YEREL
Giriş Tarihi : 12-06-2021 10:43   Güncelleme : 12-06-2021 10:43

Saadet Partisi’nden ortak basın bildirisi

Saadet Partisi Türkiye genelinde yayınladığı ortak basın bildirisinde ülkenin ekonomik sorunları ve yönetilme şekline olan eleştirileri anlatıldı.

Saadet Partisi’nden ortak basın bildirisi

Türkiye genelinde yayınlanan ortak basın bildirisini okuyan Artvin Saadet Partisi İl Başkanı Gültekin Soydan, AK Parti Genel Başkanı’nın “ aç olarak dolaşanları buyurun, siz de doyuruverin” sözlerinde hicap duyduklarını belirtti.

Ortak basın bildirisini okuyan Soydan; “Kıymetli hemşerilerim; ülkemizin, şehrimizin ve insanımızın dertleri her geçen gün katlanmaktadır. Siyasetteki skandallar, ekonomideki becerisizlikler ve salgın süreci derken insanlarımız adeta patlama noktasına gelmiştir. İktidardaki arkadaşlar gündemi meşgul etmek ve ekonomik krizi gölgelemek için her geçen gün yeni bir müjde vermeye çalışıyorlar ama kendileri dahi bunlara inanmıyorlar, içten içe gülüyorlar. Ne siyasette ne de ekonomide artık mızrak çuvala sığmıyor, beceriksizliğin bedeli yanlış politikalarla halkımıza ödetiliyor ve gelecek nesillerimize dahi fatura ediliyor.

 Biz Saadet Partisi olarak insanımızın, ülkemizin, devletimizin sorunlarını konuşuyor, iktidarın yanlış politikalarını eleştiriyor ve bunların çözüm yollarını gösteriyoruz. İktidardaki arkadaşlar is dertlere derman olmak yerine dertlerden besleniyorlar, onları bilerek büyütüyor ve derinleştiriyorlar. Her geçen gün sayıları artan mazlumlar, mağdurlar ve mahsunlar ordusu, iktidarın tutum ve davranışlarındaki akılsızlığı ve yanlışları gösteriyor. Bütün bunlar ehliyet ve liyakatin esas alınmadığı bir yönetim anlayışının doğal sonucudur. Çetelerin ortaya çıkması, mafyanın türemesi, mide bulandırıcı siyaset-medya-mafya üçgeninin oluşmasının temel nedeni işte bu yönetim anlayışıdır. Bu anlayışta olanlar ise milletin geçim derdini umursamamaktadır.

Kıymetli hemşerilerim; yönetme kabiliyetini yitirenler, iyi gün- kötü gün demeden vergi toplayanlar; esnafımızı ve topyekün insanımızı zor günlerinde yalnız bıraktılar. Vatandaşın derdi ile dertlenmeyi külfet görenler, kendi itibarları uğruna milletimizin emeklerini israf ettiler. Kendileri ve yakınları varlık içinde yüzerken, milyonların geçim derdini görmezden geldiler ve maalesef inatla görmezden, duymazdan gelmeye devam ediyorlar. Yanlış politikalarında ısrarcı olarak ekonomiyi çıkmaza soktular, insanımızı hayat pahalılığına ve geçim sıkıntısına maruz bıraktılar. İşçiyi, esnafı, memuru, emekliyi dert sahibi yaptılar. Sanayicimizin, çiftçimizin, besicimizin üretim arzusunu kırdılar; bankalara köle yaptılar, faiz lobilerinin ekmeğine yağ sürdüler. “Devlet olarak zor günden geçiyoruz” diyerek insanımızın duygularını sömürdüler; vatandaşımıza zor günde sırt çevirdiler.

