maceraya atılmaması gerektiği uyarısını yaparak “Kadınlar kafalarına koyduğu her şeyi her zaman başarır. Ama şu anki piyasaya girsinler mi diye sorarsanız girmesinler derim. Pandemi süreci tamamen sonuçlanıncaya kadar hiçbir iş yerinin garantisi yok. Yaşadıkları en ufak olumsuzlukta hevesleri kırılır. Hevesleri kırıldığı zaman umutları tükenir, umutların bittiği yerde de çöküntüye uğramak kaçınılmaz olur. Bir şeyler yaptığın zaman karşılık beklersin. Bir şeyi hedeflediğin zaman ona ulaşmaya çalışırsın bu gidişat hep eksiye doğru ilerlerse artıya geçme şansını hiç bulamazsın. Erken zamanda elindeki işlerden de olurlar o yüzden şu dönemde piyasaya girmelerini önermem ama derim ki herkes başarabilir kadın olan herkes her şeyi yapabilir” şeklinde konuştu.

“Şu Dönemde Sektöre Girmesinler”

Sektöre yeni atılan özellikle girişimcilere 11 yıllık deneyimine dayanarak tavsiyede bulunan Selda Yılmaz  “Bir iş yerinin sektörde var olabilmesi için en az 6 aya ihtiyacı var” diyerek “Her iş yeri açıldığı zaman herkes o iş yerini merak ettiği için bir hücum eder. Herkes o dükkâna girmek ister veya o hizmetten yararlanmak ister. O aradaki heyecan insanı yüceltir ve der ki başardım. Öyle bir şey yok en az 6 aylık bir sürece ihtiyaçları var. Çünkü gelen o müşteri sana bir daha gelecek mi veyahut ta yaptığın şeyler beğenilecek mi bunun sürekliliği olacak mı bu yüzden en az 6 aya ihtiyaç var. Gerçekten ben ciddi bir esnaf oldum demek için de 2 yıla ihtiyaç var. 2 yılda anca bazı şeyleri yerine oturtmuş olursun. 6 aydan başlarsın 2 yılda da dersin ki tamam ben gerçekten ayaklarımın üstünde durmayı biliyorum bu da ciddi ve disiplinli bir çalışma istiyor” diye konuştu.

HATİCE DİLER