YEREL
Giriş Tarihi : 16-07-2021 10:30   Güncelleme : 16-07-2021 10:30

“Polis Olmak Özveri Gerektirir”

Emekli polis memuru Murat Bilgin dikkat çeken açıklamalara yer verdi.

“Polis Olmak Özveri Gerektirir”

65 yaşındaki emekli polis memuru Murat Bilgin, emekliliğinden tam 13 yıl geçmesinin ardından, yaklaşık 39 yıl 10 ay üzerinden yapmış olduğu polislik görevindeki sürece dair açıklamalar yaptı. Bilgin, ilk olarak göreve Mersin’in Tarsus ilçesinde başlayarak ardından Şanlıurfa’ya ondan sonra ise Kocaeli’nin Gebze ilçesinde görev yaparak polislik görevini tamamlamıştır. Memleketi olan Şavşat’ta köyünde yaşayan Bilgin, şimdilerde ise emekliliğinin tadını çıkartıyor, yapılan röportaj sırasında pijama ile sobanın karşısına geçmenin hasretini yaşadığını söyleyen Bilgin, aynı zamanda dikkat çeken açıklamalarda da bulundu.

Polis olmak isteyen gençlere nasihat

Bilgin, polis olmanın hayalini kuran gençlere yönelik şu tavsiyelerde bulundu “ Herkesin vicdanı kendi polisidir, vicdan olacak, merhamet olacak. Polis memuru olmak çok güzel bir şey ama kanunların gerektirdiği şekilde hareket ederse güzel bir meslektir yoksa başına buyruk, hisleri ve duygularına esir düşen bir polis memurunu ben kabullenemem yani polisin zaten görevi, yetkisi bellidir. Kanunlar ile sınırlandırılmıştır o kanunlar ile sınırlandırılmış yeri geçmeden önce ve kendisinin asli görevinin vatandaşa hizmet olduğunun bilincinde olan polis, görevini layığı ile yapan polis demektir. Polis, güçlüden yana değil her zaman haklıdan yana olandır polis, kendi kendine hüküm veren bir kişi değildir. Polisin görevi suçluyu yakalar ve onu adli, hukuki süreci yapmak üzere yetkililere sevk etmektir. Polis, kendi kendine yargılayamaz veya vatandaşı kendine göre cezalandıramaz öyle bir keyfiyeti yoktur aslında çok şerefli ve onurlu meslektir fakat çalışma şartları çok zordur, çok ağırdır. Şimdi, ben emekliye ayrıldıktan sonra mesela görüştüğüm arkadaşlarım düzelme yolunda olduğunu söylüyor en azından çalışma saatleri düzenlendi herkesin çalışma saatleri belli. Bizim zamanımızda öyle bir zaman durumu yoktu, şeklen belirli bir süre verilmişti 12 saat zaten çalışmak mecburiyetinde olduğunu taahhüt ederek giriyorsun yani diğer devlet memurları gibi 8 saat çalışma gibi bir seçeneğin yok ve haftada 2 gün izninde yoktur kanunen haftada 1 gün iznin var o izinde mülki amirinin inisiyatifine bırakılmıştır eğer amir isterse 2’nci bir emre kadar hafta izinleri kaldırılmıştır dediği al kaldırılır o izinler. Senelik izine bile çıkarken tam kesin değildir o senelik yapılan izinler mesela 10 yıllık görev yapınca 20 gün izin oluyor senede 10 yılı tamamladıktan sonra ise 30 gün izini hak ediyorsun fakat onu da istediğin zaman kullanamıyorsun. Bayramda mesela diğer devlet memurları gibi ailemizle pek vakit geçirme şansımız hiç olmadı. Bene mesela pijamalarımı giyerek sobanın karşısında televizyon seyretmenin özlemini yıllarca çektim. Ben yatlar, katların hayalini kurmadım hiç, benim hayalim böyle soğuk kış gecelerinde pijamalarımı giyerek sobanın karşısında televizyon seyretmenin hayali ve özlemiydi öyle bir başka hayalim olmadı. Şimdi de vicdanen rahat bir şekilde ve şimdi karşılaştığım her vatandaş tarafından da saygı görerek emeklilik yaşamıma devam ediyorum. Ektiğimi biçtiğimi söyleyebilirim, gördüğüm saygı kanunların dışına çıkmadan görev yaptığım için hep böyle yardıma muhtaç insanlara yardımcı olduğum için toplum içerisinde de gereken saygıyı görüyorum. Bunun mutluluğunu yaşıyorum ve asla para ile ölçülemez bir mutluluk olduğunu belirtmek isterim. Kimse işsizliğin karşılığı olarak polis oldum gibi şeyler söylemeyecek polis olurken bazı özverileri ve fedakarlıkları kabullenecektir ” diye konuştu.