Bugün ülkemizde olduğu gibi şehrimizde de; Siftah yapamadan dükkan kapatan, pandemiden dolayı iflas eden yüzlerce esnafımız var. Bu caddelerde, sokaklarda işsiz gezen ve gelecek hayalini yurt dışında yaşamak üzere kuran binlerce gencimiz var. Başını yastığa koyduğunda, ay sonu nasıl gelecek, kira ve faturalar nasıl ödenecek diye kara kara düşünmekten gözlerine uyku girmeyen on binlerce insanımız var. Maalesef geçim sıkıntısı bunalımıyla intihar edenler var. Yarınlara umutla bakması gerekirken geleceğe kaygıyla bakan gencecik kardeşlerimiz var. En büyük hayali sorulduğunda “ Babamın iş bulması ve borçlarımızı ödeyebilmesi” cevabını veren yavrularımız var. Çocuğunun istediğini alamadığı için evine geç giden ve sabah okula giderken bir simit parası veremediği için hicap duyan nice ana-babalar var. İçinde bulunduğumuz bu perişan halin bir tek sorumlusu varsa, o da ülkeyi yöneten iktidardır.

Maalesef iktidar meselelere yanlış yaklaşmakta “ben yaptım oldu” mantığını esas alan bir yönetim anlayışı ortaya koymaktadır. Türkiye’mizin bir an önce vakit kaybetmeden bu anlayıştan kurtulması gerekmektedir.

Adeta her gün yapılan zamlar, millerimizin sırtına yüklenen ağır vergiler, esnafımıza bir türlü verilmeyen destekler, işsiz bırakılan insanlarımız.. Ve vatandaşlarımızın çok büyük bir kısmı açlık ve yoksulluk sınırının altında hayata tutunmaya çalışırken, bunca sorunumuz varken, bu sorunların çözümüne ilişkin bir tek doğru adım atılmıyor. İktidar yanlış yapıyor, daha da kötüsü bu yanlışları bilerek, isteyerek ve hatta inadına yapıyor.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti Genel Başkanı’nın ifade ettiği “ Aç olarak dolaşanları buyurun, siz de doyuruverin” sözlerinden hicap duyduğumuzu ifade etmek isteriz. İnsanımızı aç ve yoksul bırakan kendileri eğil mi?

Kıymetli hemşerilerim; müsterih olun, umudunuzu hiç kaybetmeyin. Biz varız. Biz yolsuzluğun her türlüsünü, israfı ve verimsiz harcamaları önlemek için buradayız, hazırız. Yanlış yönetilen kaynakları vatandaşımıza aktarmaya kararlıyız. Biz ülkemizde açlık ve yoksulluk diye bir problem, geçim derdi diye bir dert kalmasın diye buradayız, çalışıyoruz ve sizlerle beraberiz.

Tekrar ifade ediyorum, umutsuzluğa yer yok, karamsar olmaya hiç gerek yok. Karanlığın en koyu olduğu an şafağın en yakın olduğu andır. Herkes bilmeli ki şafak yakın. Evet dert var, sorun var ama çözüm de var. İşte buradayız.

Saadet Partisi olarak insanımızın geçim mücadelesine destek olmak, insanımızı dinlemek, sesine ses olmak ve sorunlarına çözüm üretmek için hep birlikte bir “Geçim İttifakı” kuralım istiyoruz.

Türkiye’nin bugünkü haline bakıp da üzülen, bunalan, yorulan ve sıkılan her bir vatandaşımıza “ geçim İttifakı”nda bir araya gelme çağrısında bulunuyoruz. Çünkü iktidarın yanlış ekonomi politikalarındaki inadı ve insanımızın derdine duyarsız kalması sebebiyle geldiğimiz noktada sorunlar, sıkıntılar, problemler artık mutfaklardaki tencerelere dayanmıştır. Biliyoruz ki uzun zamandır giderek daha da pahalıya kaynayan hepimizin evindeki bu tencere artık kaynamaz hale gelmiştir. Görüyoruz ki iktidar umursama da görmezden gelse de evlerimizdeki bu tencere; Aş değil, dert pişirmeye başlamıştır. İnsanımızın çarşı-pazardan eli boş dönmek zorunda kalması nedeniyle bu tencere; artık dolmaz hale gelmiştir.

