YEREL
Giriş Tarihi : 08-12-2021 10:24   Güncelleme : 08-12-2021 10:24

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÜLKEMİZİN HAYAT SİGORTASI

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÜLKEMİZİN HAYAT SİGORTASI

Sağlık emekçileri, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sağlık emekçilerinin tümünü kapsamayan ek gösterge ve maaş artışıyla ilgili açıklamalarına tepki göstererek ülke genelinde iş bırakma eylemleri başlatıyor.

Sağlık-Sen Şube Başkanı Fehmi Er, sağlık çalışanlarının haklarını savunmak için Artvin Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kapsamlı bir zam açıklamasıyla sağlık çalışanlarının tamamının yüzünün gülmesi gerektiğini söyleyen Fehmi Er, “Geçen hafta Çarşamba günü, gündeme bir haber düştu... Hükümet, hekimlere 2 bin 500 ile 5 bin TL aralığında zam verileceğini ve konuyla ilgili yasal düzenlemenin aynı gün Meclise geleceğini açıkladı. Biz hekimlere zam verilmesi noktasında sevindik, mutlu olduk, ancak diğer geri kalan bütün sağlık çalışanlarının kapsam dışında olmasına da üzüldük. Tepkimiz bunadır. Vermiş olduğumuz tepkinin nedeni, düzenlemenin tüm sağlık çalışanlarını kapsayıcı nitelikte olmamasıdır” dedi.

Onlar Hak Etmiyor Mu?

Hekim harici yüzbinlerce sağlık çalışanının üvey evlat görülmesine, yok sayılmasına, emeklerinin hor görülmesine karşı olduklarını vurgulayan Er, “Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında, Hükümetin zam haberinden herkesin memnuniyet duyması gerekir değil mi?

Çünkü döviz almış başını gidiyor, artan enflasyon nedeniyle ürünlerin etiketi günden güne değişiyor.

Yani para pula döndüğü için fiyatlar cep değil, adeta yürek yakıyor. Hayat her açıdan ateş pahası!

İşte böyle bir ortamda herkese değil de hekimlere zam yapılacağı açıklandı. ilk tepkimiz; "hekimler hak ediyor, elbette zam yapılacak! Peki ya geride kalan yüzbinlerce sağlık çalışanı, onlara zam yok mu, onlar hak etmiyor mu" oldu. Bu tepkiyi sadece bizler değil, yüzbinlerce sağlık çalışanı gösterdi. Sosyal medya adeta inledi. Kısa süre içinde, maalesef geride kalan sağlık çalışanlarının ücretlerinde her hangi bir iyileştirme yapılmayacağını öğrendik. Sadece Sağlık Bakanlığı bünyesindeki sağlık çalışanları değil... Aile hekimlerinin yanı sıra, üniversite hastanelerinde çalışan öğretim üyeleri, araştırma görevlileri de zam kapsamının dışında tutulmuş. Açıkçası bu duruma çok üzüldük, çok öfkelendik, duygusal açıdan isyan ettik! Değerli basın mensupları; şunun altını özellikle çiziyoruz; yetkili sendika olarak, biz zam yapılmasına asla karşı değiliz, olamayız da. Zamma karşı olmamız, sendikal kimliğimizi ve mücadelemizi inkaranlamına gelir.

Biz zam üzerinden ayrımcılık yapılmasına karşıyız... Siyaset eliyle, kanun düzeyinde ayrımcılık yapılmasına karşıyız. Hekim harici yüzbinlerce sağlık çalışanının üvey evlat görülmesine, yok sayılmasına, emeklerinin hor görülmesine karşıyız. Can kurtarmak için can vermekten çekinmeyen sağlık çalışanlarının fedakarlıklarının, mücadelelerinin, gayretlerinin görmezden gelinmesine karşıyız. Bizim karşı olduğumuz bu... Vicdan sahibi herkesi de karşı olmaya, tepki göstermeye davet ediyoruz.

Hemşireyi doktordan, doktoru teknikerden, teknikeri ambulans soföründen ayrı görürseniz ve ona göre muamele ederseniz, bir yönüyle hepsine kötülük etmiş olursunuz. Dahası, bu şekilde davranarak sağlık sisteminin altını oymuş olursunuz” diye konuştu.

“Sağlık Sisteminin Bu Tarz Uygulamalarla Ayakta Durması İmkansız”

“Sağlık çalışanları bu kötülüğü hak etmiyor... Sağlık sisteminin bu ve benzer kötülüklerle, haksızlıklarla, ayakta durması mümkün değildir” diyen Er, “Ülkemizde, kamu adına 1 milyon sağlık çalışanı görev yapıyor. Kapıdaki güvenlik görevlisinden danışmadaki memura, temizlik görevlisinden teknikere, ambulans şoföründen röntgen teknisyenine, hemşiresinden doktoruna... bunların tamamı 1 milyon sağlık emekçisine dahildir.