Aileme vakit ayıramıyordum

Bilgin, ailesine vakit ayıramadığı ile ilgili şu açıklamaları yaptı “ ailemle bayram tatilini beraber geçirdiğimi hiç hatırlamıyorum. Mesela 12 Eylül’ün yıl dönümü diye rahmetli babaannemin cenazesine gidemedim. Nedeni ise izinlerin kaldırılmış olması veya kardeşimin düğününe gidemedim başka bir önemli gün etkinliğinde kardeşimin düğününe katılamadım yani bu tür fedakarlıkları var. Bu çok fazla olan bir durum sadece 2 defa olan bir durum değildir mesela eşim ameliyat olmuştu ve ben eşimin ameliyatında yanında olamadım yine öyle özel bir gün nedeni ile izin alamamışımdır amirlerim izin vermemiştir. İzinler kaldırıldığı için izin verilemiyordu ama benim eşim hastanede tek başına yattı ve komşularımıza rica, minnet ile komşularımızı eşimin yanında refakatçı olarak bulundurdum. Dışarıdan göründüğü gibi değildir devlet memuru ve işin kolay diye düşünülmemeli çok fazla fedakârlık isteyen ve özveri isteyen bir meslektir eğer polis olacaksa bir kişi bunları çok dikkate alması gerekiyor yoksa emekliliğe kadar hayatı geçmez ve kendisine özellikle faydası olamaz. Şimdi baktığım zamanlarda ise bu tür eksiklikler düzenlenmiş, çalışma saatleri düzenlenmiş ve dinlenme zamanları da düzenlenmiş bizim zamanımızdaki gibi değil artık ” dedi.

Sizin zamanınızda eğitimler nasıldı?

Bilgin, polislik eğitimlerine yönelik şu açıklamaları yaptı “ ben mesleğe girdiğim zaman 5 yıllık iyi sicil alan lise mezunu bir polis memuru polis enstitüsüne gidebiliyordu. Sıra sistemi ile gidiliyordu sırası gelince iyi sicil almışsa eğer sicilinde herhangi bir bozukluk yoksa sırası gelince gidebiliyordu. Mesela oradan amir olarak mezun oluyordu, komiser muavini, komiser daha sonra baş komiser ve emniyet amiri gibi böyle terfi ederek gidiyordu. Şimdi artık öyle bir şey yok, şimdi sınavlara giriyorsun mülakatları da geçersen kazanıyorsun tabii bu ülke bir 15 Temmuz gerçeğini yaşadı ve o zamanda bu FETÖCÜ denilen kişiler ne kadar bilgili olursan ol onların seçtikleri ancak amir olabiliyordu. Şimdi Allaha çok şükür bu durum düzeldiğini biliyorum ” dedi.

15 Temmuz günü

Bilgin, 15 Temmuza dair şu açıklamaları yaptı “ polisinde, askerinde asli görevleri vatandaşı ve vatana hizmet etmek işte burada emperyalist güçlerin oyununa gelerek içimizde bazı vatan hainleri üreterek bu tür eylemlere de giriştiler. Polisin içinde de bu tür şeylerle kandırılmış insanlar vardı, askerin içinde de vardı. Şimdi görüyoruz mesela yakalananlardan, hüküm giyenlerden bunları görüyoruz. Amirlerimizden ve arkadaşlarımızdan da varmış bunu mesela görüyoruz. Dış güçlerin yani bölücü örgütlerin maşası olarak oyununa gelip vatanını, milletini satan bir insan topluluğu maalesef ki varmış herkesin bu vatan için aynı hizmetleri verdiğini sanıyorduk ama böyle kişiler ortaya çıktı ne yazık ki. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize verdiği, emanet ettiği bu topraklara nasıl ihanet edebilir bir insan. Biz kendi toprağımıza sahip çıkmalıyız daha dün kendisini gelecek nesilleri yani bizler için feda eden canlar varsa bizlerde aynı hassasiyeti gelecek nesillerimiz için göstermeliyiz. Allah inşallah bir daha bu vatana 15 Temmuz’u yaşatmaz ” dedi.