 Şehrimizdeki, ilçelerimizdeki, mahallelerimizdeki birçok hanenin ocağındaki

bu tencere; artık patates-soğanı dahi bulamaz hale gelmiştir!

İşte bu nedenlerle biz Saadet Partisi olarak;

-Hayat pahalılığına, Adaletsiz gelir dağılımına, Üretmeyen ekonomiye, İşsizliğe, Ağır vergilere, İtibar uğruna yapılan israflara karşı çıkarak;

"Bu tencerede artık dert değil, aş pişirmek istiyorum." diyen

Tüm vatandaşlarımızı, hepimizin ortak gündemine; Geçim ittifakı'na davet ediyoruz! Mutfağımıza, evimize, sokağımıza, mahallemize, ilçemize, şehrimize ve de ülkemize hep birlikte sahip çıkalım istiyoruz!

İşimize, aşımıza, kendimize ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım

diyoruz!

Çünkü biz daha iyisine, en iyisine layığız, bizim diğer toplumlardan hiçbir

eksiğimiz yok, hatta fazlamız var.

Biz sadece yanlış yönetiliyoruz ve bunu hak etmiyoruz!

Saadet Partisi olarak bu yanlış yönetim anlayışının sebep olduğu sıkıntılara

artık daha fazla katlanmak zorunda değiliz diyoruz.

Şimdi Geçim ittifakı Acil Eylem Planımız çerçevesinde hazırladığımız

çözüm önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum:

1.Israf ekonomisinden

ekonomisine geçilmeli, özellikle

enflasyonunu önlemek öncelikli hedef haline getirilmelidir.

gida

2. Açlık sınırının dahi altında düşen asgari ücret yeniden düzenlenmeli ve bu

Ücretlerden vergi alınmamalıdır.

3. Yeni istihdamlar vergi indirimleri ve hibelerle desteklenmelidir.

4. Girişimcilere yönelik finansman olanakları genişletilmeli; katılım yapıları

oluşturulmalıdır.

5. Esnafımıza acilen Sicil Affi getirilmeli, yeni ve bembeyaz bir sayfa açmaları

kolaylaştırılmalıdır.

6. iş kurma ve iş yapabilme süreçleri hızlandırılmalı, bunaltıcı bürokratik

engellerin tamamı kaldırılmalıdır.

7. Kredi kartı faiz oranları düşürülmeli; yerli malı ürünlerde vade sayısındaki

artışlar teşvik edilmelidir.

8. Bankaların pos cihazı komisyon oranları sıfırlanmalı ve para akışlarındaki

gecikmeler kaldırılmalıdır.

9. Elektrik, su, doğalgaz, internet ve iletişim giderleri gibi sabit giderlerden

alınan vergiler azaltılmalı ve uzun vadede kaldırılmalıdır.

10. Esnaf ve sanatkarlarımızın küçük ölçekli işlemlerde yaşadıkları kısa

dönemli ödeme aksaklıklarının giderilmesi için ivedilikle bir fon oluşturulmalıdır.

Bunlar acilen atılması gereken adımlar kiymetli hemşerilerim...

İnsanımızın, esnafımızın, asgari ücretli çalışanlarımızın hızlı bir şekilde

toparlanması ve bir nebze de olsa rahat nefes alabilmesi için hayata

geçirilmesi gereken adımlar..

İnanın bunlar zor değil, yeter ki vatandaş odaklı politikalar esas alınsın.

Yeter ki, insanımızın derdini, geçimini önceleyen kadrolar iş başında olsun...

Herkesi bunları düşünmeye, bu sese kulak vermeye ve bu çağrımıza ortak

olmaya, milletin derdiyle dertlenen kadroları yetkilendirmeye davet ediyoruz” açıklamalarında bulundu.