Görev tanımları farklıdır ancak yaptıkları iş insanımıza sağlık hizmeti sunmaktır.Her bir branştaki, her bir birimdeki sağlık emekçisi, sağlık hizmet zincirinin bir halkasını temsil ediyor. Zincirin bir halkasını yok sayarsanız, tamamını yok saymış olursunuz. Zincirin bir halkasını kırarsanız, tamamını incitmiş olursunuz. Zincirin bir halkasını görmezden gelirseniz, tamamını görmezden gelmiş olursunuz. Zam konusunda geçen hafta yapılan açıklamalarla tam da bu durum ortaya konmuştur. Üstelik en yetkililerin ağzından. Gerçekten de çok üzüntü verici bir durum. Geçen hafta, sağlığın bir ekip işi olduğu, sağlık çalışanlarının da bir bütün olduğu, yüce Meclis eliyle resmen inkar edilmek istenmiştir. Açıklamalara bakacak olursak, zam konusu, Bütçe görüşmeleri neticesinde tekrar Meclis gündemine gelecek. Buradan siyasi iradeye sesleniyoruz; Meclis'ten, yüzbinlerce sağlık çalışanının üvey evlat olmadığını gösteren kapsamlı ve adil bir zam kararı bekliyoruz. Tersi bir uygulamaya; sessiz kalmamız ya da sineye çekmemiz mümkün değildir. Tersi bir uygulama, sağlık çalışanlarını meslekten soğutacağı gibi, sağlık sistemini de ciddi ölçüde yaralar” şeklinde konuştu.

“Sağlık-Sen Olarak, Bu Vahamete "Dur" Diyoruz”

1 milyon sağlık çalışanının bir kısmına zam yapıp, geri kalanını yok saymak; çalışma barışını baltalamaktan, sağlık çalışanları arasına fitne sokmaktan başka bir anlam ifade etmeyeceğini belirten Er, “Biliyorsunuz, pandemiyle mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Pandemiyle mücadelemizdeki başarımız dolayısıyla bizleri yani fedakar sağlık çalışanlarını alkışlamayan, teşekkür etmeyen kalmamıştı.

Buradan sormak istiyoruz; sağlık çalışanlarını alkışlıyoruz, teşekkür ediyoruz diyenler, sağlık çalışanlarının bir kısmını mı alkışladılar... belli branştaki sağlık çalışanlarına mı teşekkür ettiler... Hayır... Ayrım yapmaksızın sağlık çalışanlarının tamamına teşekkür ettiler ve alkışladılar değil mi? O günler ne çabuk unutuldu... Zam konusuna gelince, bu ayrımcılık niye? Ayrımcılık yaparak, yüzbinlerce sağlık çalışanıyla helalleşeceklerini mi düşünüyorlar? Ya da ayrımcılık yaparak, çalışma barışını sağlayacaklarını, çalışanların moral ve motivasyonuartıracaklarını mı düşünüyorlar? Saha gerçekliğinden yoksun, oldu-bitti masa başı kararlar bunların olması mümkün değil! Yüzbinlerce sağlık çalışanının takdirini kazanmanın yolu belli; hak ve hakkaniyet ölçüsünde, bir kısmına değil, tamamina zam yapmaktır.

Hele tüm bunlar, sorumlu Bakanlık eliyle yapılmak isteniyorsa, durum çok daha vahimdir. Saygı değer basın mensupları; çok değerli çalışma arkadaşlarımız Sağlık-Sen olarak, bu vehamete "dur" demek için bugün olduğu gibi Perşembe günü de iş bırakıyoruz. Sadece kendi ilimizde değil, tüm Türkiye'de şubelerimizle, genel merkezlerimizle iş bırakıyoruz. Tüm sağlık çalışanlarını bizlere destek olmaya davet ediyoruz. Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanlarını yok sayan bir yanlışa imza atılmaması için var gücümüzle mücadele etmeye kararlıyız. Çünkü sağlık çalışanları ülkemizin hayat sigortası. Sağlık ordumuz, bu tür yanlışlıkları, bu tür haksızlıkları asla ve kat'a hak etmiyor. Ümit ve temennimiz, çok geç olmadan, kapsamlı bir zam açıklamasıyla sağlık çalışanlarının tamamının yüzünün gülmesidir. Her bir sağlık çalışanının yüzünün gülmesine, işine dört elle sanılmasına, iş barışının ve çalışma huzurunun sağlanmasına özellikle bu süreçte büyük ihtiyaç olduğunu hiçbir kimsenin unutmaması gerekir. Bu duygu ve düşüncelerle konuşmamı sonlandırıyor, teşrifleriniz dolayısıyla siz basın mensuplarına ve tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.